Dan bile pişman görünmüyordu.Dan didn't even appear remorseful.
Dan mektubu sonuna kadar bile okumadı.Dan didn't even read the letter to the end.
Dan yazmaya bile başlamadı.Dan didn't even start writing.
Dan Linda ile bile yaşamadı.Dan didn't even live with Linda.
Dan bile Linda'ya yardım etmedi.Dan didn't even help Linda.
Dan silahlardan bile hoşlanmadı.Dan didn't even like guns.
Dan, Linda'ya sebep bile göstermedi.Dan didn't even give Linda a reason.
Dan, soyadını bile açıklamadı.Dan didn't even reveal his last name.
Dan'ın bile yemek yemek için zamanı yoktu.Dan didn't even have time to eat.
Dan, Linda'nın adını anmadı bile.Dan didn't even mention Linda's name.
Dan sandalyeyi onarmak için bir çekiç bile kullanmadı.Dan didn't even use a hammer to fix the chair.
Dan, Linda'ya zarar verdiğinin bile farkında görünmüyordu.Dan didn't even seem to realize he had hurt Linda.
Dan bile Linda'ya bir mektup yazmadı.Dan didn't even write a letter to Linda.
Dan mesaj bile bırakmadı.Dan didn't even leave a message.
Dan bile kapılarını kilitlemedi.Dan didn't even lock his doors.
Dan bile babasının kim olduğunu bilmiyordu.Dan didn't even know who his father was.
Dan, Linda'nın aramalarına cevap bile vermedi.Dan didn't even answer Linda's calls.
Dan, Linda'ya mesaj bile atmadı.Dan didn't even text Linda.
Dan bile polisi aramadı.Dan didn't even call the police.
Dan bile Linda'ya dikkat etmedi.Dan didn't even pay attention to Linda.
Dan bile ağlamadı.Dan didn't even cry.
Dan beyzbolla bile ilgili değildi.Dan wasn't even interested in baseball.
Dan bile ellerini göstermedi.Dan didn't even show his hands.
Dan bile sorunu Linda ile görüşmedi.Dan didn't even discuss the problem with Linda.
Dan onu yapmak için bir an bile çekinmedi.Dan didn't hesitate even a second to do that.
Dan bir sosu nasıl hazırlayacağını bile bilmiyordu.Dan didn't even know how to prepare a sauce.
Dan toplantıya bile katılmadı.Dan didn't even attend the meeting.
Dan, Linda'ya bağırmadı bile.Dan didn't even yell at Linda.
Dan bile Linda'yı tokatlamadı.Dan didn't even slap Linda.
Dan bunun için özür bile dilemedi.Dan didn't even apologize for that.
Dan bile kilo vermeye çalışmadı.Dan didn't even try to lose weight.
Dan Linda'nın ona ne söylediğini bile anlamadı.Dan didn't even understand what Linda was telling him.
Dan bile oraya gitmek istemedi.Dan didn't even want to go there.
Linda mezun olduğunda Dan bile doğmamıştı.Dan wasn't even born when Linda graduated.
Dan protesto etmedi bile.Dan didn't even protest.
Dan saçlarını bile yıkamadı.Dan didn't even wash his hair.
Dan formu bile doldurmadı.Dan didn't even fill in the form.
Dan'in 'güle güle" demek için bile bir şansı olmadı.Dan didn't even get a chance to say 'goodbye.'
Dan faturayı bile ödemedi.Dan didn't even pay the bill.
Dan bile Linda'nın albümünü dinlemedi.Dan didn't even listen to Linda's album.
Dan Linda'yı eğitmek bile istememişti.Dan didn't even want to train Linda.
Dan, Linda'yı bile davet etmedi.Dan didn't even invite Linda.
Dan bile o eve sahip değildi.Dan didn't even own that house.
Dan bile neyin yanlış olduğunu bulmaya çalışmadı.Dan didn't even try to find out what was wrong.
Dan bile bulaşıkları yıkamadı.Dan didn't even do the dishes.
Dan, Linda'nın, elbiselerini toplamasına bile izin vermedi.Dan didn't even let Linda collect her clothes.
Dan bile onu yapmak için çekinmedi.Dan didn't even hesitate to do that.
Dan suçlamaları inkar etme cesaretine bile sahip değildi.Dan didn't even have the courage to deny the accusations.
Dan fiyat için pazarlık bile etmedi.Dan didn't even negotiate the price.
Dan, Linda'yı arabayla eve götürmedi bile.Dan didn't even drive Linda home.
Dan bile gösteriyi seyretmedi.Dan didn't even see the show.
Dan bile mahcup hissetmedi.Dan didn't even feel embarrassed.
Dan on üç yaşına kadar İngilizce konuşmadı bile.Dan didn't even speak English until he was thirteen.
Dan bile Linda'nın ne söylediğini duymadı.Dan didn't even hear what Linda said.
Dan ilacını bile almadı.Dan didn't even take the medication.
Dan iş için bile başvurmadı.Dan didn't even apply for the job.
Dan, Linda ile buluşmak bile istemiyordu.Dan didn't even want to date Linda.
Dan bir bilet bile satın almadı.Dan didn't even buy a ticket.
Dan bile yukarı çıkmadı.Dan didn't even go upstairs.
Dan kulübe katılmadı bile.Dan didn't even join the club.