Dalgıçlar deniz yatağında bir enkaz buldu.The divers found a wreck on the sea-bed.
O konuşurken, sanırım ben dalgındım.While he was talking, I guess I was absent-minded.
Yüzünde dalgın bir bakış vardı.He had an absent look on his face.
Yüzünde dalgın bir bakışı vardı.She has an absent look on her face.
Dalgıçlar geri dönemedi.The divers didn't make it back.
Dalgıç kanala atladı.The frogman jumped into the canal.
Akıllı insanlar bile bazen dalgındır.Even smart people are sometimes absent-minded.
Zeki insanlar bile bazen dalgındırlar.Even intelligent people are sometimes absent-minded.
O bunu dalgın bir biçimde yaptı.He did it absentmindedly.
Dalgın görünüyordun.You seemed preoccupied.
O bir profesyonel dalgıç.He's a professional diver.
Tom biraz dalgın görünüyor.Tom looks a little lost.
Tom'un dalgın olduğunu düşünüyorum.I think Tom is absent-minded.
Bazen o dalgın olabilir.At times she can be absent-minded.
Tom çok dalgındır ve bazen çocukları okuldan almayı unutur.Tom is quite absent-minded and sometimes forgets to pick the kids up from school.
Tom biraz dalgın gibi görünüyor.It looks like Tom is a little preoccupied.
Tom dalgın görünüyor.Tom looks preoccupied.
Tom dalgın.Tom is absent-minded.
Tom dalgındı.Tom was absent-minded.
Dalgıçların havası tükeniyor.The divers are running out of air.
Tom çok dalgın.Tom is very absent-minded.
Tom derin deniz dalgıcıdır.Tom is a deep-sea diver.
Tom pencereden dışarıya dalgın dalgın baktı.Tom looked absently out the window.
Dalgıç ekipmanının sınırlarını test etmek istedi.The diver wanted to test the limits of his equipment.
Dalgıçlar Florida sahili açıklarında binlerce İspanyol altın sikkesi buldu.Divers have found hundreds of Spanish gold coins off the coast of Florida.
Sen oldukça dalgın görünüyorsun?You seem pretty preoccupied.
Su o kadar bulanıktı ki polis dalgıçlar vücudu dokunarak aramak zorunda kaldı.The water was so murky that the police divers had to search for the body by feel.
Yüzeye çok hızlı çıkan dalgıçların vurgun yeme riski vardır.Divers who surface too quickly run the risk of contracting the bends.
Tom bir mağara dalgıcıdır.Tom is a cave diver.
Çinli dalgıç Chen Aisen son dalışında mükemmel bir puan kazandı.Chinese diver Chen Aisen earned a perfect score on his last dive.
O dalgın görünüyordu.She looked pensive.
Tom dalgın görünüyordu.Tom looked pensive.
O dalgın.She is self-absorbed.
Ben bazen biraz dalgınım.I'm sometimes a bit absent-minded.
Ben çok dalgınım.I'm very absent-minded.
Tom sevgilisinin yaşadığı yere dalgın bir şekilde bakıyor.Tom gazes wistfully over the rooftops to where his lover lives.
Tom çok dalgınlaştı.Tom became very lost.
Tom iyi bir dalgıç.Tom is a good diver.
Sen gerçekten dalgınsın, değil mi?You're really absent-minded, aren't you?
Denizanaları Dalgıç ve Nautilus, Alman Kanalı.Diver and Nautilus, German Channel.
Dalgıçlar, Blue Hole ana mağarasına iniyorlar.Divers descending into the main cavern of Blue Hole.
Dalgınlık, bir insanın dikkatsiz veya unutkan davranışlar göstermesidir.Absent-mindedness is where a person shows inattentive or forgetful behaviour.
Dalgıç ve denizanası, Jellyfish Gölü.Jellyfish in Jellyfish Lake.
Fakat Charlie dalgınlıkla inekleri kaybeder.Charlie demands the dummy leaves.
Bu kuşlar, olağanüstü dalgıçlardır, yüksek hızda okyanusa dalarlar.These birds are plunge divers and spectacular fishers, plunging into the ocean at high speed.
Bir dalgıç dikey resifte, Peleliu Adası.Divers on a vertical wall, Peleliu Island.
1986 yılında iki dalgıç tarafından keşfedildi.It was discovered by two scuba divers in 1986.
Dalgıç basıncı kendi ayarlıyordu.Your engine just destroyed itself.
Balık tutma sporu ve dalgıçlık burada popüler sporlardır.Fishing and hunting are popular sport activities in this place.
Konuşma sırasında nefes almakta zorluk çekince, dalgıç kıyafetinin başlığı çıkarıldı.When the curtain accidentally falls in the middle of the scene, his costume's head falls off.
Dalgıçlar tarafından kullanılır.Used by dancers.
Beyaz yanlı musurlar derin dalgıçlardır.The post-nuclear whorls are sharply angular.
Mükemmel bir yüzücü ve dalgıçtırlar, avlayacakları balığı suyun altında takip ederler.It is an excellent swimmer and diver, and pursues its fish prey underwater.
Dalgıç iyi bir dalış yapabilecek mi?Will the diver be able to pull off a rip entry?
Onlar bir sonbahar yaprakları gibi, ormanda on erkekten en az hışırtı geliyor dalgıç kuşu.They come rustling through the woods like autumn leaves, at least ten men to one loon.
O gerçekten aptalca bir dalgıç kuşu oldu, diye düşündüm.He was indeed a silly loon, I thought.
Scuba dalgıçları buraya inemiyor; denizaltılar burayı es geçip gidiyor.Scuba divers can't get there, submarines go right on past it.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.At the same time, this sort of constant mind-wandering is also a direct cause of unhappiness.
Yukarda köşede küçük bir dalgıç var.That's a little diver up there in the corner.
Herkes "Kelebek ve Dalgıç" filmini izledi mi?Has everyone seen the movie "The Diving Bell and the Butterfly?"