Kan damarı içini döşeyen hücreleri (endotel) de içeriye yerleştiriyorsunuz.Зсередини накладаються судинні клітини.
Kan damarı içini döşeyen hücreleri (endotel) de içeriye yerleştiriyorsunuz.Сосудистые выстилающие клетки внутри.
Kan damarı içini döşeyen hücreleri (endotel) de içeriye yerleştiriyorsunuz.ועכשיו יש לכם את השלד המלא. אתם שמים את זה במתקן דמוי התנור הזה
Kan damarı içini döşeyen hücreleri (endotel) de içeriye yerleştiriyorsunuz.و نضع طبقة الخلايا المبطنة للوعاء الدموي في الداخل.
Kan damarı içini döşeyen hücreleri (endotel) de içeriye yerleştiriyorsunuz.細胞が植え付けられた骨組みを
Kan damarlarını dikmek için, günümüzde halen kullanılmakta olan bir teknoloji geliştirdi.Egli aveva di fatto concepito alcune delle stesse tecnologie usate oggi per suturare i vasi sanguigni.
Kan damarlarını dikmek için, günümüzde halen kullanılmakta olan bir teknoloji geliştirdi.El a conceput unele tehnologii similare cu cele utilizate azi pentru suturarea vaselor de sânge.
Kan damarlarını dikmek için, günümüzde halen kullanılmakta olan bir teknoloji geliştirdi.Ele intuiu algumas das mesmas tecnologias utilizadas hoje para suturar vasos sanguíneos.
Kan damarlarını dikmek için, günümüzde halen kullanılmakta olan bir teknoloji geliştirdi.En realidad ideó algunas de las mismas tecnologías usadas hoy para suturar vasos sanguíneos.
Kan damarlarını dikmek için, günümüzde halen kullanılmakta olan bir teknoloji geliştirdi.Er entwickelte einige derselben Technologien, mit denen man heute Blutgefäße näht.
Kan damarlarını dikmek için, günümüzde halen kullanılmakta olan bir teknoloji geliştirdi.오늘날에도 혈관 봉합에 사용되는 몇 가지 기술을 저분이 실제 개발했죠.
Kan damarlarını dikmek için, günümüzde halen kullanılmakta olan bir teknoloji geliştirdi.Ông là người đã phát minh ra các kỹ thuật được dùng để khâu các mạch máu ngày nay.
Kan damarlarını dikmek için, günümüzde halen kullanılmakta olan bir teknoloji geliştirdi.Ve skutečnosti vynalezl některé z technologií, které dnes používáme k sešívání cév.
Kan damarlarını dikmek için, günümüzde halen kullanılmakta olan bir teknoloji geliştirdi.Wynalazł on właściwie metodę stosowaną dzisiaj, zszywania naczyń krwionośnych.
Kan damarlarını dikmek için, günümüzde halen kullanılmakta olan bir teknoloji geliştirdi.Той всъщност създаде някои от същите технологии, използвани днес за зашиване на кръвоносните съдове.
Kan damarlarını dikmek için, günümüzde halen kullanılmakta olan bir teknoloji geliştirdi.Фактически он изобрёл некоторые из технологий, используемых сегодня для сшивания кровеносных сосудов,
Kan damarlarını dikmek için, günümüzde halen kullanılmakta olan bir teknoloji geliştirdi.הוא המציא חלק מהטכנולוגיות המשמשות עד היום לתפירת כלי דם.
Kan damarlarını dikmek için, günümüzde halen kullanılmakta olan bir teknoloji geliştirdi.ولقد ابتكر بالفعل بعض الوسائل التكنولوجية المستخدمة اليوم في خياطة الأوعية الدموية.
Kan damarlarını dikmek için, günümüzde halen kullanılmakta olan bir teknoloji geliştirdi.方法を彼は考案しています 現在使われている血管移植片も
Kan damarlarını kendi amaçları için ele geçiyor.Arrebatando todos los vasos sanguíneos para sí mismo.
Kan damarlarını kendi amaçları için ele geçiyor.Daher sind sie beinahe egoistisch. Sie schnappen sich die Blutgefäße selbst.
Kan damarlarını kendi amaçları için ele geçiyor.Está a atrair os vasos sanguíneos.
Kan damarlarını kendi amaçları için ele geçiyor.Il accapare les vaisseaux sanguins pour son usage.
Kan damarlarını kendi amaçları için ele geçiyor.Muşchiul înhaţă vasele de sânge pentru sine.
Kan damarlarını kendi amaçları için ele geçiyor.Nó muốn các mạch máu cho bản thân mình.
Kan damarlarını kendi amaçları için ele geçiyor.Si tiene i propri vasi sanguigni per se stesso.
Kan damarlarını kendi amaçları için ele geçiyor.Ze eist haar bloedvaten zelf op.
Kan damarlarını kendi amaçları için ele geçiyor.Αρπάζουν τα αιμοφόρα αγγεία για δική τους χρήση.
Kan damarlarının en dikkat çekici özelliği, içindeki büyüdükleri ortama ayak uydurabilmeleri.Acum, chestia remarcabilă despre vasele sanguine este abilitatea de a se adapta oricărui mediu în care cresc.
Kan damarlarının en dikkat çekici özelliği, içindeki büyüdükleri ortama ayak uydurabilmeleri.Điều kỳ diệu của các mạch máu là chúng có khả năng thích nghi với bất kỳ môi trường phát triển nào.
Kan damarlarının en dikkat çekici özelliği, içindeki büyüdükleri ortama ayak uydurabilmeleri.Huikea seikka verisuonista on, että niillä on kyky sopeutua mihin tahansa kasvuympäristöön.
Kan damarlarının en dikkat çekici özelliği, içindeki büyüdükleri ortama ayak uydurabilmeleri.혈관에 대해 주목할만한 것은 혈관이 자라고 있는 환경이 어떻든지 간에 적응할 수 있는 능력이 있다는 것 입니다.
Kan damarlarının en dikkat çekici özelliği, içindeki büyüdükleri ortama ayak uydurabilmeleri.L'aspetto notevole dei vasi sanguigni è la loro capacità di adattarsi, in qualunque ambiente crescano.
Kan damarlarının en dikkat çekici özelliği, içindeki büyüdükleri ortama ayak uydurabilmeleri.Na cévách je pozoruhodné, že mají schopnost přizpůsobit se jakémukoliv prostředí, v němž rostou.
Kan damarlarının en dikkat çekici özelliği, içindeki büyüdükleri ortama ayak uydurabilmeleri.Namost a lenyűgöző dolog a vérerekben, hogy alkalmazkodni tudnak minden környezethez, amiben nőnek.
Kan damarlarının en dikkat çekici özelliği, içindeki büyüdükleri ortama ayak uydurabilmeleri.Niezwykłą cechą naczyń krwionośnych jest to, że mają zdolność do przystosowania się do środowiska w którym są.
Kan damarlarının en dikkat çekici özelliği, içindeki büyüdükleri ortama ayak uydurabilmeleri.O aspecto notável dos nossos vasos capilares é a capacidade de adaptação ao ambiente que os involve
Kan damarlarının en dikkat çekici özelliği, içindeki büyüdükleri ortama ayak uydurabilmeleri.Posebnost krvnih žil je, da se lahko prilagodijo okolju, v katerem rastejo.
Kan damarlarının en dikkat çekici özelliği, içindeki büyüdükleri ortama ayak uydurabilmeleri.Забележителното нещо за кръвоносните съдове е, че са способни да се адаптират към средата, в която се намират.
Kan damarlarının en dikkat çekici özelliği, içindeki büyüdükleri ortama ayak uydurabilmeleri.עובדה יוצאת דופן אודות כלי הדם, היא שיש להם את היכולת להסתגל לסביבה בה הם גדלים.
Kan damarlarının en dikkat çekici özelliği, içindeki büyüdükleri ortama ayak uydurabilmeleri.الآن أهم ما نلاحظه عن الوعية الدموية هو أنها لديها القدرة على التكيف مع البيئة التي تنمو فيها أيا كانت.
Kan damarlarının en dikkat çekici özelliği, içindeki büyüdükleri ortama ayak uydurabilmeleri.血管が生成されるいかなる環境にも 順応することです 肝臓では血液を
Kanım damarlarımda böyle dans etmeyeli çok oldu!Det är länge sen blodet dansade i mina vener så här!
Kanım damarlarımda böyle dans etmeyeli çok oldu!Det er længe siden, at mit blod kogte sådan!
Kanım damarlarımda böyle dans etmeyeli çok oldu!È da molto tempo che il sangue non mi danzava così nelle vene!
Kanım damarlarımda böyle dans etmeyeli çok oldu!¡Hacía tiempo que no me movía así!
Kanım damarlarımda böyle dans etmeyeli çok oldu!Há muito tempo que o sangue não me corria assim nas veias!
Kanım damarlarımda böyle dans etmeyeli çok oldu!Już dawno krew mi tak nie tańczyła w żyłach.
Kanım damarlarımda böyle dans etmeyeli çok oldu!Vereni ei ole aikoihin tanssinut suonissani näin.
Kanım damarlarımda böyle dans etmeyeli çok oldu!Καιρό έχει να χορέψει έτσι το αίμα στις φλέβες μου!
Kanım damarlarımda böyle dans etmeyeli çok oldu!Давно уже кровь так не играла в моих жилах!
Kanın atar damardan toplar damara ne hızda geçiyor? Bilmiyorum.Quanto veloce è il sangue che va dalle vene alle arterie.Non lo so.
Kilüs borusu, yiyecekleri kılcal damarlara aktarıyor ve de sindirilen besinler kana karışıyor.La estructura de cada vellosidad contiene un capilar y un lacteal para recoger los nutrientes de la digestión.
Kilüs borusu, yiyecekleri kılcal damarlara aktarıyor ve de sindirilen besinler kana karışıyor.La struttura di ogni villo contiene un capillare e vasi chilliferi per prendere i nutrienti della digestione.
Kilüs borusu, yiyecekleri kılcal damarlara aktarıyor ve de sindirilen besinler kana karışıyor.В сърцевината на всяка вила има капиляри и лимфни съдове, които поемат хранителните вещества.
Kilüs borusu, yiyecekleri kılcal damarlara aktarıyor ve de sindirilen besinler kana karışıyor.消化された栄養分を摂取する 栄養分は体内の他の細胞へ搬送される
Kılcal oksijen olsun bu kılcal damarların Yani.Aceste capilare - in capilare avem oxigen.
Kılcal oksijen olsun bu kılcal damarların Yani.Estes capilares - nestes capilares ainda temos oxigênio.
Kılcal oksijen olsun bu kılcal damarların Yani.Jadi ini kapiler - di kapiler kita mendapatkan oksigen.
Kılcal oksijen olsun bu kılcal damarların Yani.이게 산소를 포함하는 피가 흐르는 모세혈관이고