Öldürücü 1995 sıcak hava dalgasından sonraNachdem 1995 in einer Tod bringenden Hitzewelle
Öldürücü 1995 sıcak hava dalgasından sonraNăm 1995, sau khi một luồng sóng nhiệt gây chết người biến những chiếc xe tải làm lạnh trong lễ hội nổi tiếng
Öldürücü 1995 sıcak hava dalgasından sonraלאחר שגל חום קטלני ב-1995
Öldürücü 1995 sıcak hava dalgasından sonraبعد موجة الحر المميتة في عام 1995
Öldürücü 1995 sıcak hava dalgasından sonraテイスト・オブ・シカゴ祭りの保冷車を
Örnek olarak başka bir dalga çeşidi olan ses dalgasına bakalım.Aber die Definition ist allgemeiner als das, was ich hier gezeichnet habe.
Örnek olarak başka bir dalga çeşidi olan ses dalgasına bakalım.Mais la définition est plus générale que ce que j'ai attirée ici.
Örnek olarak başka bir dalga çeşidi olan ses dalgasına bakalım.Moje definice je totiž hodně obecná.
Örnek olarak başka bir dalga çeşidi olan ses dalgasına bakalım. Ses dalgasının ortamı havadır.Por exemplo, você poderia considerar uma onda sonora.
Örnek olarak başka bir dalga çeşidi olan ses dalgasına bakalım.Но дефиницията е по-обща от начертаното от мен.
Örnek olarak başka bir dalga çeşidi olan ses dalgasına bakalım.והיא יותר כללית ממה שעכשיו ציירתי כאן.
Örnekte ses dalgasının titreşim ve yayılma yönünün x ekseni doğrultusundaydı.É chamado um LW.
Örnekte ses dalgasının titreşim ve yayılma yönünün x ekseni doğrultusundaydı.--הגל מתקדם בכיוון הזה--
Öyleyse sarı görünen bu bölgede, iki farklı tür ışık dalgası bulunur:2種類の別の光の波が存在しています 赤の周波数のものと
Öyleyse sarı görünen bu bölgede, iki farklı tür ışık dalgası bulunur:사실 노랗게 보이는 지점에는 두 개의 서로 다른 빛의 파동이 존재합니다:
Öyleyse sarı görünen bu bölgede, iki farklı tür ışık dalgası bulunur:אז, בתחום הנראה צהוב הזה, שני סוגים שונים של גלי אור נוכחים:
Öyleyse sarı görünen bu bölgede, iki farklı tür ışık dalgası bulunur:لذا، في المنطقة الصفراء، يوجد نوعان من الموجات الضوئية:
Öyleyse ses dalgası havada ilerleyen bir boyuna dalgadır. -C'est appeler une onde longitudinale. Ondes sonores ainsi son par air, ils sont des ondes longitudinales.
Öyleyse ses dalgası havada ilerleyen bir boyuna dalgadır. -Ondas sonoras no ar são ondas longitudinais. Chamado às vezes chamado de ondas de compressão. Este é o mesmo.
Öyleyse ses dalgası havada ilerleyen bir boyuna dalgadır. -Schallwellen in der Luft, das sind Longitudinalwellen. Manchmal auch Verdichtungswellen genannt.
Öyleyse ses dalgası havada ilerleyen bir boyuna dalgadır. -- vlna postupuje tímto směrem -, se nazývá podélné vlnění. Zvukové vlny jsou tedy podélné vlny.
Öyleyse ses dalgası havada ilerleyen bir boyuna dalgadır. -זה נקרא גל אורכי. אז גלי קול באוויר, הם גל אורכי. לפעמים קוראים להם גלי דחיסות, זה אותו דבר.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.A tak som čakala na to, čo nazývam vlnou jasnosti.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Co jakiś czas pojawiała się "fala jasności".
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Depois esperei por aquilo a que chamo uma "onda de clareza".
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Dus wachtte ik tot zich een golf van helderheid aandiende.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Entonces esperé, a lo que llamo, un momento de claridad.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.E quindi avrei aspettato quella che chiamo un'ondata di chiarezza.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Ilyenkor, úgymond, egy tiszta hullámra vártam.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.In nato sem čakala na to, čemur sama pravim val streznitve.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.그 순간, 저는 정상적인 현실을 다시 되찾을 수 있었고,
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Lalu saya akan menunggu apa yang saya sebut ombak pencerahan.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Lúc đó tôi đợi một khoảnh khắc minh mẫn.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Og så ville jeg vente, på det jeg kalder en bølge af klarhed.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Poté tedy čekám na něco, čemu říkám 'vlna jasnosti'.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Și apoi am așteptat până ce a venit ceea ce numesc un val de luciditate.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.Μετά θα περίμενα γι' αυτό που αποκαλώ κύμα διαύγειας.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.А потім я дочекалася так званої хвилі ясності.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.А потом я подождала того, что называю "прозрением".
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.И тогава зачаках за това, което наричам вълна на яснота.
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.אז הייתי מחכה ל"גל של התבהרות".
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.ثم انتظرت ما أسميه موجة الوضوح
O zaman durup "berraklık dalgası" diye tanımlayabileceğim o anı bekliyordum.その波が訪れると 普段の現実に
Ozon seviyeleri 2003 yazındaki sıcak dalgası sırasında özellikle yüksekti.Az ózonszintek különlegesen magasak voltak a 2003-as nyári hőhullám során.
Ozon seviyeleri 2003 yazındaki sıcak dalgası sırasında özellikle yüksekti.Het ozonniveau was tijdens de hi0 egolf in de zomer van 2003 buitengewoon hoog.
Ozon seviyeleri 2003 yazındaki sıcak dalgası sırasında özellikle yüksekti.Le niveau d'ozone a été particulièrement élevé pendant la vague de chaleur de l'été 2003.
Ozon seviyeleri 2003 yazındaki sıcak dalgası sırasında özellikle yüksekti.Los niveles de ozono fueron particularmente elevados durante la ola de calor del verano de 2003.
Ozon seviyeleri 2003 yazındaki sıcak dalgası sırasında özellikle yüksekti.Os níveis de ozono registados durante a vaga de calor do Verão de 2003 foram particularmente elevados.
Ozon seviyeleri 2003 yazındaki sıcak dalgası sırasında özellikle yüksekti.Otsonipitoisuudet olivat erityisen korkeita kesän 2003 helleaallon aikana.
Ozon seviyeleri 2003 yazındaki sıcak dalgası sırasında özellikle yüksekti.Ozonnivåerna var särskilt höga under värmeböljan sommaren 2003.
Ozon seviyeleri 2003 yazındaki sıcak dalgası sırasında özellikle yüksekti.Ozonniveauerne var særligt høje under hedebølgen i 2003.
Ozon seviyeleri 2003 yazındaki sıcak dalgası sırasında özellikle yüksekti.Poziom ozonu był szczególnie wysoki podczas fali upałów w roku 2003.
Ozon seviyeleri 2003 yazındaki sıcak dalgası sırasında özellikle yüksekti.Ravni ozona so bile še posebej visoke med poletnim vročinskim valom leta 2003.
Ozon seviyeleri 2003 yazındaki sıcak dalgası sırasında özellikle yüksekti.Úrovne ozónu boli mimoriadne vysoké počas letnej tepelnej vlny v roku 2003.
Ozon seviyeleri 2003 yazındaki sıcak dalgası sırasında özellikle yüksekti.Úrovně ozonu byly vysoké zejména v průběhu vlny veder v létě 2003.
Ozon seviyeleri 2003 yazındaki sıcak dalgası sırasında özellikle yüksekti.Während der sommerlichen Hitzewelle des Jahres 2003 lagen die Ozonwerte besonders hoch.
Ozon seviyeleri 2003 yazındaki sıcak dalgası sırasında özellikle yüksekti.Τα επίπεδα του όζοντος ήταν ιδιαίτερα υψηλά κατά τη διάρκεια του θερινού καύσωνα του 2003.
Ozon seviyeleri 2003 yazındaki sıcak dalgası sırasında özellikle yüksekti.Нивата на озона бяха особено високи по време на лятната гореща вълна през 2003 г.
Photonları(foton) küçük paketler olarak düşünebilirsiniz ya da ışık dalgası.당신은 광자를 작은 빛 덩어리나
Photonları(foton) küçük paketler olarak düşünebilirsiniz ya da ışık dalgası.Możecie wyobrażać sobie fotony jako cząsteczki