Esnek, şeffaf kan damarları.Vasos sanguíneos flexíveis e limpos.
Esnek, şeffaf kan damarları.Ήταν εύκαμπτα, ευδιάκριτα αιμοφόρα αγγεία.
Esnek, şeffaf kan damarları.Гибкие, чистые кровеносные сосуды.
Esnek, şeffaf kan damarları.Имаше гъвкави, чисти кръвоносни съдове.
Esnek, şeffaf kan damarları.הם היו כלי דם גמישים, ושקופים.
Esnek, şeffaf kan damarları.كانت مرنة .. اوعية دموية واضحة
Esnek, şeffaf kan damarları.これがはじめて恐竜から得られた軟組織です
Evet, bu iyi bir gözlem. Hepsi için birçok damar var.Dobrý postřeh.
Evet, bu iyi bir gözlem. Hepsi için birçok damar var.Si, es una buena observación.
Evet, bu iyi bir gözlem. Hepsi için birçok damar var.Tak, dobre spostrzeżenie.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Dla dobra Gilraeny mam nadzieję, że w twych żyłach płynie krew twego ojca.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Espero por el bien de Gilraen que tu padre tenga sangre en sus venas.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Eu espero pelo bem de Gilraen que o sangue de seu pai corra por suas veias.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.För Gilraens skull hoppas jag... att din faders blod flyter i dina ådror.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Gilraen érdekében remélem, hogy apád vére folyik benned.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Ik hoop voor Gilraen dat uw vaders bloed door uw aderen stroomt.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Jeg håber for Gilraens skyld at din faders blod flyder i dine åre.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.J'éspère, pour le salut de Gilraen, que le sang de votre père coule dans vos veines.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Kvôli Gilraen dúfam, že v tvojích žilách koluje krv tvojho otca.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Kvůli Gilraen doufám, že ve tvých žilách koluje krev tvého otce.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Spero solo che per il bene di Gilraen Il sangue di vostro padre scorra anche nelle vostre vene.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Um Gilraens willen hoffe ich, dass das Blut Eures Vaters in Euren Venen fließt.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Ελπίζω, για το καλό της Γκιλράεν, το αίμα του πατέρα σου να κυλά στις φλέβες σου.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.Думая о благе Гилраэнь, надеюсь, что ты воистину сын своего отца.
Gilraen'in hatrına umarım babanın kanları damarlarında akmaktadır.父上に相応しくあられよ もし 民を裏切れば-
Glükoz hücrelere kan damarları ile taşınır.A glukóza sa dostáva do buniek prostredníctvom krvného obehu.
Glükoz hücrelere kan damarları ile taşınır.A glükózt a vér áramlása juttatja a sejtekhez.
Glükoz hücrelere kan damarları ile taşınır.Det enda problemet med det, och det är ett stort problem, är att det inte finns något insulin i blodet.
Glükoz hücrelere kan damarları ile taşınır.E il glucosio viene spedito alle cellule attraverso il flusso sanguigno.
Glükoz hücrelere kan damarları ile taşınır.El único problema aquí, y es uno bien grande, es que no hay insulina en la circulación.
Glükoz hücrelere kan damarları ile taşınır.Het enige probleem hier is, en dat is een groot probleem, is dat er geen insuline is in de bloedstroom.
Glükoz hücrelere kan damarları ile taşınır.그리고 포도당은 혈관을 타고 온몸의 세포로 이동합니다.
Glükoz hücrelere kan damarları ile taşınır.Le glucose est apporté aux cellules par la circulation sanguine.
Glükoz hücrelere kan damarları ile taşınır.Und Glukose kommt über den Blutkreislauf in die Zellen.
Glükoz hücrelere kan damarları ile taşınır.Достига до клетките посредством кръвообращението.
Glükoz hücrelere kan damarları ile taşınır.גלוקוז מועבר אל התאים דרך זרם הדם. עכשיו אני מצייר זרם דם
Glükoz hücrelere kan damarları ile taşınır.ويتم ايصال الجلكوز الي الخليه عن طريق مجرى الدم. هذا هنالك, انا ارسم وعاء دموي وهو
Glükoz hücrelere kan damarları ile taşınır.細胞のところを血がとおってます 血の流れはこちら(上)に向かっています
Hemen yanında kan taşıyan kılcal damarlar var.A pak máte vlásečnice, které vedou hned vedle ní.
Hemen yanında kan taşıyan kılcal damarlar var.Apoi avem un capilar chiar lângă ea.
Hemen yanında kan taşıyan kılcal damarlar var. Bunu daha nötr bir renkle gösterelim.En dan heb je een haarvat er meteen langs zitten.
Hemen yanında kan taşıyan kılcal damarlar var. Bunu daha nötr bir renkle gösterelim.Y luego tienes un capilar de funcionamiento justo al lado.
Hemen yanında kan taşıyan kılcal damarlar var.Dan kemudian Anda memiliki kapiler berjalan di sebelah kanan itu.
Hemen yanında kan taşıyan kılcal damarlar var.E eu tenho um capilar corrento aqui juntinho a isto.
Hemen yanında kan taşıyan kılcal damarlar var.E poi avete il diritto capillare in esecuzione accanto.
Hemen yanında kan taşıyan kılcal damarlar var.바로 옆엔 모세혈관이죠
Hemen yanında kan taşıyan kılcal damarlar var.Tuz obok biegnie naczynie włosowate.
Hemen yanında kan taşıyan kılcal damarlar var.Und da läuft gleich eine Capillare entlang.
Hemen yanında kan taşıyan kılcal damarlar var.Возле мембраны находится капилляр.
Hemen yanında kan taşıyan kılcal damarlar var.Поблизу мембрани знаходиться капіляр.
Hemen yanında kan taşıyan kılcal damarlar var.ואז ישנם נימים שעוברים ממש לידה
Her nabız atışı, liflerin sıraya geçmesini sağlayarak damarları güçlendiriyor.Esse sono sottoposte a impulsi che aiutano ad allineare le fibre e rafforzare i vasi.
Her nabız atışı, liflerin sıraya geçmesini sağlayarak damarları güçlendiriyor.Están sujetas a pulsos que ayuda a alinear las fibras y fortalecer los vasos.
Her nabız atışı, liflerin sıraya geçmesini sağlayarak damarları güçlendiriyor.Mereka dikenakan pulsa yang membantu untuk melapisi serat dan memperkuat pembuluh.
Her nabız atışı, liflerin sıraya geçmesini sağlayarak damarları güçlendiriyor.O tópico... e a fibra e a tensão da...
Her nabız atışı, liflerin sıraya geçmesini sağlayarak damarları güçlendiriyor.Установен е пулсът в тях, което помага за подредбата на фибрите и подсилване на кръвните съдове.
Heykeltraşlık da elbette, bütün bunların can damarı el emeğinin arabalarımızda yerini almasını sağlayan da o.Dit beeldhouwwerk is het hart van dit alles, en dat is wat het vakmanschap in onze auto's brengt.
Heykeltraşlık da elbette, bütün bunların can damarı el emeğinin arabalarımızda yerini almasını sağlayan da o.Esta escultura está no centro de tudo, é o que a arte manual põe nos nossos carros.
Heykeltraşlık da elbette, bütün bunların can damarı el emeğinin arabalarımızda yerini almasını sağlayan da o.Ez a forma természetesen az egésznek a szívében van, és valójában ettől lesznek az autóink mesterművek.
Heykeltraşlık da elbette, bütün bunların can damarı el emeğinin arabalarımızda yerini almasını sağlayan da o.이 조각은, 당연히, 그 모든 것의 중심에 있습니다 그리고 이것이야 말로 바로 차에 장인의 손길을 닿게 하는 것입니다