dalga ile cümle
dalga kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak, bu bilgiyi, yalnızca dalga biçimine bakarak elde edemezsiniz.그 단어가 끝나는 부분을 말해주기 때문입니다. 그러나 이 정보는 단어의 소리 파형 자체로부터는 알아낼 수 없습니다.
Ancak, bu bilgiyi, yalnızca dalga biçimine bakarak elde edemezsiniz.Mais vous ne pouvez pas cette information provient de la forme d'onde.
Ancak en büyük tehlike kıyıyı döven dalgalardırAle nejhorší je příboj.
Ancak en büyük tehlike kıyıyı döven dalgalardırDar cel mai mare pericol îl reprezintă valurile.
Ancak en büyük tehlike kıyıyı döven dalgalardırNhưng thứ nguy hiểm nhất là sóng lớn.
Ancak en büyük tehlike kıyıyı döven dalgalardır'Ομως, ο μεγαλύτερος κίνδυνος είναι τα δυνατά απανωτά κύματα.
Ancak en büyük tehlike kıyıyı döven dalgalardırОднако самая большая опасность - это волны прибоя.
Ancak en büyük tehlike kıyıyı döven dalgalardırאך הסכנה הגדולה ביותר .היא המהלומות בזמן הגלישה
Ancak en büyük tehlike kıyıyı döven dalgalardırلكن الخطر الأكبر هي الأمواج الضاربة
Ancak şekilleri bozulmuştu, garip hareket ediyorlardı. Isı dalgasının arkasındaki görüntüler gibiydi."En fait je n'ai pas besoin de ce mot Dieu" - "Est-ce qu'il décide des choses pour vous?"
Ancak yeşil ışık dışında diğer dalgaboylarını emebilirler.하지만 빛의 다른 파장은 다 흡수합니다
Ancak yeşil ışık dışında diğer dalgaboylarını emebilirler.Pero está absorbiendo todas las demás longitudes de onda.
Ancak yeşil ışık dışında diğer dalgaboylarını emebilirler.- ponieważ odbijają zielone światło, jednocześnie pochłaniając inne długości fal świetlnych.
Ancak yeşil ışık dışında diğer dalgaboylarını emebilirler.Protože odrážejí zelené vlnové délky a všechny ostatní absorbují.
Ancak yeşil ışık dışında diğer dalgaboylarını emebilirler.Tapi itu menyerap semua panjang gelombang lain.
Ancak yeşil ışık dışında diğer dalgaboylarını emebilirler.Но той поглъща всички други дължини на вълната.
Ancak yeşil ışık dışında diğer dalgaboylarını emebilirler.Решта кольорів поглинається.
Ancak yeşil ışık dışında diğer dalgaboylarını emebilirler.ولكن ذلك هو استيعاب جميع الأطوال الموجية الأخرى.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.Deodată, un pic de sunet clar clipocit a izbucnit în apropierea ei, iar ea se întoarse.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.De repente, um som claro rippling pouco estourou perto dela e ela se voltou.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.De repente, un sonido claro como el murmullo poco estalló cerca de ella y ella se volvió.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.Hirtelen tiszta hullámzó kis hang kitört a közelébe, és megfordult.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.그녀의 근처에 탈출해서 그녀는 둥근 설정되어.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.Nagle jasne, falujący dźwięk trochę wybuchła w pobliżu niej, a ona odwróciła się.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.Najednou jasný vlnící se slabý zvuk vypukly u ní a ona se otočila.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.Nenadoma jasno napenjanju malo zvok izbruhnil blizu njej in se je obrnila krog.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.Opeens een helder kabbelend beetje geluid brak uit in de buurt van haar en ze draaide.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.Plötsligt ett tydligt porlande litet ljud bröt ut i närheten av henne och hon vände sig om.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.Plötzlich eine klare plätschernde kleine Sound brach neben ihr und sie drehte sich um.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.Pludselig en klar rislende lidt lyd brød ud nær hende og hun vendte sig om.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.Soudain, un son clair et ondulant peu a éclaté près d'elle et elle se retourna.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.Tiba-tiba suara kecil yang jelas beriak pecah di dekatnya dan dia berbalik.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.Yhtäkkiä selkeää rippling hieman ääntä puhkesi lähellä häntä ja hän kääntyi ympäri.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.Zrazu jasný vlniace sa slabý zvuk vypukli u nej a ona sa otočila.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.Ξαφνικά μια σαφή λίγο κυματισμό ήχο ξέσπασε κοντά της και γύρισε γύρο.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.Вдруг ясно рябь маленький звук вспыхнула рядом с ней, и она обернулась.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.Изведнъж ясно ромолящи малко звук избухва близо до нея и тя се обърна.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.Раптом ясно брижі маленький звук спалахнула поруч з нею, і вона обернулася.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.פרצה סמוך אליה והיא הסתובבה.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.اندلع بالقرب من منزلها وانها تحولت الجولة.
Aniden açık bir dalgalanma biraz ses onun yanında patlak veren ve o döndü.彼女は若いリンゴの木から数フィートを立っていたとロビンがへに飛んでいた
Anne babaları der ki "Dalgalar hepsini sürükleyecek."Y sus padres les dicen que las olas los destrozarán.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.C'è un enorme ondata d'interesse sulla felicità, tra i ricercatori.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Có một làn sóng lớn quan tâm đến hạnh phúc trong cộng đồng nghiên cứu.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Der er en enorm interesse for lykken, blandt forskere.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Er is heel veel belangstelling voor geluk, bij onderzoekers.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Es gibt eine gewaltige Welle des Interesses an Glück unter Forschern.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Există un imens val de interes pentru fericire printre cercetători.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Há um interesse enorme sobre a felicidade entre os investigadores.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Hay una enorme oleada de interés sobre la felicidad, entre los investigadores.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Intresset är jättestort för lycka bland forskare.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Ketertarikan terhadap kebahagiaan sangat besar, dikalangan para peneliti.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.연구원들 사이에서 행복 이라는 것에 대한 관심이 유행처럼 일고 있습니다.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Le thème du bonheur devient à la mode parmi les chercheurs.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Nagy érdeklődés övezi a boldogság témáját a kutatók körében.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Na poli výskumu je veľký záujem o šťastie.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Objevila se veliká vlna zájmu o štěstí i mezi vědci.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Temat szczęścia budzi wielkie zainteresowanie także wśród naukowców.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Tutkijoiden keskuudessa on suuri kiinnostuksen aalto onnellisuuteen.
Araştırmacılar arasında mutluluk ile ilgili inanılmaz bir merak dalgası mevcut.Υπάρχει τεράστιο ενδιαφέρον για την ευτυχία, ανάμεσα στους ερευνητές.