Küçük bir hayal dünyasına daldım ve şöyle düşündüm:Навлязох в този малък фантастичен свят. И си помислих:
Küçük bir hayal dünyasına daldım ve şöyle düşündüm:ועברתי לעולם דמיוני קטן. וחשבתי,
Küçük bir hayal dünyasına daldım ve şöyle düşündüm:واسترسلت في خيالي وسألت نفسي:
Küçük bir hayal dünyasına daldım ve şöyle düşündüm:私はこう思ったんだ "女王アリを探しているのかな"
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.2つ目の理由は
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Also entschied ich mich, ins kalte Wasser zu springen und zu versuchen, nach der Bibel zu leben.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Așa că, m-am decis să plonjez cu capul inainte, și să încerc să trăiesc Biblia.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Dlatego zdecydowałem się zagłębić w tym temacie i spróbować żyć Biblią.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Donc j'ai décidé de plonger tête la première, et d'essayer de vivre la Bible.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Dus waagde ik een sprong in het diepe en probeerde mijn leven naar de Bijbel in te richten.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Entonces decidí zambullirme primero a intentar vivir según la Biblia.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Így hát elhatároztam, hogy fejest ugrok a közepébe, és megpróbálok a Biblia szerint élni.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Jadi, saya memutuskan untuk menyelami dulu, dan kemudian hidup menurut Kitab Suci
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.그래서 저는 일단 무턱대고 성서의 율법대로 살아보기로 했습니다.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Portanto, decidi mergulhar de cabeça e tentar viver a Bíblia.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Quindi decisi di buttarmici a capofitto e provare a vivere secondo la Bibbia.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Så jag dök in i det med huvudet före, och försökte leva bibliskt.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Siispä päätin sukeltaa aiheeseen, ja elää Raamatun oppien mukaisesti.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Tak jsem se rozhodl do toho skočit po hlavě a zkusit žít podle Bible.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Zato sem se zadeve lotil z glavo naprej in poskusil živeti Biblijo.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.Κι έτσι αποφάσισα να βιώσω τη Βίβλο.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.И така, реших да скоча с главата напред и да се опитам да живея според Библията.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.И я решил сначала окунуться в мир Библии с головой и попробовать жить по Поисанию.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.אז החלטתי להכנס לזה באופן מוחלט, ולנסות לחיות את התנ"ך.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.لهذا قررت ان اغوص راسا اولا ثم احاول ان احيا حياة الكتاب المقدس
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.所以,我唔理三七二十一就開始按照聖經來生活。
Sonra adamın sesini duyunca yüzüstü yere düşüp derin bir uykuya daldım.Am auzit glasul cuvintelor lui; şi pe cînd auzeam glasul cuvintelor lui, am căzut leşinat cu faţa la pămînt.
Sonra adamın sesini duyunca yüzüstü yere düşüp derin bir uykuya daldım.Da hørte jeg ham tale, og som jeg hørte det, faldt jeg, bedøvet om med Ansigtet imod Jorden.
Sonra adamın sesini duyunca yüzüstü yere düşüp derin bir uykuya daldım.Ketika aku mendengar suaranya, jatuh pingsanlah aku sampai tertelungkup di tanah
Sonra adamın sesini duyunca yüzüstü yere düşüp derin bir uykuya daldım.내가 그 말소리를 들었는데 그 말소리를 들을 때에 내가 얼굴을 땅에 대고 깊이 잠들었었느니라
Sonra adamın sesini duyunca yüzüstü yere düşüp derin bir uykuya daldım.Song ta còn nghe tiếng của những lời người , và vừa nghe xong , ta ngủ_mê đi , nằm sấp_mặt xuống đất .
Sonra adamın sesini duyunca yüzüstü yere düşüp derin bir uykuya daldım.Song ta còn nghe tiếng của những lời người, và vừa nghe xong, ta ngủ mê đi, nằm sấp mặt xuống đất.
Sonra adamın sesini duyunca yüzüstü yere düşüp derin bir uykuya daldım.Toen hij tegen mij begon te praten, viel ik flauw en lag languit op de grond.
Sonra adamın sesini duyunca yüzüstü yere düşüp derin bir uykuya daldım.Und ich hörte seine Rede; und in dem ich sie hörte, sank ich ohnmächtig auf mein Angesicht zur Erde.
Sonra adamın sesini duyunca yüzüstü yere düşüp derin bir uykuya daldım.ואשמע את קול דבריו וכשמעי את קול דבריו ואני הייתי נרדם על פני ופני ארצה׃
Sonra adamın sesini duyunca yüzüstü yere düşüp derin bir uykuya daldım.وسمعت صوت كلامه ولما سمعت صوت كلامه كنت مسبّخا على وجهي ووجهي الى الارض.
Sonra adamın sesini duyunca yüzüstü yere düşüp derin bir uykuya daldım.我 卻 聽 見 他 說 話 的 聲 音 、 一 聽 見 就 面 伏 在 地 沉 睡 了
Sonra adamın sesini duyunca yüzüstü yere düşüp derin bir uykuya daldım.我 卻聽見 他 說話 的 聲音 、 一聽見 就 面 伏在 地沉 睡了
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Bementem hozzájuk a vízbe, és ámultam, hogy milyen kiváncsiak.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Ik ging in het water met ze, en was verbaasd hoe nieuwsgierig ze waren.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Je suis allé dans l'eau avec elles, et j'ai été étonné de leur curiosité.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.물 속에서 이 동물들과 어울리면서 이들이 얼마나 호기심이 많은지에 놀랐습니다.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Mi sono tuffato con loro e la loro curiosità è stata sorprendente.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Och jag hoppade i vattnet med dem, och blev förundrad över hur nyfikna de är.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Și am intrat în apă cu ele și m-a uimit cât de curioase erau.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Skočil sem v vodo k njim in bil presenečen nad njihovo radovednostjo.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Und als ich mit ihnen im Wasser war, war ich erstaunt wie neugierig sie waren.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Và tôi xuống nước với chúng, và tôi bị ngạc nhiên bởi sự tò mò của chúng.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Wszedłem z nimi do wody i zachwyciła mnie ich ciekawość.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Y me metí al agua con ellas, y me fascinó lo curiosas que eran.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Και μπήκα στο νερό μαζί τους, και εντυπωσιάστηκα από την περιέργειά τους.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Влязох във водата с тях, и бях изумен от това колко любопитни бяха те.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Я пірнув у воду з ними та був здивований їхньою допитливістю.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.Я погрузился в воду с ними и был поражен их любопытством.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.ונכנסתי למים איתם, ונדהמתי לראות כמה סקרנים הם היו.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.حتى اني نزلت وسبحت معهم وأنا استغربت كيف كانت فضولية جدا
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.彼らの好奇心の強さに驚かされました。 海底21メートルのところに立っている助手のそばを
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.Am navigat cu submersibile de mare adâncime în toată lumea.
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.A potápěl jsem se po světě v hlubokomořských výzkumných ponorkách.
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.E mergulhei em submergíveis de águas profundas por todo o mundo.