Ana içeriğe geç
Sözlük

dalgı ile cümle

dalgı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu bir lise öğrencisinin resmi, takımımızın çalıştığı scuba dalgıçları.This is an image of high school students, scuba divers that we worked with on our team.
Dalgıçların dünyadaki en muhteşem işe sahip olduğunu düşünüyor.He thinks that scuba divers must have the most wonderful job in the world.
20 yaşında, donanmada bir temizleme dalgıcı olmuştum.By the age of 20 I'd become a clearance diver in the navy.
Heykel cepheden bakıldığında oldukça simetrik,yalın ve dalgın ifadelidir.It's very frontal, it's very symmetrical, and severe, and kind of abstracted.
Ama bu biraz daha fazla dalgın.This guy is a little more contemplative.
Dalgıç dalmanın uygun olduğunu söyler ve siz de aşağı gidersiniz.The diver says OK to dive, and down you go.
Oradaki dalgıç, atkıyı istemek için atkı sesi çıkartacak.And the diver there is going to activate the scarf sound to request the scarf.
Ona verdi gömülmesi, yani onu rahim Ve dalgıçlar türlü onu rahim çocuklardanWhat is her burying gave, that is her womb: And from her womb children of divers kind
Dinleyicileriniz dalgınlaşır, çünkü kendi kendilerine şöyle der,Your audience will be lost because they are going to say to themselves,
Bunun üzerine, bir dalgıç olmaya karar verdim 15 yaşındayken.So, I decided I was going to become a scuba diver at the age of 15.
Mirah'dan "Shells" ♪ Nasıl dalgıç olunacağını öğrendin ♪"Shells" by Mirah) ♪ You learned how to be a diver ♪
Ve inci dalgıçlarını araştırmaya başladım.So, I started researching into pearl divers.
İnci dalgıçlarını araştırırken, serbest dalış dünyası ile tanıştım.And when I was researching pearl divers, I found the world of free-diving.
Ve şeytanları; her bina ustasını ve dalgıcı,And the devils -- the builders and divers of all kinds,
Şeytanları da; her bina ustasını ve dalgıç olanı.And the devils -- the builders and divers of all kinds,
Gözleri dalgın dalgın, çekirgeler gibi yayılmış, o çağırana koşarak kabirlerden çıkarlar.They will hasten forward to the caller, gazes fixed.
Ve Şeytanlardan bütün mimarları ve dalgıçları da ram etmiştik ona.And the devils -- the builders and divers of all kinds,
Şeytanları da onun emrine verdik. Hepsi bina ustası ve dalgıçtı.And the devils -- the builders and divers of all kinds,
Dalgıç ve yapı ustası şeytanları da.And the devils -- the builders and divers of all kinds,
Şeytanları da, yapı ustaları ve dalgıçlar olarak...And the devils -- the builders and divers of all kinds,
Kendisini ne dalgınlık ne de uyuklama tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur.Slumber seizes Him not, neither sleep; to Him belongs all that is in the heavens and the earth.
Kendisini ne dalgınlık ne de uyuklama tutmaz.Neither slumber, nor sleep overtake Him.
Dalgıçlık yapan ve bundan başka işler de gören şeytanlardan da onun buyruğu altına verdik.And of the devils were some that dived for him, and performed other, lesser tasks.
Ve onun için dalgıçlık yapan ve bunun yanında başka işler de gören şeytanları da...And of the devils were some that dived for him, and performed other, lesser tasks.
1996'da sualtı sporlarına olan ilgisi ile, serbest dalgıç Francisco "Pipín" Ferreras ile tanıştı.In 1996 her interest in underwater sports led to her meeting free-diver Francisco "Pipín" Ferreras.
Birleşik Devletler Deniz Kuvvetleri dalgıcı Robert Stethem öldürüldü ve cesedi apron üzerine atıldı.United States Navy diver Robert Stethem was murdered, and his body was thrown onto the apron.
Yeraltı suyu pompalamada kullanılan 0,75 H.P.'lik sondaj kuyusu dalgıç pompasıA 0.75 H.P. bore-well submersible pump, had been used to pump groundwater.
Bu nedenle dalgıç pompa kablosu hem tatlı hem de tuzlu suda kullanılabilir.As such, submersible pump cable can be used in both fresh and salt water.
Dalgıç pompa kablosunun montaj alanı fiziksel olarak kısıtlayıcıdır.A submersible pump cable's area of installation is physically restrictive.
Bir dalgıç kafa kısmına yaklaşırsa veya kuyruğunu tutarsa ısırabilir. [1]It may bite if a diver approaches the head or grabs the tail.[10]
Kurston intihar ettikten sonra ekibe girer. Ben Mendelsohn - Fraser. Psikopat bir dalgıç.Ben Mendelsohn as Fraser, a diver who is a psychopath, and who has been in and out of prison.
Branwell Donaghey - Gittens. Yıllardır çalışmamış bir dalgıç.Branwell Donaghey as Gittens, a diver who hadn't worked in years.
Dalgıç elbisesi, oyuncuları neredeyse dondurucu sıcaklıklarda sıcak tutar.The wetsuits help keep them warm in almost freezing temperatures.
Ayrıca, dalgıçlar buzdan çıktıktan sonra ağır egzersizlere karşı uyarılır.Divers are also warned against heavy exercise after resurfacing from the ice.
Hyperippe bir dalgıçkuşu olur, çünkü ateşten kaçmak için suya atlamıştır. [4]Hyperippe was changed into a diver, because she jumped into water to escape fire.[4]
Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.Er schnitt sogar die Druckstöcke selbst.
Bir başka dalgıçta bu olayın tamamını video ile kaydetmiştir.Dies passiert das ganze Video über.
Mükemmel bir yüzücü ve dalgıçtır.Er ist ein ausgezeichneter Schwimmer und Taucher.
Modern otonom dalgıç giysisi, 1943'te, Jacques-Yves Cousteau ve Emile Gagnan tarafından icat edilmiştir.Das erste Patent für ein Drucklufttauchgerät wurde 1943 von Jacques-Yves Cousteau und Émile Gagnan angemeldet.
Enkazı dalgıçlar tarafından bulundu ve pervanesindeki işaretler sayesinde geminin kimliği tespit edilebildi.Er wurde anhand seiner Fingerabdrücke, die auf dem Schiff sichergestellt worden waren, identifiziert.
1939'da Albert R. Behnke Jr. derin su dalgıçlarında meydana gelen sarhoşluğu araştırmaya başladı.1939 entdeckte Albert R. Behnke die anästhetische Wirkung des Gases.
Mükemmel bir yüzücü ve dalgıçtır.C'est un excellent nageur et plongeur.
İşte dalgıç çanında da bunun aynısı yapılmaktadır.Mais ses crochets du gauche le font tout autant.
Podicipedidae: dalgıçkuşu Dünya çapında; 6 tür.Le poids d’un clown ; La statue erre ; 6.
Bir başka dalgıçta bu olayın tamamını video ile kaydetmiştir.L'ensemble du processus est documenté par une vidéo.
Mükemmel bir yüzücü ve dalgıçtır.Era buen nadador y buceador.
Dalgıçlar tarafından kullanılır.Levantada por los frailes.
Podicipedidae: dalgıçkuşu Dünya çapında; 6 tür.Los dos pequeños ajustes en el Territorio de Indiana; 6.
Ve dalgıcın suda nefes alması sağlanır.Te permite respirar bajo el agua.
İşte dalgıç çanında da bunun aynısı yapılmaktadır.Con el vestuario pasa lo mismo.
Fakat Charlie dalgınlıkla inekleri kaybeder.Muy a menudo pierde sus ovejas.
Podicipedidae: dalgıçkuşu Dünya çapında; 6 tür.I figli del capitano Grant: viaggio intorno al mondo, 3 voll.
Bir başka dalgıçta bu olayın tamamını video ile kaydetmiştir.Tutto ciò si sente in concomitanza con il resto del video.
1936 'da, belki de modern dalgıç maskelerinin ataları olan deniz gözlüklerini denedi.Nel 1936 sperimentò un modello di occhiale subacqueo, forse il progenitore delle moderne maschere.
Dalgıç pompalar: Elektrikle çalışır.Attacchi Rombo di Tuono: Può generare elettricità.
Belki dalgındır, ya da helâdadır, belki de yolculuk yapıyor!Forse è morto o forse sta viaggiando nel tempo.
Bu kuşlar, olağanüstü dalgıçlardır, yüksek hızda okyanusa dalarlar.È un gigantesco uccello che caccia nei mari a grande velocità.
Turistler için özellikle tüplü dalgıçlar için popüler bir destinasyondur.È una destinazione turistica popolare, soprattutto per i velisti.
Henry Jocelyn Branwell, dalgın ve çok zeki birisidir.Henry Jocelyn Branwell Il marito di Charlotte, è alto e fulvo.
O profesyonel bir dalgıç.Он профессиональный ныряльщик.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod