Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.Vægttabet er selvinduceret.
Dalgıclık, yürüyüş turları, at gezi turları mevcuttur.Toftegården tilbyder rundvisning, ponyridning og hestevognsture.
Bu kuşlar, olağanüstü dalgıçlardır, yüksek hızda okyanusa dalarlar.Brunsulene er spektakulære dykkere og stuper ned i havet med høy hastighet.
Mükemmel bir yüzücü ve dalgıçtırlar, avlayacakları balığı suyun altında takip ederler.Den er en utmerket svømmer, og lever av fisk som den forfølger under vannet.
Bir başka dalgıçta bu olayın tamamını video ile kaydetmiştir.Klipp fra den ble vist gjennom hele videoen.
Dalgınken düş görme hali.Slept til Hundvåg.
Dalgıçlık veya dalıcılık, su altında kalmak üzere suya dalma sporu.Selam atau menyelam artinya bertahan di bawah air.
Dalgıçlar tarafından kullanılır.Diikuti dengan sumpah-serapah.
Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.堆積物はそれ自体の圧力で固まっていった。
Turistler için özellikle tüplü dalgıçlar için popüler bir destinasyondur.ツーリスト、特にダイバーに人気のスポットである。
Dalgıçlar, Blue Hole ana mağarasına iniyorlar.询其党,知入青山洞。
Diğer mağaralar ise sadece sertifakalı tüplü dalgıçlar için ulaşılabilirdir.而其他洞穴只允許配有許可證的專業洞穴探险者內進。
Kelebek ve Dalgıç Giysisi俨冕旒兮垂衣裳。
1939'da Albert R. Behnke Jr. derin su dalgıçlarında meydana gelen sarhoşluğu araştırmaya başladı.1939年,美國醫生阿爾伯特·本克(Albert R. Behnke Jr.)著手研究深海潛水員有「酒醉感」的原因。
Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.도산은 스스로 이것을 실천하였다.
Dalgıçkuşu videolarıפוקר שקרנים
Dalgınken düş görme hali.לחלום מהות בבואתית.
1940 Şubatında USS Helena'dan gelen Amerika Birleşik Devletleri Donanması dalgıçları güverteye daldılar.בינואר 1940 ביקרו בשרידי האונייה מלחים אמריקאיים.
Bir başka dalgıçta bu olayın tamamını video ile kaydetmiştir.המשתתפים בוועידה רואים זה את זה באמצעות תשדורת וידאו.
Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.את תיקוני הנשק ביצע בעצמו.
Mükemmel bir yüzücü ve dalgıçtırlar, avlayacakları balığı suyun altında takip ederler.Тя е отличен плувец и преследва рибата, с която се храни, под водата.
Derinlik arttıkça dalgıçın durumu da giderek artan bir şekilde bozulur ve etki zararlı bir hale gelebilir.Ефективността на кормилата рязко се влошава и може да се саморазрушат.
Dalgınken düş görme hali.Осъзнат сън Сомнифобия
Bu kuşlar, olağanüstü dalgıçlardır, yüksek hızda okyanusa dalarlar.Ove ptice su odlični ronioci koji poniraju prema vodi pri velikim brzinama.
1943 'te, Cousteau Émile Gagnan ile birlikte modern otonom dalgıç giysisi icat etti.1943.: Cousteau i Gagnan izrađuju ronilačko odijelo s regulacijom kisika.
Tablo dalgınlık veya bilinç kaybına kadar gidebilir.To sa môže prejavovať závratmi alebo stratou vedomia.
Dalgıç kuşlarının eti yense de daha çok maske yapımı için avlanılır.Ak sa rozhodnete pre mäsožravce môžete tiež loviť ostatné príšerky.
Mükemmel bir yüzücü ve dalgıçtır.Je tudi odličen kopač in plavalec.
1986 yılında iki dalgıç tarafından keşfedildi.Juos 1986 m. atrado du narai.
Pasifik dalgıcı (Gavia pacifica) Kızıl gerdanlı dalgıç (Gavia stellata) Türkiye.Gyvena Lietuvoje Gavia pacifica Rudakaklis naras (Gavia stellata).
Dalgıç pompalar: Elektrikle çalışır.Pagal pavaros konstrukciją: Elektriniai.
Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.Spausdino nuosava spaustuvė.
Dalgıç ve dev mercan.Mikalojus I Didysis.
Mükemmel bir yüzücü ve dalgıçtırlar, avlayacakları balığı suyun altında takip ederler.Tuttpütt on väga hea ujuja ja sukelduja, jälitades saagiks olevaid kalu vee all.
Bunlardan en popülerleri dalgıçlık ve dalıştır.Kõige levinumad on kadakas ja sarapuu.
1939'da Albert R. Behnke Jr. derin su dalgıçlarında meydana gelen sarhoşluğu araştırmaya başladı.1939. aastal hakkas ameerika arst Albert Behnke uurima süvasukeldujate joobelaadse seisundi põhjuseid.
Elektrik enerjisi kullanılarak dalgıç pompalar aracılığıyla sulama sağlanmaktadır.Voolu pulsatsiooni vähendamiseks kasutatakse duopumpasid.
20 yaşında, donanmada bir temizleme dalgıcı olmuştum.20 évesen, tengerészeti katonabúvár lettem.
20 yaşında, donanmada bir temizleme dalgıcı olmuştum.20살에 저는 해군의 전투 잠수부원이 되었고
20 yaşında, donanmada bir temizleme dalgıcı olmuştum.25歳の頃は 特殊作戦部隊の狙撃兵になり
20 yaşında, donanmada bir temizleme dalgıcı olmuştum.A la edad de 20, me convertí en buzo de la marina.
20 yaşında, donanmada bir temizleme dalgıcı olmuştum.À l'âge de 20 ans, je suis devenu plongeur-démineur dans la marine.
20 yaşında, donanmada bir temizleme dalgıcı olmuştum.All'età di 20 anni ero diventato un sommozzatore artificiere della Marina.
20 yaşında, donanmada bir temizleme dalgıcı olmuştum.Když mi bylo dvacet, stal jsem se odklízecím potápěčem v armádě.
20 yaşında, donanmada bir temizleme dalgıcı olmuştum.La 20 de ani am devenit scafandru genist în marină.
20 yaşında, donanmada bir temizleme dalgıcı olmuştum.Mając 20 lat byłem nurkiem w marynarce wojennej.
20 yaşında, donanmada bir temizleme dalgıcı olmuştum.Mit 20 war ich Minentaucher bei der Navy.
20 yaşında, donanmada bir temizleme dalgıcı olmuştum.Năm 20 tuổi, tôi trở thành thợ lặn công trình trong hải quân.
20 yaşında, donanmada bir temizleme dalgıcı olmuştum.När jag hade nått tjugoårsåldern hade jag blivit röjdykare för marinen.
20 yaşında, donanmada bir temizleme dalgıcı olmuştum.Op mijn 20ste was ik duiker bij de Marine.
20 yaşında, donanmada bir temizleme dalgıcı olmuştum.Pada usia 20 tahun, saya menjadi sopir truk cukai di Angkatan Laut.
20 yaşında, donanmada bir temizleme dalgıcı olmuştum.Μέχρι την ηλικία των 20 ετών είχα γίνει δύτης ναρκοθηρευτής Ο.Υ.Κ. στο Ναυτικό.
20 yaşında, donanmada bir temizleme dalgıcı olmuştum.В 20 лет я стал профессиональным дайвером на флоте.
20 yaşında, donanmada bir temizleme dalgıcı olmuştum.До двадесет годишна възраст бях станал водолаз във флота.
20 yaşında, donanmada bir temizleme dalgıcı olmuştum.У 20 я вже був водолазом-зачисником у воєнно-морських силах.
20 yaşında, donanmada bir temizleme dalgıcı olmuştum.בגיל 20 הפכתי לצוללן פינוי מכשולים בצי.
Ama bu biraz daha fazla dalgın.Acesta e ceva mai contemplativ.
Ama bu biraz daha fazla dalgın.Celui-là est plus contemplatif.
Ama bu biraz daha fazla dalgın.Denne fyr er lidt mere tænksom.
Ama bu biraz daha fazla dalgın.Dieser hier ist geht etwas bedachter vor.