Masamda çalışırken uykuya daldım.I fell asleep while studying at my desk.
TV izlerken, ben uykuya daldım.Watching TV, I fell asleep.
Biraz kestirmek için uzandım ve iki saatlik bir uykuya daldım.I laid down for a short nap and fell asleep for two hours.
Düşünceye daldım, durağımı kaçırdım.Lost in thought, I missed my stop.
Ben bir kazakla uykuya daldım.I fell asleep with a sweater on.
Ders sırasında uykuya daldım.I went to sleep during the lesson.
Ben nehre daldım.I dived into the river.
Babam eve gelmeden önce uykuya daldım.I fell asleep before my father came home.
Laptopum açıkken uykuya daldım.I fell asleep with my laptop on.
Lambayı kapatıp uykuya daldım.I turned the lamp off and fell asleep.
Suya daldım.I dove into the water.
Üçe kadar saydım ve sonra suya daldım.I counted to three and then plunged into the water.
Babam eve dönmeden önce uykuya daldım.I fell asleep before father came back home.
Belki uykuya daldım.Maybe I fell asleep.
Sonunda uykuya daldım.I finally fell asleep.
Ben sıkıldım ve uykuya daldım.I was bored and I fell asleep.
Saat dokuzda yatmaya gittim ama saat onda uykuya daldım.I went to bed at 9pm, but fell asleep at 10pm.
Ben suya daldım.I dove off into the water.
Ben havuza daldım.I dove into the pool.
Ben göle daldım.I dove into the lake.
Hemen uykuya daldım.I fell asleep right away.
Uzun sürdü ama kendi derinliklerime daldım ve onu buldum.It took me a while but really delving into myself I finally got it.
Ve dünyanın dört bir yanında açık denizlere daldım.And I've dived in deep-sea submersibles around the world.
Düşüncelere daldım diyebiliriz.You could say I was just contemplating.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Well, I bumped into this whole thing completely by accident.
Suya onların yanına daldım, ve meraklılıkları karşısında hayrete düştüm.And I got in the water with them, and I was amazed at how curious they were.
Küçük bir hayal dünyasına daldım ve şöyle düşündüm:And I went into this little fantasy world. And I thought,
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.We all got down onto the ice, and I then got into my swimming costume and I dived into the sea.
Bir apokaliptik riya ilkesine daldım.I fell into this apocalyptic dream world.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.So, I decided to dive in head first, and try to live the Bible.
Saat dokuzda yatmaya gittim ama saat onda uykuya daldım.Sono andato a letto alle nove ma mi sono addormentato alle dieci.
Hayale Daldım (feat.Wake Me Up (feat.
Böylece Alice hakkında düşüncelere daldım, saplanıp kalmışçasına." demiştir.Иероним: «За то, что оставили Его закон, …и пошли по нечестию сердца их».
Hayale Daldım (feat.Си́сне (исп.
Hayale Daldım (feat.Sielsowiet Indura (biał.
Uzun sürdü ama kendi derinliklerime daldım ve onu buldum.Zajęło mi to trochę czasu, ale zagłębiłam się i w końcu skończyłam to.
Hayale Daldım (feat.환상의 짝꿍 (Feat.
Hayale Daldım (feat.Дух (Духовден).
Hayale Daldım (feat.Oneiromancija (grč.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Am dat de această întrebare din pură întâmplare.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Beh, io sono finito in questa cosa assolutamente per caso.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Bem, deparei-me com tudo isto completamente por acidente.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Bueno, llegué a todo esto completamente por accidente.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Eh bien, j'ai travaillé sur ce sujet complètement par hasard.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Hát, teljesen véletlenül kezdtem foglalkozni a témával.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Ich bin völlig zufällig auf diese Sache gestoßen.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Ik liep geheel bij toeval tegen deze kwestie aan.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.K celej tejto záležitosti som vlastne prišiel úplnou náhodou.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.K celé téhle věci jsem se dostal úplně náhodou.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.음, 저는 우연히 이런 문제에 부딪혔습니다.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Saya terlibat dengan ini semua betul-betul tidak sengaja.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Törmäsin tähän asiaan täysin sattumalta.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Well, tình cờ mà tôi đã gặp phải vấn đề này.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Zetknąłem się z tymi problemami zupełnie przez przypadek.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Έπεσα λοιπόν τυχαία στο όλο θέμα.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Натъкнах се на тази идея напълно случайно.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Я втянулся в этот проект совершенно случайно.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.Я натрапив на цю тему цілком випадково.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.ובכן, אני נתקלתי בכל הדבר הזה לגמרי בטעות.
Ben tüm bu olayın içine tamamen kazara daldım.حسناً، لقد اصتدمت انا بهذا الموضوع بالصدفة كلياً.