Biz varoluş dansındaki eşsiz / benzersiz varlıklarız."Wir sind die Einheit des Seins in seinem Tanz als Existenz.
Biz varoluş dansındaki eşsiz / benzersiz varlıklarız.Мы есть единство бытия в его танце существования.
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.Alors, cette histoire de l'évolution de la danse semble étrangement familière.
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.Aşadar, povestea aceasta a evoluţiei dansului îmi pare ciudat de cunoscută.
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.Cała ta historia - ewolucji tańca - wygląda bardzo znajomo.
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.Câu chuyện về sự phát triển các kiểu nhảy này rất là quen thuộc.
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.Den här historien om dansens utveckling verkar märkligt bekant.
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.Dit verhaal over de evolutie van de dans komt ons enigszins bekend voor.
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.Então, a história da evolução da dança parece estranhamente familiar.
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.Entonces, esta historia de la evolución del baile parece extrañamente familiar.
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.Jadi kisah evolusi seni tari ini anehnya seperti sudah kita kenal.
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.춤의 진화에 관한 이 이야기는 이상하게도 친숙합니다.
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.No a tento príbeh evolúcie tanca znie zvláštne povedome.
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.Nos, ez a történet a tánc fejlődéséről meglepően ismerősnek tűnik.
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.Quindi, questa storia dell'evoluzione del ballo sembra stranamente familiare.
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.So, diese Geschichte der Entwicklung des Tanzes erscheint seltsam vertraut.
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.Takže, tenhle příběh o vývoji tance se zdá podivně povědomý.
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.Άρα, αυτή η ιστορία της εξέλιξης του χορού φαίνεται περιέργως οικεία.
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.Така че, тази история за еволюцията на танца изглежда странно позната.
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.Таким образом, эта история эволюции танца кажется почему-то знакомой.
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.סיפור זה של התפתחות הריקוד, נראה באופן מוזר מוכר.
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.حسناً .. ان قصة ثورة الرقص تلك تبدو مشابهة لشيء آخر
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.この話は どこかで聞いたことがある気がしました TEDトークが注目を集め始めた頃
Bu bizim oraya yerleştirdiğimiz bir şey değildi. O bu dansı kendiliğinden yaratmaya başladı.Het was niet de bedoeling, maar hij begon te dansen.
Bu dansı ben alabilir miyim?Dürfte ich diesen Tanz haben?
Bu dansı ben alabilir miyim?Mag ik deze dans van u?
Bu dansı ben alabilir miyim?puis-je avoir cette danse ?
Bu dansın gücüdür.Aceasta este puterea dansului.
Bu dansın gücüdür. Bu müziğin gücüdür.Itu kekuatan dari tarian dan musik.
Bu dansın gücüdür. Bu müziğin gücüdür.이것은 춤의 힘이고, 음악의 힘입니다.
Bu dansın gücüdür. Bu müziğin gücüdür.זו עוצמתו של הריקוד. זו עוצמתה של המוזיקה.
Bu dansın gücüdür. Bu müziğin gücüdür.هذه القوة الكامنة في الرقص. هذه قوة الموسيقى.
Bu dansın gücüdür. Bu müziğin gücüdür.無知の力でもあります
Bu dansın gücüdür.C'est la force de la danse.
Bu dansın gücüdür.Das ist die Kraft des Tanzes.
Bu dansın gücüdür.Dat is de kracht van de dans.
Bu dansın gücüdür.Det er dansens kraft.
Bu dansın gücüdür.É o poder da dança.
Bu dansın gücüdür.Es el poder de la danza.
Bu dansın gücüdür.Questo è il potere del ballo.
Bu dansın gücüdür.To jest potęga tańca.
Bu dansın gücüdür.Това е мощта на танца.
Bu dansın gücüdür.Это сила танца.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.C'est une valse racoleuse de systèmes venus d'ailleurs, que les élites elles-mêmes ne comprennent pas.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Es ist ein trügerisches Gemenge von importierten Systemen welche die Eliten selbst nicht begreifen.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Es un fandango meretricio de sistemas importados, los cuales las élites mismas no entienden.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.E un fandango de fațadă al unor sisteme importate, pe care nici elitele însăși nu-l înțeleg.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.E' un miscuglio infelice di sistemi importati, che le stesse élites non capiscono.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Het is een bedrieglijke dans van geïmporteerde systemen, die de elites zelf niet begrijpen.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Importált rendszerek összevissza kotyvaléka, amit még maga az elit sem ért rendesen.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.이건 수입된 문물들이 난잡하게 널브러진 판입니다. 엘리트 자신들조차 뭔지 이해하지 못하죠.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Polega na wstecznym i bzdurnym imporcie systemów, których nie rozumieją nawet same elity.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Είναι ένα αλλοπρόσαλλο αλαλούμ από εισαγόμενα συστήματα, που ούτε οι ίδιες οι ελίτ δεν καταλαβαίνουν.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Той е безвкусното фанданго на вносните системи, които самият елит не разбира.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Это показной парад зарубежных идей, которые непонятны и самим элитам.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.הוא תערובת סבוכה ומכוערת של מערכות מיובאות, שהאליטות בעצמם אינם מבינים.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.فهو عبارة عن مجموعة من نظم المستوردة ، التي يجهل استعمالها حتى النخبة نفسها
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.エリートたちすら何も理解していないのです
Bu genelde, zaman avantajı. Ayrıca, "Bir dakika, sen Frago, Kuzey Dakota'dansın.Als hätten sie sich die Zeit genommen, zuvor etwas über einen zu erfahren.
Bu running man(koşan adam) dansı mı?Ez a running man?