Ana içeriğe geç
Sözlük

dam ile cümle

dam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
"Kutsal Damacana 2: İtmen"."Szent Ágoston vallomásai." 2 Bde.
Damarlar tüm vücuda dağıtır.Sie sind über den gesamten Körper verteilt.
Damaksı sesleri göstermek için tercih edilir.Die kanonische Form wird für Darstellungen bevorzugt.
Pek çok ilk gün, özel gün ve ilk uçuş damgamızda resimli damga olarak nitelenebilir.Die sehr lange erste Rückenflosse und die erste Afterflosse können in Furchen zurückgelegt werden.
Matt Damon gibi aktörler ise başroldedir.Hauptdarsteller ist Matt Damon.
3 damıtımevine evsahipliği eden bölge.Die Fabrik mit der Haus-Nr.
Dönmez soyadı yine KONARlara damat gelerek soyadı değişmiştir.Nach dem Aufstieg wechselte Albay erneut zu Adıyamanspor.
Bazı özel üzümlerden yapılan şarapların damıtılmasıyla elde edilir.Diese werden aus Weintrauben besonderer Sorten gewonnen.
Bir insan yiyecekler ile birlikte yılda ortalama bir ilâ iki damla karminik asit tüketmektedir..Der durchschnittliche Mensch verbraucht ein bis zwei Tropfen Karminsäure jedes Jahr mit der Nahrung.
Bu durumun anlaşılması bardağı taşıran son damla oldu.Das ist die klare Schlussfolgerung dessen, was auf der Leinwand gezeigt wurde ...
Sonuç olarak, fonksiyonel sınıflandırmaya göre, arteriyoller dirençli damarlara refere edilir.Funktionell bezeichnet man Arteriolen daher als Widerstandsgefäße.
Çözelti karışımı damıtmayı sürdürerek, %96'dan daha saf etanol elde edilmesi mümkün değildir.So lässt sich durch Destillation Alkohol nur bis ca. 96 % Reinheit gewinnen.
Bütünüyle farklı nedenlerle olsa bile, top atışı öyle görünüyor ki bardağı taşıran damla olmuştu.Glücklicherweise waren alle so betrunken, dass die Schüsse alle bis auf einen in die Luft gingen.
Bu damarın ucu kördür ve içinde sürekli bir kan akışı yoktur.Gut verödete Venen sind dauerhaft verschlossen und stehen dem Blutfluss nicht mehr zur Verfügung.
Küçük kan damarları yetersizlikleri olabilir.Bagatellblutungen können unter Umständen unversorgt bleiben.
Keskinoğlu Tavukçuluk ve Damızlık İşl.C-Eierhuhn und Stolperhahn.
Cité ile Saint-Michel metro duraklarıyla Notre Dame Katedralı'na ulaşılabilir.Nach dem Tunnel de la Colle-Saint-Michel wird der Scheitelpunkt erreicht.
Öğleye doğru Damadı köy yunağına yıkamaya (Çimdirmeye) götürürler.Um 1 Uhr nachts soll der Hund von der Brücke in den Graben springen.
Arka tarafında Darphane-i Âmire'nin damgası bulunmaktadır.Auf der Rückseite sind Delfine zu sehen.
Bunun üzerine Damat Ferid Paşa tarafından görevinden alınmıştır.Hierfür wurde er vom Bistum Fulda kritisiert.
Bu işlem için en yaygın kullanılan yöntem ayrımsal damıtmadır.Ein anderer üblicher Begriff für derartigen Abfall ist Sonderabfall.
"Kamaz-5511" damperli kamyonların seri üretimine geçildi.Die hier aufgeführten Daten gelten für Fahrzeuge vom Typ KamAZ-5511.
Sonraları Damon Stryker'ın şimdiye kadar kullandığı en kötü isim olduğunu söylemiştir.Birgit Nilsson bezeichnete ihn als den besten Tristan, den sie je gehört habe.
Başımda yağmur damlası hissettim.J'ai senti une goutte de pluie sur ma tête.
Bir yağmur damlası hissettim.Je viens de sentir une goutte de pluie.
Son damlasına kadar içtim.J'ai bu jusqu'à la dernière goutte.
Papa Damasus'a yazdığı iki mektupta (Ep.Dans deux lettres au pape Damase (ep.
Bununla birlikte, Damyanah'ın kendisini en seçkin bir amiraldi.Néanmoins, c'est comme amiral que Damien se distingue le plus.
Tsate, kendisiyle ilgili neredeyse hiçbir şey bilinmeyen Damnaze'nin oğluydu.Tzath est le fils de Damnazès, de qui presque rien n'est connu.
4 Haziran 2017'de Dammam'daki Kral Fehd Uluslararası Havalimanı'nda gözaltına alındı ve tutuklandı.Le 4 juin 2017, elle a été arrêtée et détenue à l'aéroport international King Fahad de Dammam.
644/645: Valentinus'un damadı II. Konstans'a karşı giriştiği başarısız darbe girişimi.644/645 : Échec du coup d’État du général Valentin contre son gendre Constant II.
"I'll Be Damned" (Ek prodüksiyon) 06."짠해 (You're Pitiful)" 06.
18 Ekim - Jean-Claude Van Damme, Belçikalı oyuncu.18 octobre : Jean-Claude Van Damme, acteur belge.
Gelinle damadı dışarı çıkartır.La jeune mariée pleure.
Boyuna (kaideden uca uzanan) damarların hepsi trake taşır.Ils obtiennent tous des Alpenbecher (en fait des gobelets).
Kanımızın son damlasına kadar savaşmaya yemin etmiştik.Jurons-tous de défendre l'une et l'autre jusqu'à la dernière goutte de notre sang.
Rangiku Matsumoto ve muhtemelen bir Tessai Tsukabishi haricinde hiç kimse Orihime’nin damak tadını beğenmez.Mise à part Rangiku Matsumoto et éventuellement Tessai Tsukabishi, personne ne partage les goûts d'Orihime.
Adını da Damien Mizdow yapar.Il prend ainsi le nom de Damien Mizdow.
Şarkının video klibi Mart 2003'te Damon Johnson, Dr. Dre ve Phillip Atwell yönetmenliğinde çekilmiştir.La vidéo musicale a été dirigée par Damon Johnson, Dr. Dre et Phillip Atwell en mars 2003.
Ekim 896'da Damyanah, o zamanki vali Ahmad ibn Tughan tarafından Tarsus valisi seçildi.En 896, Damien est nommé gouverneur de Tarse par l'émir Ahmad ibn Tughan.
Bulutlar çok küçük su damlacıklarından oluşur.Les nuages sont formés de minuscules gouttes d’eau.
17 Aralık 2006'da ise Kimmel bizzat Damon'u bu olayın bir şaka olduğu konusunda bilgilendirmiştir.Dans l'édition du 17 décembre 2006 de USA Weekend, Kimmel a reconnu que l'incident de Damon était une blague.
Şu anki yöneticisi Sybren van Dam'dır.Le directeur actuel de cette agence gouvernementale se nomme Sybren van Dam.
Ve onun Damgalar (posta) işleri geniş çalışmayı aldı.Dessen Werke und Wirken.
French and Nelson daha sonra gruptan ayrılmış ve yerlerine Todd Roper ile Victor Damiani geçmiştir.French et Nelson quittent le groupe et sont remplacés respectivement par Victor Damiani et Todd Roper.
Bunun üzerine Şaul damadı Davud'u kıskanır ve öldürülmesini emreder."Il se rend maître d'Édom" - c'est David, ainsi : "Et Édom fut assujetti à David, etc."
Yunancada damat demektir.Dames grecques.
"Inner Sanctum" parçası, 2009 yılı Grand Theft Auto IV: The Lost and Damned video oyununda bulunur.La chanson est présente dans le jeu vidéo Grand Theft Auto IV: The Lost and Damned.
Yan kesit şekli yarım bir su damlasını andırır.Sa forme extérieure rappelle une goutte d'eau.
Maça Zinedine Zidane'ın Marco Materazzi 'ye attığı kafa damgasını vurdu.Lors de la finale, il expulse Zinédine Zidane pour son coup de tête sur Marco Materazzi.
Kulak kepçesi bolca kılcal damar içerir.Ils possèdent de grandes oreilles tombantes.
Bir travma sonrası yeniden damarlanma görülebilir.Renaître après un traumatisme.
Matt Damon oynuyor.Il est interprété par Matt Damon.
Damarlar tüm vücuda dağıtır.La maladie gagne tout le corps.
Çin'deki yaklaşık 30.000 damarlı bitki çeşidinden Yünnan'de 17.000'den fazla mevcuttur.Parmi les 30 000 espèces de plantes supérieures chinoises, 18 000 peuvent être trouvées au Yunnan.
Damnatio Memoriae emrinin geleneğine uygun olarak adı tüm kamu kayıtlarından silindi.Subissant la damnatio memoriae, son nom a été effacé de tous les monuments.
O zamanlar Priscus, Phocas'ın damadıydı fakat bildirildiğine göre imparatora karşı bir kin tutuyordu.Priscus est alors le beau-fils de Phocas mais il entretient une rancune tenace contre l'empereur.
Van Damme'a göre, bale "bir sanattır, ama aynı zamanda en zor sporlardan biridir.Selon lui, la danse classique « est un art, mais c'est aussi l'un des sports les plus difficiles.
Bu nedenle bunlar kalp damar hastalığı olan kişilere tavsiye edilmez.Elles sont déconseillées notamment pour les porteurs de stimulateurs cardiaques.
Ayrıca Charles de Gaulle'ün yeğeni Pierre de Gaulle'ün damadıdır.Elle est la nièce de Charles de Gaulle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod