Ana içeriğe geç
Sözlük

dans ile cümle

dans kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kız kardeşim dans etmeyi seviyor.My sister likes to dance.
Tom onun ebeveynlerinin istememesine rağmen bir dansçı oldu.Tom became a dancer even though his parents didn't want him to.
İyi dans eder.She dances well.
O dans ayakkabıları giyiyor.She is wearing dancing shoes.
Ben dans etmek isterim.I'd like to dance.
Baloya gelmeme izin ver; Ben de dans etmek istiyorum.Let me come to the ball; I, too, would like to dance.
Bizim için dans etmeni istiyoruz.We want you to dance for us.
Tom gerçekten dans etmekten hoşlandığını söylüyor.Tom says he actually enjoys dancing.
Tom ve Mary bir dansta tanıştı.Tom and Mary met at a dance.
Haydi beraber dans edelim.Let's dance together.
Bu şarkıyla dans edebilir misin?Can you dance to this song?
Hen Tom hem de John Mary'yi dansa götürmek istedi.Both Tom and John wanted to take Mary to the dance.
Bahçıvan çok sık dans eder.The gardener very often dances.
Periler incecik önlükle dans etti.The fairies danced in wispy gowns.
Onlar çimenlerin üzerinde birlikte neşeyle dans ettiler.They danced merrily together on the grass.
Dans edemeyecek kadar çok yaşlıyım.I'm too old to dance.
Dansçı bir dansı dans eder.The dancer dances a dance.
Ve sonra herkes dans etmeye başladı.And then everyone started dancing.
Tom çok kötü dans ediyor.Tom is a terrible dancer.
Onunla dans et!Dance with her!
Beni dans ederken gördün mü?Have you seen me dance?
Ben Tom'un dans edişini defalarca gördüm.I've seen Tom dance many times.
Senin dansetmeni izlemeyi seviyorum.I love watching you dance.
Hiç kimse benimle dans etmekle ilgileniyor gibi görünmüyor.Nobody seems interested in dancing with me.
Ben onlar için dans etmiyorum.I'm not dancing for them.
Maymun para için dans ediyor.The monkey dances for money.
Zamanımın çoğunu oturma odamda dans ederek geçiririm.I spend most of my time dancing in my living room.
Herkes tavuskuşu dansını sever.Everyone likes a peacock dance.
Müzik bana dans etmemi istetir.The music makes me want to dance.
Kız torunumun düğününde dans etmek istiyorum.I want to dance at my granddaughter's wedding.
Tom dans etmesini izlemekten zevk alıyorum.I enjoy watching Tom dance.
Onun parmakları klavyenin üzerinde dans etti.Her fingers danced over the keyboard.
Ben asla ayık dans etmem.I never dance sober.
Hiç kimse ayık dans etmez.No one dances sober.
Benim küçük palyaçom, benimle dans eder misin?Will you dance with me, my little clown?
Mary aerobik dans sınıfına gitti.Mary went to an aerobic dance class.
Ben bir dans dersi alıyorum.I am taking a dance class.
Tom Mary'den daha iyi dans edebilir.Tom can dance better than Mary.
Dans ediyordum.I was dancing.
O beni slow dansa davet etti.He invited me to slow dance.
Tom ve Mary birlikte dans etmeye gitmediler.Tom and Mary didn't go to the dance together.
Biz salondaydık ve dans ettik.We were in the room, and we danced.
Herkes dans etti.Everybody danced.
Tom onunla dansa gitmesi için Mary'yi ikna etmede zorluk yaşadı.Tom had difficulty convincing Mary to go the dance with him.
Mary'nin dansa giderken hangi elbiseyi giyeceğini seçmesi zaman aldı.It took Mary a long time to choose which dress to wear to the dance.
Maalesef, ben çok iyi bir dansçı değilim.Unfortunately, I'm not much of a dancer.
Ne yazık ki, ben çok iyi bir dansçı değilim.Sadly, I'm not a very good dancer.
Tom bir dansçı oldu.Tom became a dancer.
Tom Mary'yi dans etmeye götürdü.Tom took Mary dancing.
Ben onun dans etmesini istemedim. O benim istedi.I didn't ask him to dance. He asked me.
Biz dansa gittik.We went dancing.
Tom gülümsedi ve dans etmeye başladı.Tom smiled and started to dance.
Kimse seyretmiyormuşcasına dans edin.Dance like no one is watching.
Kimse seyretmiyormuşcasına dans et.Dance like no one is watching.
Tom çok iyi dans eder.Tom dances very well.
Tom Mary'yi onunla dansa gitmesi için ikna etmeye çalıştı.Tom tried to persuade Mary to go to the dance with him.
Tom Mary'nin kiminle dansa gideceğini biliyordu.Tom knew who Mary wanted to go to the dance with.
Ben Tom'un dans etmesini istemedim. O benim istedi.I didn't ask Tom to dance. He asked me.
Tom asla dans etmemi istemedi.Tom never asked me to dance.
Sadece canımız dans etmek istemiyor.We just don't feel like dancing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod