damla damla ile cümle
damla damla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Kar kalınlığı o kadar fazla idi ki köhne olan çatı ve damlar çöktū.Na drugi strani pa je bil sneg tako zbit, da so moški drseli navzdol po zadnjicah.
Fenolftalein damlatıldığında renk değiştirmezler.Kai neįmanoma šių metalų išreikšti, jie pakeičiami spalvomis.
Gutasyon (damlama) olayı ile yakından ilgisi vardır.Vajus glaudžiai susijęs su Vãta.
Bu nedenle her damla suyu değerlendirirler.Igaüks kiidab oma vesikörti.
Damlar kiremitle örtülüydü.Varred on kaetud tähtkarvadega.
Aceleyle göle gidiyor. Bir damla su alıp yangına boşaltıyor.Cosí, vola al fiume piú vicino, prende una goccia d'acqua e la versa sul fuoco.
Aceleyle göle gidiyor. Bir damla su alıp yangına boşaltıyor.Entonces vuela hasta el arroyo más cercano toma una gota de agua y la pone sobre el fuego.
Aceleyle göle gidiyor. Bir damla su alıp yangına boşaltıyor.Więc leci do najbliższego strumienia bierze ze sobą kroplę wody i rzuca ją w ogień
Adını içine ve o sadece damla olmuştu o eller 'diye işareti olarak gidiyor çıktı nedenidirفي اسمه وأنه مجرد حدث لإسقاط هو 'يد يسبب انه من علامة كما يجري
Ağaçların yapraklarından çıkan bu kimyasallar yağmur damlalarını başlatırlar.Hier zijn er chemische stoffen nodig die uit de boombladeren komen en de regendruppels doen ontstaan.
Ağaçların yapraklarından çıkan bu kimyasallar yağmur damlalarını başlatırlar.이 곳에선 나뭇잎에서 나오는 화학물질을 응결핵으로 빗방울을 만듭니다
Ağaçların yapraklarından çıkan bu kimyasallar yağmur damlalarını başlatırlar.Tu trzeba drzew i związków wydzielanych przez liście, które umożliwiają powstanie kropel.
Ağaçların yapraklarından çıkan bu kimyasallar yağmur damlalarını başlatırlar.אתם זקוקים לעצים [לא ברור], כימיקלים שיוצאים מעלי העצים,
Ağaçların yapraklarından çıkan bu kimyasallar yağmur damlalarını başlatırlar.تحتاجوا إلى الأشجار [غير واضح]، الكيماويات التي تخرج من ورق الأشجار والتي تبدأ قطرات المطر.
Ağaçların yapraklarından çıkan bu kimyasallar yağmur damlalarını başlatırlar.もとになるのです。 雲が蓄積されるひんやりとした場所と、木が雨を降らせるのに
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.(54:22) уста их мягче масла, а в сердце их вражда; слова их нежнее елея, но они суть обнаженные мечи.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Den mannen bär händer på sin vän; han bryter sitt förbund.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.De tegenstander valt de mensen aan met wie hij eerder vrede sloot; hij negeert zijn afspraken.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Glattere end Smør er hans Mund, men Hjertet vil Krig, blødere end Olie hans Ord, skønt dragne Sværd.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Han* legger hånd på dem som har fred med ham, han vanhelliger sin pakt. / {* SLM 55, 13. 14.}
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Kezeit felemelte a vele békességben lévõkre; megszegte az õ szövetségét.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.그 입은 우유기름보다 미끄러워도 그 마음은 전쟁이요 그 말은 기름보다 유하여도 실상은 뽑힌 칼이로다
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Ognuno ha steso la mano contro i suoi amici, ha violato la sua alleanza
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Tuo mies käy käsiksi niihin, jotka hänen kanssaan rauhassa elävät, hän rikkoo liittonsa.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Vystrel svoje ruky na tých, ktorí s ním žili v pokoji; zrušil svoju smluvu.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Vztáhl ruce své na ty, kteříž s ním pokoj měli, a zrušil smlouvu svou.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.Wyciągnął ręce swoje na tych, którzy z nim mieli pokój, wzruszył przymierze swoje.
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.חלקו מחמאת פיו וקרב לבו רכו דבריו משמן והמה פתחות׃
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.أنعم من الزبدة فمه وقلبه قتال. ألين من الزيت كلماته وهي سيوف مسلولة
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.他 的 口 如 奶 油 光 滑 、 他 的 心 卻 懷 著 爭 戰 。 他 的 話 比 油 柔 和 、 其 實 是 拔 出 來 的 刀
Ağzından bal damlar, Ama yüreğinde savaş var. Sözleri yağdan yumuşak, Ama yalın birer kılıçtır.他 的 口如 奶油 光滑 、 他 的 心卻懷 著 爭戰 。 他 的 話比油 柔和 、 其實 是 拔出來 的 刀
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Anak yang bodoh bisa menghancurkan ayahnya. Istri yang suka mengomel bagaikan air menetes tiada hentinya
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Bláznivý syn je zkazou svojmu otcovi, a neprestajným kvapkaním so strechy zvady ženy.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Con trai ngu muội là tai họa cho cha nó; Và sự tranh cãi của người vợ vốn một máng xối hằng chảy luôn.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Con_trai ngu_muội là tai_họa cho cha nó ; Và sự tranh_cãi của người vợ vốn một máng_xối hằng chảy luôn .
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Een dwaze zoon is een ramp voor zijn vader en het gekijf van een vrouw is een aanhoudende kwelling.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Ein törichter Sohn ist seines Vaters Herzeleid, und ein zänkisches Weib ein stetiges Triefen.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.El hijo necio es la ruina de su padre; y gotera continua son las contiendas de la mujer
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.En dåraktig son är sin faders fördärv, och en kvinnas trätor äro ett oavlåtligt takdropp.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.En uforstandig sønn er bare til ulykke for sin far, og en kvinnes tretter er et stadig takdrypp.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.미련한 아들은 그 아비의 재앙이요 다투는 아내는 이어 떨어지는 물방울이니라
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.O filho insensato é a calamidade do pai; e as rixas da mulher são uma goteira contínua.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Preglavice vir je očetu svojemu sin bedak in neprestano kapanje žene prepiri.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Romlása az õ atyjának a bolond fiú, és mint a szüntelen csepegés, az asszonynak zsémbelõdése.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Syn głupi jest utrapieniem ojcu swemu, a żona swarliwa jest jako ustawiczne kapanie przez dach.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Tåbelig Søn er sin Faders Ulykke, Kvindekiv er som ustandseligt Tagdryp.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Trápení otci svému jest syn bláznivý, a ustavičné kapání žena svárlivá.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Tyhmä poika on isänsä turmio, ja vaimon tora on kuin räystäästä tippuva vesi.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Un figlio stolto è una calamità per il padre e i litigi della moglie sono come stillicidio incessante
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Un fils insensé est une calamité pour son père, Et les querelles d`une femme sont une gouttière sans fin.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Ο αφρων υιος ειναι ολεθρος εις τον πατερα αυτου και αι εριδες της γυναικος ειναι ακαταπαυστον σταξιμον.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Безумен син е бедствие за баща си, И препирните на жена са непрестанно капене.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.Глупый сын – сокрушение для отца своего, и сварливая жена – сточная труба.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.הות לאביו בן כסיל ודלף טרד מדיני אשה׃
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.الابن الجاهل مصيبة على ابيه ومخاصمات الزوجة كالوكف المتتابع.
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.愚 昧 的 兒 子 、 是 父 親 的 禍 患 . 妻 子 的 爭 吵 、 如 雨 連 連 滴 漏
Akılsız çocuk babasının başına beladır, Dırdır eden kadın sürekli damlayan su gibidir.愚昧 的 兒子 、 是 父親 的 禍患 . 妻子 的 爭吵 、 如雨 連連 滴漏
Alnındaki bu ter damlalarını da hatırladım.Aku juga masih ingat keringat yang mengalir di dahimu.
Alnındaki bu ter damlalarını da hatırladım.És azokra a verítékcseppekre is emlékszem a homlokán.
Alnındaki bu ter damlalarını da hatırladım.Et je me souviens des petites perles de sueur sur votre front.