dalış ile cümle
dalış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sizi bir derin dalışa götüreceğim.Vi porterò in un'immersione profonda.
Sizi bir derin dalışa götüreceğim.Zabiorę was w podwodną podróż.
Sizi bir derin dalışa götüreceğim.Θα σας πάρω μαζί μου σε μια βαθιά κατάδυση.
Sizi bir derin dalışa götüreceğim.Ще ви заведа на едно дълбоко гмуркане.
Sizi bir derin dalışa götüreceğim.Я візьму вас з собою у глибоководне занурення.
Sizi bir derin dalışa götüreceğim.Я возьму вас с собой в глубоководное погружение.
Sizi bir derin dalışa götüreceğim.אני הולך לקחת אתכם לצלילה עמוקה.
Sizi bir derin dalışa götüreceğim.سوف أخذكم إلى غوص عميق.
Sizi bir derin dalışa götüreceğim.まずどのように潜水をするかですが
Son dalış serilerimizden birinde bu bölgelerde 200 tür saydık. bunların 198 tanesi yeni türlerdi.가장 최근에 한 잠수에서 우리는 이 부근에서 생명체 200여 종을 셀 수 있었습니다. 그중 198종이 처음 발견되는 종이었습니다.
Son dalış serilerimizden birinde bu bölgelerde 200 tür saydık. bunların 198 tanesi yeni türlerdi.A legutóbbi merülési sorozatunkkor 200 fajt számoltunk ebben a térségben. 198 új volt -- új faj.
Son dalış serilerimizden birinde bu bölgelerde 200 tür saydık. bunların 198 tanesi yeni türlerdi.Auf einem der letzten Tauchgänge haben wir 200 Arten in diesen Bereichen gezählt. 198 waren neu - neue Arten.
Son dalış serilerimizden birinde bu bölgelerde 200 tür saydık. bunların 198 tanesi yeni türlerdi.En una inmersión de la última serie, contamos 200 especies en estas áreas. 198 eran nuevas, nuevas especies.
Son dalış serilerimizden birinde bu bölgelerde 200 tür saydık. bunların 198 tanesi yeni türlerdi.Nell'ultima serie di immersioni abbiamo contato 200 specie in queste zone. 198 erano nuove - nuove specie.
Son dalış serilerimizden birinde bu bölgelerde 200 tür saydık. bunların 198 tanesi yeni türlerdi.Podczas ostatniej wyprawy naliczyliśmy 200 gatunków, z czego 198 to gatunki dotąd nieznane.
Son dalış serilerimizden birinde bu bölgelerde 200 tür saydık. bunların 198 tanesi yeni türlerdi.U jedné ze sérií našich potápění jsme napočítali 200 druhů v těchto lokalitách. 198 z nich bylo nových.
Son dalış serilerimizden birinde bu bölgelerde 200 tür saydık. bunların 198 tanesi yeni türlerdi.В одном из последних погружений мы насчитали 200 видов в этой местности, 198 — совершенно новых.
Son dalış serilerimizden birinde bu bölgelerde 200 tür saydık. bunların 198 tanesi yeni türlerdi.При една от последните серии гмуркания преброихме 200 вида в тези области. 198 бяха нови... нови видове.
Son dalış serilerimizden birinde bu bölgelerde 200 tür saydık. bunların 198 tanesi yeni türlerdi.באחת מסדרות הצלילה האחרונות ספרנו 200 מינים באזורים האלו. 198 היו חדשים -- מינים חדשים.
Son dalış serilerimizden birinde bu bölgelerde 200 tür saydık. bunların 198 tanesi yeni türlerdi.على واحدة من سلسلة الغوص الماضي احصينا 200 نوع في هذه المناطق. 198 كانت جديدة -- أنواع جديدة.
Son dalış serilerimizden birinde bu bölgelerde 200 tür saydık. bunların 198 tanesi yeni türlerdi.この周辺で200の種を見ましたが そのうち198は新種でした ビル:問題の一つは生物学者がここらで
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Also dachte ich: "Ich frage mich, was passiert, wenn ich beides kombiniere?" (Lachen) (Applaus)
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Donc je me suis demandé, " Qu'est-ce qui arrivera si je combine les deux? " (Rires) (Applaudissements)
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Então pensei: "O que será que aconteceria se colocasse as duas juntas?" (Risos) (Aplausos)
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Entonces se me ocurrió pensar, "¿qué pasaría juntara las dos cosas?" (Risas) (Aplausos)
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Így azt gondoltam: "Vajon mi történik, ha összerakom a kettőt?" (Nevetés) (Taps)
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Ik vroeg mij af wat er zou gebeuren als ik die twee samenvoegde? (Gelach)
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"그래서 "만약에 이 두 가지를 합친다면 어떨까?" 라고 생각했지요 (웃음) (박수)
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Mi-am zis, "Oare ce se întâmplă dacă le pun pe amândouă împreună?" (Râsete) (Aplauze)
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Nên tôi nghĩ: "Không biết điều gì sẽ xảy ra nếu tôi kết hợp hai điều này lại với nhau?" (Tiếng cười) (Vỗ tay)
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Pomyślałam: "Co by się stało, gdyby zestawić je razem?
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Quindi pensai: "Mi chiedo cosa succederà se unisco le 2 cose".
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Tak jsem si řekla:
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Поэтому я подумала: "Что случится, если я их соединю?" (Смех) (Аплодисменты)
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"Тому я подумала: "Цікаво, що трапиться, якщо я об'єднаю ці дві речі?"
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"אז חשבתי לעצמי: "מעניין מה יקרה אם אחבר בין שני אלה."
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"ولذلك تساءلت "ماذا يمكن أن يحدث لو جمعت الاثنين معا؟ " (ضحك) (تصفيق)
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"どうなるかしら?」(笑)(拍手) そして その結果 誕生した水中車椅子が
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"我心諗:唔知兩件事擺埋一齊會點呢? (笑聲、掌聲)
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.Každý ponor je absolútne úžasný.
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.Každý ponor je naprosto úžasný.
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.Kerrassaan ihmeellistä, joka sukelluksella.
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.매 다이빙이 놀라움의 극치입니다.
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.Po prostu niesamowite, za każdym nurkowaniem.
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.Sungguh menakjubkan, pada setiap penyelaman
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.Teljesen lenyűgöző, minden egyes merülés.
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.Thực sự đáng ngạc nhiên, mỗi lần lặn xuống đáy biển.
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.Απλά εκπληκτικό, κάθε μία κατάδυση.
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.Absolument fascinant, a chaque plongée.
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.Absolutamente espantoso, a cada mergulho.
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.Absolutamente fascinante, cada zambullida.
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.Absoluut verbazingwekkend, elke duik weer.
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.A ogni immersione vedi meraviglie nuove.
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.Det är fullkomligt häpnadsväckande, varje dyk.
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.Do danes smo raziskali le 3 odstotke oceanov.
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.E uluitor la fiecare scufundare.
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.Fuldstændig fantastisk, hvert eneste dyk.
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.Jeder einzelne Tauchgang ist absolut unglaublich.
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.Абсолютно изумительно, каждое погружение.
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.Абсолютно удивително, всяко едно гмуркане.
İlgili Sayfalar