Ana içeriğe geç
Sözlük

damar ile cümle

damar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Damarlı bitkiler (799)Cievnaté rastliny (799)
Damarlı bitkiler (799)Kärlväxter (799)
Damarlı bitkiler (799)Plantes vasculaires (799)
Damarlı bitkiler (799)Putkilokasvit (799)
Damarlı bitkiler (799)Rośliny naczyniowe (799)
Damarlı bitkiler (799)Vaatplanten (799)
Damarlı bitkiler (799)Višje rastline (799)
Damarlı bitkiler (799)Αγγειώδη φυτά (799)
Damarsız bitkiler (92)Cévnaté rostliny (92)
Damarsız bitkiler (92)Ei-putkilokasvit (92)
Damarsız bitkiler (92)Gefäßpflanzen (92)
Damarsız bitkiler (92)Icke kärlväxter (92)
Damarsız bitkiler (92)Necievnaté rastliny (92)
Damarsız bitkiler (92)Niet-vasculaire planten (92)
Damarsız bitkiler (92)Nižje rastline (92)
Damarsız bitkiler (92)Rośliny niższe (92)
Damarsız bitkiler (92)Μη-αγγειώδη φυτά (92)
Damar tıkanıklığı ile karşılaşması kaçınılmaz.Ada kemungkinan untuk itu berubah menjadi serangan jantung.
Damar tıkanıklığı ile karşılaşması kaçınılmaz.Så finns det mer än en chans att det blir till en hjärtattack.
Damar tıkanıklığı ile karşılaşması kaçınılmaz.Sind dann da mehr Chancen,dass es sich zu einer Herzinfakt entwickelt.
Damar tıkanıklığı ile karşılaşması kaçınılmaz.Sunt sanse sa aiba un infarct.
Damar tıkanıklığı ile karşılaşması kaçınılmaz.То шансы получения инфаркта увеличатся.
Damar tıkanıklığı ile karşılaşması kaçınılmaz.فهناك إحتمال كبير بأن يتحول إلى إنسداد في القلب
Damar tıkanıklığı ile karşılaşması kaçınılmaz.そうなったら 手術の可能性も...
Damar tıkanıklığına dönüşeceğini düşünmüyorum.Ich denke nicht,dass es zu einem Herzinfakt entwickelt.
Damar tıkanıklığına dönüşeceğini düşünmüyorum.Ik denk niet dat het een hartinfarct wordt.
Damar tıkanıklığına dönüşeceğini düşünmüyorum.JAg tror inte att det kommer å bli en hjärtattack.
Damar tıkanıklığına dönüşeceğini düşünmüyorum.Je ne pense pas que cela tournera en un infarctus du myocarde.
Damar tıkanıklığına dönüşeceğini düşünmüyorum.Kurasa itu tidak akan berubah menjadi serangan jantung.
Damar tıkanıklığına dönüşeceğini düşünmüyorum.Non penso che si trasformerà in un infarto cardiaco.
Damar tıkanıklığına dönüşeceğini düşünmüyorum.Nu cred ca se va transforma intr-un infarct.
Damar tıkanıklığına dönüşeceğini düşünmüyorum.Tôi không nghĩ đó là nhồi máu cơ tim.
Damar tıkanıklığına dönüşeceğini düşünmüyorum.Δεν πιστεύω ότι θα μετατραπεί σε καρδιακό.
Damar tıkanıklığına dönüşeceğini düşünmüyorum.Не думаю, что это обернется инфарктом.
Damar tıkanıklığına dönüşeceğini düşünmüyorum.لا أعتقد بأنها ستتحول إلى إنسداد في القلب
Damar tıkanıklığına dönüşeceğini düşünmüyorum.だが これからも無理を続けるようなら
Diyelim ki alveolün yüzeyinin sağında duran kılcal damarlar var.Also haben wir eine Kapillare die gleich hier direkt an der Oberfläche langgeht.
Diyelim ki alveolün yüzeyinin sağında duran kılcal damarlar var.Die geef ik ee neutrale kleur.
Diyelim ki alveolün yüzeyinin sağında duran kılcal damarlar var.여기 모세혈관이 표면을 지납니다
Diyelim ki alveolün yüzeyinin sağında duran kılcal damarlar var.Modo da avere una capillare che è forse in esecuzione a destra lungo la superficie.
Diyelim ki alveolün yüzeyinin sağında duran kılcal damarlar var.Permítanme hacer eso en un color neutro.
Diyelim ki alveolün yüzeyinin sağında duran kılcal damarlar var.Капіляр проходить вздовж поверхні.
Diyelim ki alveolün yüzeyinin sağında duran kılcal damarlar var.Прямо рядом с мембраной проходит капилляр.
Diyelim ki alveolün yüzeyinin sağında duran kılcal damarlar var.אז יש נים שעובר ממש ליד שטח הפנים.
Dolayısıyla, vücudun, herhangi bir zamandaki damar miktarını düzenleyebilme becerisi var.Ainsi donc, le corps a la capacité de réguler la quantité de vaissaux sanguins présents à un moment donné.
Dolayısıyla, vücudun, herhangi bir zamandaki damar miktarını düzenleyebilme becerisi var.Deci corpul are abilitatea de a regla cantitatea de vase sanguine prezente în orice moment.
Dolayısıyla, vücudun, herhangi bir zamandaki damar miktarını düzenleyebilme becerisi var.De modo que el cuerpo puede regular la cantidad de vasos sanguíneos presentes en cada momento.
Dolayısıyla, vücudun, herhangi bir zamandaki damar miktarını düzenleyebilme becerisi var.Der Körper hat also die Fähigkeit, die Anzahl der Blutgefässe jederzeit zu regulieren.
Dolayısıyla, vücudun, herhangi bir zamandaki damar miktarını düzenleyebilme becerisi var.Elimistöllä on kyky säädellä kulloinkin olemassa olevien verisuonten määrää.
Dolayısıyla, vücudun, herhangi bir zamandaki damar miktarını düzenleyebilme becerisi var.Het lichaam is dus in staat om de hoeveelheid bloedvaten op elk ogenblik te regelen.
Dolayısıyla, vücudun, herhangi bir zamandaki damar miktarını düzenleyebilme becerisi var.Il corpo, dunque, ha la capacità di regolare la quantità di vasi sanguigni presenti in ogni dato momento.
Dolayısıyla, vücudun, herhangi bir zamandaki damar miktarını düzenleyebilme becerisi var.몸은 언제라도 주어진 시간에 존재하는 혈관의 양을 조절할 수 있는 능력이 있습니다.
Dolayısıyla, vücudun, herhangi bir zamandaki damar miktarını düzenleyebilme becerisi var.Naše telo je torej zmožno uravnavati število krvnih žil.
Dolayısıyla, vücudun, herhangi bir zamandaki damar miktarını düzenleyebilme becerisi var.Tak więc ciało ma zdolność do regulacji ilości naczyń krwionośnych w danym momencie.
Dolayısıyla, vücudun, herhangi bir zamandaki damar miktarını düzenleyebilme becerisi var.Tehát a test mindenkor szabályozni tudja a jelenlévő erek számát egy bizonyos időben.
Dolayısıyla, vücudun, herhangi bir zamandaki damar miktarını düzenleyebilme becerisi var.Tělo má tedy schopnost určovat, kolik cév v sobě v určitý čas má.
Dolayısıyla, vücudun, herhangi bir zamandaki damar miktarını düzenleyebilme becerisi var.Tubuh memiliki kemampuan mengatur jumlah pembuluh darah yang ada setiap waktu.
Dolayısıyla, vücudun, herhangi bir zamandaki damar miktarını düzenleyebilme becerisi var.Vì vậy, cơ thể có khả năng điều hòa số lượng mạch máu hiện hữu tại mọi thời điểm.
Dolayısıyla, vücudun, herhangi bir zamandaki damar miktarını düzenleyebilme becerisi var.Така че тялото може да регулира количеството кръвоносни съдове в себе си по всяко време.
Dolayısıyla, vücudun, herhangi bir zamandaki damar miktarını düzenleyebilme becerisi var.Так организм осуществляет регуляцию количества кровеносных сосудов в любой момент времени.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod