Dan, Linda'nın bunu yaptığına inanmak istemedi.Dan didn't want to believe that Linda did that.
Dan işini sahipsiz bırakmak istemedi.Dan didn't want to leave his business unattended.
Dan onun hakkında ne yapacağını bilmiyor.Dan doesn't know what to do about it.
Dan katı yürekli görünmek istemiyor.Dan doesn't want to look heartless.
Dan neredeyse iki yıl boyunca polisi atlatmış.Dan eluded police for almost two years.
Dan duruşma salonuna girdi.Dan entered the courtroom.
Dan terk edilmiş arabayı inceledi.Dan examined the abandoned car.
Dan kurbanın çantasının içeriğini inceledi.Dan examined the contents of the victim's purse.
Dan vardiyasını saat sekizde bitirdi.Dan finished his shift at eight o'clock.
Dan eldiven giymeyi unuttu.Dan forgot to wear gloves.
Dan oğlunun kalçasının üzerinde bir çürük buldu.Dan found a bruise on his son's thigh.
Dan ormanda bir ceset buldu.Dan found a dead body in the woods.
Dan dolapta beş çift ayakkabı buldu.Dan found five pairs of shoes in the closet.
Dan Linda'yı arabasının içinde buldu.Dan found Linda inside his car.
Dan, Linda'yı hala nefes alırken buldu.Dan found Linda still breathing.
Dan'in Meksika'da bir sabıka kaydı vardı.Dan had a criminal record in Mexico.
Dan'ın uyurgezerlik öyküsü vardı.Dan had a history of sleepwalking.
Dan Linda adında bir kızla birlikte yaşıyor.Dan had been having an affair with a girl named Linda.
Dan uykuda geziyordu.Dan had been sleepwalking.
Dan, Linda'nın tutuklandığını yeni öğrenmişti.Dan had just learned of Linda's arrest.
Dan yaptıklarından hiçbir şey hatırlamıyordu.Dan had no memory of what he had done.
Dan'in çok sayıda kız arkadaşı vardı.Dan had numerous girlfriends.
Dan kime inanacağına karar vermek zorundaydı.Dan had to decide whom to believe.
Dan, polis raporunun bir kopyasına sahip.Dan has a copy of the police report.
Dan, Londra'ya doğru yöneldi.Dan headed toward London.
Dan, Linda'nın garsona bağırdığını duydu.Dan heard Linda yell at the waitress.
Dan suçsuz olduğunda ısrar etti.Dan insisted he was innocent.
Dan yalan makinesi testine girmekte ısrar etti.Dan insisted on taking a lie detector test.
Dan emekli şerif yardımcısıdır.Dan is a retired deputy sheriff.
Dan nihayet burada.Dan is finally here.
Dan Linda'nın çocukluk aşkı.Dan is Linda's childhood love.
Dan, Linda'nın tek gerçek aşkıdır.Dan is Linda's one true love.
Dan hikayesini değiştirmeye devam etti.Dan kept changing his story.
Dan karısını öldürdü ve bunu bilinmeyen bir saldırganın işi olarak gösterdi.Dan killed his wife and made it appear as the work of an unknown assailant.
Dan, Linda'nın nelerden hoşlandığını biliyordu.Dan knew what Linda liked.
Dan suç mahallinde birçok delil bıraktı.Dan left a lot of evidence at the crime scene.
Dan, Southampton'daki bir arkadaşınızı ziyaret etmek için Londra'daki evinden ayrıldı.Dan left his home in London to visit a friend in Southampton.
Dan Linda'yı parasız bıraktı.Dan left Linda with no money.
Dan apartman dairesini Linda'ya verdi.Dan lent Linda his apartment.
Dan, Linda'nın gitmesine izin verdi.Dan let Linda go.
Dan bu dünyada iki şeyi sevdi: arabalar ve kadınlar.Dan loved two things in this world: cars and women.
Dan pazar günü taşındı.Dan moved in on Sunday.
Dan'ın kafası karışmış olmalı.Dan must have been confused.
Dan, Linda ve çocuklarını yalnız bırakmayı tasarlamadı.Dan never intended to leave Linda and her children alone.
Dan Linda'nın hâlâ nefes aldığını fark etti.Dan noticed Linda was still breathing.
Dan, Linda'nın arabasındaki Kaliforniya plakasını fark etti.Dan noticed the California license plate on Linda's car.
Dan sık sık o ormanda yürüyüş yapmak için gitti.Dan often went to take a walk in that wood.
Dan sandvici açtı ve içinde hiç peynir bulmadı.Dan opened up the sandwich and found no cheese in it.
Dan saçın mikroskobik incelemesini yaptı.Dan performed a microscopic examination of the hair.
Dan köpekleri yatıştırdı.Dan quieted the dogs.
Dan polis karakolunu telsizle aradı.Dan radioed the police station.
Dan evinin soyulduğunu söyledi.Dan said his house had been burglarized.
Dan, Linda'nın önceki gece eve gelmediğini söyledi.Dan said Linda hadn't come home the night before.
Dan'ın ceseti yüzme havuzunda yüzüyordu.Dan's body was floating in the swimming pool.
Dan'in cesedi elli tane bıçak yarasıyla birlikte bir kuyu içinde bulundu.Dan's body was found in a well with fifty stab wounds.
Dan'in çocukları üst katta uyuyorlardı.Dan's children were asleep upstairs.
Dan, Linda'yı eve geri gönderdi.Dan sent Linda back home.
Dan çocukları eve gönderdi.Dan sent the children into the house.
Dan'in silahı kayıptı.Dan's gun was missing.
Dan bu odada kendini vurup öldürdü.Dan shot and killed himself in this room.