Ana içeriğe geç
Sözlük

dam ile cümle

dam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Lillard kimdir?, Damian Lillard hakkındaLillard má jedného syna - Damiana Lillarda juniora.
Damarlar tüm vücuda dağıtır.Je dôležité natrieť celé telo.
Damar sertliğinde destekleyici ürün olarak kullanılır.V prípade núdze sa dala použiť ako pomocná nádrž.
Bu olaydan sonra da Damageplan dağıldı.To sa dialo, keď Dinamo prehrávalo.
Cuma günü damat evinde yemek verilir, hazırlıklar yapılmaya başlar.V piatok sa začne ďalšia charitatívna zbierka na pomoc deťom .
Damat tıraşı yapılır ondan sonra konvoy halinde gelin almaya gidilir.Dievča však dostane nápad a taxíkom príde na miesto koncertu.
Mamilius, eski Roma kralı Lucius Tarquinius Superbus'un damadıydı.Znásilnil ju syn rímskeho kráľa Lucia Tarquinia Superba Sextus.
Damga Vergisi KanunuProgresívna daň Daň z hlavy
Beşinci sezona iki büyük ölüm damgasını vurur.Piaty hrací deň priniesol dve prekvapenia.
Düğün sabahı, damat kendisi tıraş olur ve yıkanır.Paľo išiel domov umyť sa a prezliecť.
Sonraları flamlar makina damgalarında da sıklıkla kullanılmıştır.Zdvíhacie dvere sa často používajú v garážach.
Doktor, bir damla balçık bulur.Prvý nájde Naruta Iruka.
Üçüncü Avril Lavigne albümü olan The Best Damn Thing, 17 Nisan 2007'de çıktı.The Best Damn Thing je tretí štúdiový album kanadskej speváčky Avril Lavigne, ktorý vydala v apríli 2007.
Çoğunlukla Damat Ferit ve Güdük Necmi ile gezer.Väčšinu času a rada cmúľa cumlík.
938 yılında, Saksonya'da zengin bir gümüş maden damarı bulundu.V roku 938 sa v saskom meste Rammelsberg podarilo objaviť bohatú žilu striebra.
Bu yöntemlerle çalışmada, kumaşa damlamadan taşıyabileceği kadar bir flotte aldırılmaktadır.Informujú nás, ako máme s takýmto obalom po použití nakladať.
Beş esas damardan üçü sırt tarafındadır.Na predných končatinách majú päť pazúrov, na zadných štyri.
Gerhard Berger üçüncülüğü ve Senna'nın takım arkadaşı Damon Hill dördüncü sırayı aldı.Gerhard Berger je osvojil tretje, Sennin moštveni kolega, Damon Hill, pa četrto štartno mesto.
55. Venedik Dükü Marino Faliero, başarısız bir askeri darbeden dolayı damnatio memoriae ile cezalandırıldı.55. beneški dož Marino Falero je bil obsojen na damnatio memoriae po spodletelem državnem udaru.
Kapalı dolaşım sisteminin ana yapıları kalp, kan ve kan damarlarıdır.Glavne sestavine človeškega srčnožilnega sistema so srce, kri in krvne žile.
Lenf damarları, yolları üzerinde bulunan lenf düğümlerine uğrarlar.Te (umetne) njive so nad glavami tistih, ki se sprehajajo skozi stebre.
Kılcal damarlar, venöz sisteme kan getirmek için birleşir.Kapilare se združijo in prenesejo kri v venski sistem.
Döneme damgasını vuran ürün Atari firmasının piyasaya sürüdğü Atari 2600 model oyun konsoludur.Na domačem trgu je Atari 2600 uporabljal televizijski razdelilnik.
İrlanda viskisinde 3 kere damıtılma yapılır.Poleg tega je večina irskih viskijev trikrat destilirana.
Tatillerini ailesi ve amcasıyla birlikte Marche Les Dames'de geçiriyordu.Hčerka je bila na počitnicah pri stricu.
Erişim tarihi: 16 Aralık 2010. ^ Singing comeback for Dame Julie.Pridobljeno dne 16. december 2010. Dama Julie ponovno prične peti.
Soyutlanmış küçük karanlık bulutsular, Bart damlacıkları olarak bilinir.Izolirane majhne temne meglice se imenujejo Bokove krogle.
Ağır düz damlar için ahşap dikmeler kullanıldığı anlaşılmaktadır.Za kurjavo se uporabljajo trde vrste lesa.
Dambulla, Sri Lanka'daki en büyük ve en iyi korunmuş mağara tapınağı kompleksidir.Dambulla je največji in najbolje ohranjen jamski kompleks v Šrilanki.
Keskinoğlu Tavukçuluk ve Damızlık İşl.Poznamo sladko in kislo sirotko.
Havzasının en yüksek noktası 3630 metre yükseklikteki Dammastock dağıdır.Najvišja točka je s 3.630 m visok Dammastock.
Gelin ve damat mutludurlar.Razen ženina in neveste so vsi veseli.
Fenolftalein damlatıldığında renk değiştirmezler.Pred zabubljanjem se barva gosenic spremeni.
1703-1730) ve sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa zamanına rastlar.(1703-1730) in soproga velikega vezirja Nevşehirli Damat İbrahim Paše.
Tüm damağı yalayacak şekilce ağzın içinde dolandırılır.Prepovedano je ponesrečencu dajati karkoli v usta.
DAMASCENE (11. yüzyıl).Mošeja Tornerías (11. stoletje).
Fakat kan damarda pıhtılaşırsa, ölümle sonuçlanabilir.V primeru, da pride do velike krvavitve, lahko sledi smrt.
Ardından Damar’a ulaştı.Potem se je vrnil v Damask.
Kılcal damar duvarları tek bir hücre tabakasından (endotel) oluşur.Stene kapilar so zgrajene le iz enega sloja endotelijskih celic.
KÖy meydanında damat giydirilir.Na trg prihajajo praznično oblečene ženske.
Bazen soğuk hava tabakası buluttaki su damlacıklarını doldurur.Včasih se prostor med trupoma zapolni z balastno vodo.
Erkek tarafında ise damat sabaha çıkarılır, yani damadın arkadaşları sabaha kadar eğlenir.Ko pride ženin na dan poroke po nevesto v vas, mu vaški fantje pred odhodom pripravijo šrango.
Damemon: Ewan'a yakın digimondur.Njegova enačba je Wienov približek.
Çin'deki yaklaşık 30.000 damarlı bitki çeşidinden Yünnan'de 17.000'den fazla mevcuttur.Od približno 30.000 vrst višjih rastlin na Kitajskem, jih ima Junan morda 17.000 ali več.
Damlar kiremitle örtülüydü.Pri kačah so zakrnele.
Kemerin damat tarafından bir düğün hediyesi olarak düğünde giyilmek üzere geline hediye ettiği öğrenildi.Namenjena je bila mladoporočencem ob porokah kot darilo.
Beş esas damardan üçü sırt tarafındadır.Približno pol novih kamnin nastane na vsaki strani hrbta.
Bu damarlar bazen birbirleriyle kesişmekte, ancak hiçbir zaman düzgün bir ağ oluşturmamaktadırlar.Včasih so se pisave delile v linearne (črtne) in nelinearne (nečrtne).
2000'de prodüktör Damon Thomas'la evlenip 2004'te boşandı.Leta 2000 se je poročila s filmskim režiserjem Damonom Santostefanom; ločila sta se leta 2004.
Sepetlerin yüzeyi damalı olup, kırmızı ve altın sarısı renklere sahiptir.Pijanci smrdijo po pijači in imajo rdeče in kalne oči.
1935-1950 yılları arasında bu ilçenin merkezi Damar iken sonradan Murgul olmuştur.V letih 1951−1953 se zato na tej skakalnici sploh ni skakalo.
Aile arasında yapılması düşünülen düğün, damadın ailesinin isteğiyle büyür.Poroka je veliko slavje, ki jo pripravi nevestina družina.
Damağın çoğu da kayıptır.Poslikana je bila tudi večina kipov.
Böylece damlaların düşüş hızı belirlenir.Hitrost zmaja se posledično zmanjša.
Kanımızın son damlasına kadar savaşmaya yemin etmiştik.Oba prisežeta smrt največjemu sovraž­niku njunega naroda.
Kondrüller erime veya asteroitlere katılmadan erimiş damlacıklar halinde oluşur.Hondrule se nastajale kot raztaljene ali delno raztaljene kapljice v vesolju preden so vrasle v asteroide.
Oysa bundan yüz, iki yüz yıl önce yeni evliler, damadın ya da gelinin ailesin yanında otururlardı.Tako je bilo dva ali tri mesece, saj je nevesti postajalo dolgčas.
Bart damlacıkları sıkça çift yıldızların veya çoklu yıldız dizgelerinin (sistemlerinin) oluşumuna neden olur.V Bokovih kroglah največkrat nastajajo sistemi z dvema ali več zvezdami.
Kar kalınlığı o kadar fazla idi ki köhne olan çatı ve damlar çöktū.Na drugi strani pa je bil sneg tako zbit, da so moški drseli navzdol po zadnjicah.
Singleları: Un ramito de violetas, Mi querida España ve Dama, dama ile bilinirdi.Stranske osebe so deklica, španska kraljica, pastir, kmet in vile sojenice.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dam ile cümle - Sayfa 49 - dam kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App