damla damla ile cümle

damla damla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Eğer kişi tıbben sünnet olmuşsa ayinsel olarak bir damla kan akıtılır.Når et mennesker eksempelvis har for meget blod, så har de et temperament som en sangviniker.
Orijinal şekilde altı kollu idi ve her kol bir damla şeklindeydi.Den hadde opprinnelig seks armer, hver formet som en dråpe som gikk ut fra sentrum.
Tek bir hapşırıkla 40.000 damlacık dışarı atılabilir.Et eneste nys kan spre opp til 40 000 dråper.
Damlataş Mağarası’ndan yaklaşık dört kat daha büyüktür.Parken er ca. 4 dekar stor.
Fakat küçücük bir havuzu, şüphesiz bir damla şarap pisletir.Tumling er en liten bolle til å drikke brennevin av.
Sevdiği kadının öldürülmesi ise bardağı taşıran son damla olmuştur.Hal itulah yang menyebabkan wanita yang ia cintai tewas dengan cara terjun dari jurang.
Bu suretle kağıdın damlayacak şekilde ıslak bulunması ve döşemenin ilacı iyice emmesi sağlanır.Kertas nantinya akan basah dan diukur panjang kertas yang basah tersebut.
Tamamlandığında 45 milyon çeşit çiçek suyun yeniden kullanılması ve damlama yöntemiyle sulanacak.Khu vườn có tổng cộng 45 triệu bông hoa với việc tái sử dụng nước thải thông qua tưới nhỏ giọt.
Bu damlalar doktorun önerdiği şekilde ve dozda kullanılmalıdır.Nếu sử dụng dưới dạng thuốc sắc cần theo đúng chỉ định và hướng dẫn của thầy thuốc Đông y.
Damlataş Mağarası Alanya şehir merkezinde bulunur.Cung điện của ông vẫn còn tồn tại ở trung tâm của thành phố.
Tek bir hapşırıkla 40.000 damlacık dışarı atılabilir.40.000 giọt nhỏ như vậy có thể được phát tán trong một lần hắt hơi.
Florestan içecek bir damla su ister ve Rocco Leonore'ye tutukluya bir bardak su vermesini emreder.フロレスタンは一滴でいいから飲み物が欲しいと乞い、ロッコはレオノーレに飲み物をやるように言う。
Bu safhada damlataşların oluşumu da hızlanmıştır.これに合わせて筐体も縦長になった。
Damlacıklar parlayan bir yıldız gibi görünürler.星が盆のように真ん丸に見えているか。
Fenolftalein damlatıldığında renk değiştirmezler.サングラスが無いと性格が激変する。
Yağmurlama ve damlama ile sulamaya mutlaka geçilmelidir.雨やかみなりを発生させる事ができる。
Meltem (Damla Özen): Hakan (Kürşat)'ın karısıdır.安井 まさみ(やすい まさみ) 演 - 内田慈 安井の妻。
Damlanın boyutları ve durağanlığı yüzey gerilimi tarafından karar verilir.滴のサイズと安定性は表面張力によって決定される。
Enfeksiyondan korunmak için ilaçlı göz damlaları da verilir.免疫応答を調節する他の薬物も知られている。
Elektrik alanda düşmekte olan bir damlaya dört kuvvet etki eder.電界中で落下している油滴に働く力は次の4つである。
Buluttaki su damlacıkları yaklaşık 0.002 mm (0,00008 in) çapındadırlar.云中的水滴的正常半径约为0.002毫米(0.00008英寸)。
Mavimsi renk buluttaki yağmur damlacıklarının bu saçılımdan sorumlu olduğunun kanıtıdır.藍藍的顏色,是這種散射由雲內雨滴大小的水滴形成的證據。
Damları düz değil çatı tarzı olduğu kabul edilmektedir.壕沟并非笔直,而呈锯齿型。
Meltem (Damla Özen): Hakan (Kürşat)'ın karısıdır.栗原 榛名(栗原(くりはら) 榛名(はるな),Kurihara Haruna) 一止的妻子。
Banyo: Banyo suyunuzun içine 10-15 damla kadar yağ damlatınız.豬肚清洗後放入沸水煮約五至十分鐘後撈起備用。
Fırının alt kısmında bulunan şaç tepsiye damlayan yağlar toplanır.更糟的还有在锅炉下面的煤灰间的工作。
Gökkuşağını oluşturan damlacıklar ne kadar büyükse gökkuşağı o kadar parlak olur.水滴越大,形成的彩虹越明亮。
Kanımızın son damlasına kadar savaşmaya yemin etmiştik.與義經一起發誓打倒平家。
1847'de Agustus Waller damlacıkları mikroskop altında incelemek için örümcek ağı kullandı.1847年,奥古斯塔·沃勒(英语:Augustus Volney Waller)(Augustus Waller)用蜘蛛网在显微镜下观察液滴。
Kolundan bir damla kan akar.케테는 그의 손에 묻은 피를 발견한다.
Tamamlandığında 45 milyon çeşit çiçek suyun yeniden kullanılması ve damlama yöntemiyle sulanacak.설계가 완성되자, 대략 50개의 수집 체계가 세워졌고 재식림을 위해 산비탈의 묘목에 물을 대는 데 사용되었다.
Baktığım zaman kalbimden damlalar aktı.באותם רגעים נגוזו ממוחי צוקות העיתים.
100 litre suda tek bir kan damlasının kokusunu fark edebilir.חוש הריח מפותח ביותר: הכריש מסוגל להריח טיפה אחת של דם בכמות עצומה של מים.
2 bölümden oluşur: İlk CD "Melankolik Damlalar", ikincisi ise "Karanlık Damlalar".לספר שני חלקים: הראשון "סודות אפלים" והשני "הקרב על הכתר".
Damla çikolata türünde de bulunuyor.יש המצפים את החומיות בציפוי שוקולד.
Tek bir hapşırıkla 40.000 damlacık dışarı atılabilir.Само при едно кихане може да отделят до 40 000 микроскопични капчици.
Bu ikincil gökkuşağı ışığın damlacık içinde iki kere yansımasıyla meydana gelir.Вторичната дъга се наблюдава, когато светлината се отразява два пъти в капката.
Damlataş Mağarası Alanya şehir merkezinde bulunur.Те са: Замъкът в Дармщат е разположен в центъра на града.
Damlataş Mağarası’ndan yaklaşık dört kat daha büyüktür.Той е около четири пъти по-голям от този на хората.
Damlarda ahşap ve çatı kiremidi kullanılmıştır.В долния двор са оформени конюшни и складове.
Yağmur damlaları fırtına nedeniyle donar.Бележки Отложен поради развалянето на игрището заради дъжд.
Pirgi köyünde küçük bir damla sakızı müzesi de bulunmaktadır.В селището Пирги се намира и малък музей на мастикса.
Orijinal şekilde altı kollu idi ve her kol bir damla şeklindeydi.Те са имали 6 отвора, които могат да се покрият от три от пръстите на всяка дупка.
Damlacıklar parlayan bir yıldız gibi görünürler.Kroz dvogled izgleda kao mutna zvijezda.
Kanımızın son damlasına kadar savaşmaya yemin etmiştik.Marka svečano prisegnuo za trećeg hrvatskog predsjednika.
Bir hapşırma esnasında 40.000 adet sprey damlacık üretilebilir.Prilikom samo jednog kihanja nastaje i do 40 000 kapljica.
Daha sonra kasıtlı olarak kin duyduğu Holloway'ın içtiği içkisinin içine bu sıvıdan damlatır.Nakon toga stavlja jednu kap u alkoholno piće koje daje Hollowayu.
Damla çikolata türünde de bulunuyor.Nalazimo ga u svim oblicima čokolada.
Çok küçük bir damlası bile insanı öldürebilir.Už malé množstvo môže zabiť aj človeka .
Doktor, bir damla balçık bulur.Prvý nájde Naruta Iruka.
Bu yöntemlerle çalışmada, kumaşa damlamadan taşıyabileceği kadar bir flotte aldırılmaktadır.Informujú nás, ako máme s takýmto obalom po použití nakladať.
Soyutlanmış küçük karanlık bulutsular, Bart damlacıkları olarak bilinir.Izolirane majhne temne meglice se imenujejo Bokove krogle.
Ağır düz damlar için ahşap dikmeler kullanıldığı anlaşılmaktadır.Za kurjavo se uporabljajo trde vrste lesa.
Fenolftalein damlatıldığında renk değiştirmezler.Pred zabubljanjem se barva gosenic spremeni.
Bazen soğuk hava tabakası buluttaki su damlacıklarını doldurur.Včasih se prostor med trupoma zapolni z balastno vodo.
Damlar kiremitle örtülüydü.Pri kačah so zakrnele.
Böylece damlaların düşüş hızı belirlenir.Hitrost zmaja se posledično zmanjša.
Kanımızın son damlasına kadar savaşmaya yemin etmiştik.Oba prisežeta smrt največjemu sovraž­niku njunega naroda.
Kondrüller erime veya asteroitlere katılmadan erimiş damlacıklar halinde oluşur.Hondrule se nastajale kot raztaljene ali delno raztaljene kapljice v vesolju preden so vrasle v asteroide.
Bart damlacıkları sıkça çift yıldızların veya çoklu yıldız dizgelerinin (sistemlerinin) oluşumuna neden olur.V Bokovih kroglah največkrat nastajajo sistemi z dvema ali več zvezdami.

İlgili Sayfalar