damgası ile cümle

damgası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Beşinci sezona iki büyük ölüm damgasını vurur.Az ötödik sorozat végén halálos lövés éri.
Satılmadan önce her ikisi de köle damgası yemişti.Kiskorában két testvérével együtt eladták rabszolgának.
Bu grup, sosyalizmin Troçkizm yorumununun ayrımlanmasına damgasını vurdu.Ezt a szocialista mozgalmon belüli ideológiai széthúzás megszüntetése céljából kívánta megtenni.
Brands Hatch yarış pistindeki yarışa kötü hava koşulları damgasını vurdu.A Brands Hatch-i pályán rendezett utolsó versenyen Buemit utólag diszkvalifikálták.
Suat Suna'nın 3. albümü 1.5 milyonu geçik satışı ile pop müziğe adeta damgasını vurdu.A BMG Music Club összeállításában a 3. helyet kapta másfél milliós eladással.
Hikâyelere iyinin ve kötünün savaşı damgasını vurur.Sarjan pääjuoni kertoo hyvän ja pahan taistelusta.
Anayasanın dayanıklılığı konusu 1923 meclis seçimlerine damgasını vurmuştur.Εξελέγη βουλευτής Αλμυρού στις εκλογές του 1923.
Ayrıca onun döneminde birçok muhalifin uyuşturucu kaçakçısı damgasıyla idam edildiği iddia edilmektedir.Han selv og mange i hans samtid var overbevist om, at der var tale om giftmord.
Her boyun kendine has bir damgası ve bir kutsal kuşu vardı.Alle soldater havde en sovested og en taburet.
Damgasını vurduğu Weimar Klasik dönemi ise, 1805 yılında Schiller’in ölümü ile sona ermiştir.Man regner Weimarklassisismen som slutt etter Schillers død i 1805.
"Final maçına Alex damgası".«Her er tennissportens Martin Ødegaard».
Maça Zinedine Zidane'ın Marco Materazzi 'ye attığı kafa damgasını vurdu.Finalen huskes særlig for at Zinedine Zidane stanget hodet i brystkassen til Materazzi.
Maça Zinedine Zidane'ın Marco Materazzi 'ye attığı kafa damgasını vurdu.Pada sekitar menit ke-110, Zinedine Zidane melakukan tandukan ke dada Marco Materazzi hingga terjatuh.
Bu standartlar, genellikle zaman damgası değerlerini oluşturmakta kullanılmaktadır.Các biểu diễn tiêu chuẩn này thường được sử dụng để xây dựng các giá trị dấu thời gian.
Döneme damgasını vuran ürün Atari firmasının piyasaya sürüdğü Atari 2600 model oyun konsoludur.アメリカの会社アタリが開発した家庭用テレビゲーム機にAtari 2600がある。
Ondan sonraki yaşamım, onun damgasını taşır.その後の彼の人生は激動の一途を辿る。
Bu standartlar, genellikle zaman damgası değerlerini oluşturmakta kullanılmaktadır.これら標準化表現は、しばしばタイムスタンプの値を生成する際に利用される。
Devamında SMS merkezi, mesaja zaman damgası basarak alıcıya bu mesajı gönderir.ただし、SMS送信料金が通知のたび発生する。
Arka tarafında Darphane-i Âmire'nin damgası bulunmaktadır.その背後にはサウロロフスが立っている。
1923 yılında da, All Star damgasına Taylor'ın da imzası eklendi.1923年,泰勒的簽名被放進All Star鞋款的標誌。
Boyumuzun damgası Kaşgarlı’ya göre (۷۸), Reşideddin’e göre (تد), Yazıcıoğlu’na göre (Л) biçimindedir.” 《魏書 卷八十六 列傳孝感第七十四》:“父居,顯祖時為散騎常侍,領牧曹尚書,賜爵寧國侯。
40lı ve 50li yıllara damgasını vuran popüler Broadway müzikallerinin çoğunun yaratıcılarıdır.1940 ~ 50년대 대부분의 인기많은 브로드웨이 뮤지컬 넘버들은 대부분 이들의 작품이다.
Sonuç 1 = Bilgi XOR Uzunluk Damgası b).35(t) 관련 정보 Achtung Panzer!
Yeni döneme damgasını vuran yoğunlaşma oldu.이후 명포수가 새총으로 쏜 분필에 머리를 맞는다.
1990'lı yıllara damgasını vuran Spice Girls adlı müzik grubunun "Posh" lakaplı üyesidir.1990년대를 대표하는 여성 팝 그룹 스파이스 걸스의 멤버로, 애칭은 포시 스파이스(Posh Spice)이다.
Bu standartlar, genellikle zaman damgası değerlerini oluşturmakta kullanılmaktadır.이 씨앗 값은 보통 시간을 이용한다.
Bu şekilde çarpık şehirleşme 1970'li yıllara damgasını çok daha fazla vurdu.כמו כן, דיכא מרידות מקומיות עד שנות ה-70 בהצלחה רבה.
Pers halkı dünya tarihine tekrar damgasını vurdu.Журналистът се изправя за пореден път сам лице в лице с мафията.
Beşinci sezona iki büyük ölüm damgasını vurur.Peta sezona serije prati dvije odvojene radnje.
Özellikle Sony Playstation modeli ile bu döneme damgasını vurdu.Ta je igra bila namijenjena za Sonyjevu konzolu PlayStation.
Beşinci sezona iki büyük ölüm damgasını vurur.Piaty hrací deň priniesol dve prekvapenia.
Döneme damgasını vuran ürün Atari firmasının piyasaya sürüdğü Atari 2600 model oyun konsoludur.Na domačem trgu je Atari 2600 uporabljal televizijski razdelilnik.
Şarkılarım yaza damgasını vuracak.Ritem pesmi posnema udarce kovaških kladiv.
Bu standartlar, genellikle zaman damgası değerlerini oluşturmakta kullanılmaktadır.Ta metoda je po navadi uporabljena za pripravo vzorcev visoke čistosti.
Artık dışarıdaydılar, ama her zaman tehlike içindeydiler. Belgelerinde hala büyük "Yahudi" damgası duruyordu.Bili so zunaj, a še vedno v nevarnosti zaradi pečata "Jud" v dokumentih.
Artık dışarıdaydılar, ama her zaman tehlike içindeydiler. Belgelerinde hala büyük "Yahudi" damgası duruyordu.Erau afară, dar erau tot în pericol.
Artık dışarıdaydılar, ama her zaman tehlike içindeydiler. Belgelerinde hala büyük "Yahudi" damgası duruyordu.Họ đã thoát, nhưng họ luôn gặp nguy hiểm.
Artık dışarıdaydılar, ama her zaman tehlike içindeydiler. Belgelerinde hala büyük "Yahudi" damgası duruyordu.Итак, они выбрались, но по-прежнему были в постоянной опасности.
Aviation Week bana havacılık tarihinin ilk 100 yılına damgasını vuranların bir listesini yapmamı istedi.100年の飛行史の中で最も功績を上げた人物は誰かと聞かれました 名前を書いた後気づいたのは彼ら全員が
Aviation Week bana havacılık tarihinin ilk 100 yılına damgasını vuranların bir listesini yapmamı istedi.A Aviation Week pediu-me para fazer uma lista dos motores e impulsionadores dos primeiros cem anos da aviação.
Aviation Week bana havacılık tarihinin ilk 100 yılına damgasını vuranların bir listesini yapmamı istedi.Aviation Week mi ha chiesto di compilare una lista dei maggiori responsabili dei primi 100 anni dell'aviazione
Aviation Week bana havacılık tarihinin ilk 100 yılına damgasını vuranların bir listesini yapmamı istedi.Aviatoin Week지는 제게 항공의 역사 초기의 100년 동안의 거물급 실사들의 목록을 작성해 달라고 요청했습니다.
Aviation Week bana havacılık tarihinin ilk 100 yılına damgasını vuranların bir listesini yapmamı istedi.Журнал "Aviation Week" попросил меня сделать список личностей, наиболее ярких в авиации за последние 100 лет.
Belgelerinde hala büyük "Yahudi" damgası duruyordu.A nagy "Zsidó" bélyeg még mindig a papírjaikon volt.
Belgelerinde hala büyük "Yahudi" damgası duruyordu.Cap "Yahudi" masih ada dalam dokumen mereka.
Belgelerinde hala büyük "Yahudi" damgası duruyordu.C'era soprattutto quel grande timbro "ebreo" sui documenti.
Belgelerinde hala büyük "Yahudi" damgası duruyordu.De grote stempel "Jood" stond nog steeds op hun papieren.
Belgelerinde hala büyük "Yahudi" damgası duruyordu.Es gab immer noch einen grossen "Judenstempel" auf ihren Papieren.
Belgelerinde hala büyük "Yahudi" damgası duruyordu.Havia sempre o grande carimbo de "judeu" nos seus documentos.
Belgelerinde hala büyük "Yahudi" damgası duruyordu.Il y avait toujours le gros tampon "juif" sur leurs papiers.
Belgelerinde hala büyük "Yahudi" damgası duruyordu.Stále měli v dokladech to hrozivé označení "Žid".
Belgelerinde hala büyük "Yahudi" damgası duruyordu.Tenían el gran sello "judío" en sus papeles.
Belgelerinde hala büyük "Yahudi" damgası duruyordu.Η μεγάλη στάμπα που έγραφε "Εβραίος" ήταν ακόμη πάνω στα χαρτιά τους.
Belgelerinde hala büyük "Yahudi" damgası duruyordu.Велика печатка "єврея" була на їхніх документах.
Belgelerinde hala büyük "Yahudi" damgası duruyordu.Големият печат "Евреин" все още стоял на документите им.
Belirli bir tarihi Unix zaman damgası biçimine dönüştürünConverte uma data específica pra Unix timestamp
Belirli bir tarihi Unix zaman damgası biçimine dönüştürünConverti una specifica data in un timestamp Unix
Belirli bir tarihi Unix zaman damgası biçimine dönüştürünKonvertiere ein gegebenes Datum zu Unixzeit
Belirli bir tarihi Unix zaman damgası biçimine dönüştürün특정 날짜를 Unix 타임스탬프 형식으로 변환
Bir daha görüştüğümüzde isyancı damgasıyla bir ceset torbasında olursan bana hesap vereceksin.Hvis du ligger i en ligpose stemplet som en rebel, næste gang vi ses, - - så får du med mig at bestille.

İlgili Sayfalar