Çizgili kas dokusunu baktığımızda, dokunun içine giren bir çok kan damarı olduğunu görüyoruz.là có rất nhiều mạch máu tới đó.
Çizgili kas dokusunu baktığımızda, dokunun içine giren bir çok kan damarı olduğunu görüyoruz.lorsque vous considérez le muscle squelettique, il y a de nombreux vaisseaux sanguins qui irriguent le muscle.
Çizgili kas dokusunu baktığımızda, dokunun içine giren bir çok kan damarı olduğunu görüyoruz.Первое, что ты думаешь при взгляде на скелетные мышцы, - это огромное количество кровеносных сосудов.
Çizgili kas dokusunu baktığımızda, dokunun içine giren bir çok kan damarı olduğunu görüyoruz.שכשחושבים על רקמת שריר שלדי, ישנם הרבה כלי דם שמגיעים אליה.
Çizgili kas dokusunu baktığımızda, dokunun içine giren bir çok kan damarı olduğunu görüyoruz.انّك عند التفكير بالعضلات الهيكليه، هناك الكثير من الاوعيه الدمويه الى هذه العضلات.
Çizgili kas dokusunu baktığımızda, dokunun içine giren bir çok kan damarı olduğunu görüyoruz.沢山の血管が骨格筋へ向かっているということです それで最初に考えさせられるのは 腫瘍細胞にとって
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Als je namelijk door je nagels kijkt kun je bloedvaten zien.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.왜냐하면 당신의 손톱을 들여다보면 알 수 있듯이 혈관을 볼 수 있기 때문입니다.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Mivel valójában, amikor átnézel a körmödön, láthatóak a vérerek.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Parce que, si vous regardez à travers vos ongles, vous pouvez voir des vaisseaux sanguins.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Perchè se si guarda attraverso le unghie, si vedono vasi saguigni
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Ponieważ patrząc przez paznokcie można spostrzec naczynia krwionośne.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Porque, se observarmos atentamente as unhas, podemos ver os vasos sanguíneos.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Vì, khi nhìn qua móng tay, bạn có thể thấy các mạch máu.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Ya que, cuando miras a través de las uñas, puedes ver los vasos sanguíneos.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.Защото наблюдавайки ноктите си може да видите кръвните съдове.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.בגלל, שאתה יכול למעשה להסתכל מבעד לציפורניים שלך, אתה יכול לראות כלי דם.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.لأنك لو نظرت خلال أظافرك يمكنك رؤية الأوعية الدموية.
Çünkü, aslında tırnak yataklarınıza bakarsanız oradaki kan damarlarını da görebilirsiniz.血管が見えれば マラリアも見ることができるはずです
Çünkü bazı yıllarda sadece damardan uyuşturucu kullananlar test edilmiştir.Denn in manchen Jahren waren es nur Drogenabhängige, die getestet wurden.
Çünkü bazı yıllarda sadece damardan uyuşturucu kullananlar test edilmiştir.Deoarece în alţi ani singurele persoane testate au fost utilizatorii de droguri cu administrare intravenoasă.
Çünkü bazı yıllarda sadece damardan uyuşturucu kullananlar test edilmiştir.왜냐하면 다른 해에는 IV 약물 복용자들만이 실험 대상이 되었던 적도 있기 때문이지요.
Çünkü bazı yıllarda sadece damardan uyuşturucu kullananlar test edilmiştir.Karena pada beberapa tahun orang yang diuji hanyalah pengguna obat-obatan IV.
Çünkü bazı yıllarda sadece damardan uyuşturucu kullananlar test edilmiştir.Mert más években meg csak intravénás droghasználókról van adat.
Çünkü bazı yıllarda sadece damardan uyuşturucu kullananlar test edilmiştir.Omdat in sommige jaren de enige geteste mensen injecterende drugsgebruikers zijn.
Çünkü bazı yıllarda sadece damardan uyuşturucu kullananlar test edilmiştir.Parce que, certaines années, seuls les drogués par intraveineuse ont été dépistés.
Çünkü bazı yıllarda sadece damardan uyuşturucu kullananlar test edilmiştir.Perché in alcuni anni le sole persone testate erano tossicodipendenti.
Çünkü bazı yıllarda sadece damardan uyuşturucu kullananlar test edilmiştir.W niektórych latach badano tylko narkomanów.
Çünkü bazı yıllarda sadece damardan uyuşturucu kullananlar test edilmiştir.Ya que en algunos años, la única población examinada son adictos a drogas intravenosas.
Çünkü bazı yıllarda sadece damardan uyuşturucu kullananlar test edilmiştir.Защото в някои години , единствените хора тествани за СПИН са ползващите наркотици.
Çünkü bazı yıllarda sadece damardan uyuşturucu kullananlar test edilmiştir.Потому что в прошлые года единственными тестируемыми были люди, принимающие лекарства внутривенно.
Çünkü bazı yıllarda sadece damardan uyuşturucu kullananlar test edilmiştir.מכיוון שבשנים מסויימות האוכלוסיה היחידה שנבדקה היא משתמשי סמים.
Çünkü bazı yıllarda sadece damardan uyuşturucu kullananlar test edilmiştir.لأن في بعض الأعوام تم عمل تحاليل للأشخاص الذين يتعاطون المخدرات عبر الحقن الوريدية
Çünkü bazı yıllarda sadece damardan uyuşturucu kullananlar test edilmiştir.時には麻薬中毒者だけ
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Ces rivières sont vitales pour les populations qui habitent sur les rives.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Denn diese Flüsse sind die Lebensader von allen, die an ihren Ufern leben.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.왜냐 하면 이 강들은 그들의 모든 경로와 더불어 사람들의 생명혈액이기 때문입니다.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Mert ezek a folyók éltetik a partjuk mentén élő összes embert.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Omdat deze rivieren de levensader zijn van de mensen erlangs.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Pentru că aceste râuri sunt esențiale pentru oamenii care locuiesc de-a lungul lor.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Perché questi fiumi sono linfa vitale per gli esseri umani lungo tutto il loro corso.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Porque estos ríos son el alma de la gente a lo largo de su curso.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Vì những con sông này là mạch máu với cư dân sống quanh dòng chảy của nó.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Επειδή αυτά τα ποτάμια είναι πηγή ζωής για τους ανθρώπους, που ζουν κατά μήκος τους.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Защото тези реки са жизнената кръв на хората по цялото си течение.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.Потому что эти реки служат людям источником жизненной силы на протяжении всей жизни.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.מכיוון שהנהרות הללו הן מקור חיים עבור האנשים שחיים לידם.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.لأن هذه الأنهار هي شريان الحياة لجميع الناس على طول مسارها.
Çünkü bu nehirler, nehir boyunda yaşayan insanların can damarlarıdır.これらの質問に答えるべく
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Denn er fliesst in den Adern, er ist in den Lungen, dieser Wunsch, dieser Drang.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Mert az ereinkben folyik, a tüdőnkben áramlik. Ez a vágy, ez a sürgetés.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Omdat het in de aderen stroomt, is het in de longen, dit verlangen, deze drang.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Pentru că îți curge prin vene, este în plămânii tăi aceasta dorință, acest imbold.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Porque está flotando en las venas, está en los pulmones, este deseo, esta urgencia.
Çünkü o insanın damarlarında akar, ciğerlerindedir, o arzu, o dürtü...Γιατί ρέει μέσα στις φλέβες, είναι μέσα στους πνεύμονες, αυτή η επιθυμία, αυτή η ορμή.
Daha az para ise, Bu sistem dışında can damarı emme gibi.Εάν υπάρχουν λιγότερα χρήματα, είναι σαν το πιπίλισμα το αίμα από το σύστημα.
Daha sonra bu iskeleti karaciğer hücreleri ile dolduruyoruz, böylece organdaki damar ağını korumuş oluyoruz.A questo punto possiamo inserire le cellule nel fegato conservando le ramificazioni dei vasi sanguigni.
Daha sonra bu iskeleti karaciğer hücreleri ile dolduruyoruz, böylece organdaki damar ağını korumuş oluyoruz.Chúng tôi sẽ phủ đầy khung xương này với tế bào, mà vẫn bảo vệ những mạch máu.
Daha sonra bu iskeleti karaciğer hücreleri ile dolduruyoruz, böylece organdaki damar ağını korumuş oluyoruz.Depois, podemos impregnar o fígado com células, preservando a árvore de vasos sanguíneos.
Daha sonra bu iskeleti karaciğer hücreleri ile dolduruyoruz, böylece organdaki damar ağını korumuş oluyoruz.En dan kunnen we die lever weer laten volgroeien met cellen, en zo de bloedvatenboom behouden.