Ana içeriğe geç
Sözlük

dakikam ile cümle

dakikam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Her hastamla 13 dakikam var.Ik heb 13 minuten voor iedere patiënt.
Her hastamla 13 dakikam var.J'ai 13 minutes avec chaque patient.
Her hastamla 13 dakikam var.Jeg har 13 minutter med hver patient.
Her hastamla 13 dakikam var.Minden páciensre 13 perc jut.
Her hastamla 13 dakikam var.Tengo 13 minutos con cada paciente.
Her hastamla 13 dakikam var.Tôi có 13 phút với mỗi bệnh nhân.
Her hastamla 13 dakikam var.Περνώ 13 λεπτά με κάθε ασθενή.
Her hastamla 13 dakikam var.Имам 13 минути за един пациент.
Her hastamla 13 dakikam var.У меня всего по 13 минут на каждого пациента.
Her hastamla 13 dakikam var.יש לי 13 דקות עם כל מטופל.
Her hastamla 13 dakikam var.لدي 13 دقيقة مع كل مريض.
Her hastamla 13 dakikam var.患者は診療所の待合室に溢れかえっています
İki dakikamın kaldığını söylüyor, yapamayız.2분 남았다고 하네요. 다시 보기는 안 될 것 같습니다.
İki dakikamın kaldığını söylüyor, yapamayız.Chúng ta chỉ còn hai phút thôi.
İki dakikamın kaldığını söylüyor, yapamayız.Csak két percem maradt, úgyhogy nem lehet.
İki dakikamın kaldığını söylüyor, yapamayız.Der står, at jeg har to minutter tilbage, så det kan vi ikke.
İki dakikamın kaldığını söylüyor, yapamayız.Dice que quedan 2 minutos, así que no puedo.
İki dakikamın kaldığını söylüyor, yapamayız.Hier steht, ich habe noch zwei Minuten, also können wir das nicht machen.
İki dakikamın kaldığını söylüyor, yapamayız.Ik heb nog twee minuten, dus dat kan niet.
İki dakikamın kaldığını söylüyor, yapamayız.Il parait qu'il me reste deux minutes, alors on ne peut pas.
İki dakikamın kaldığını söylüyor, yapamayız.Mai am două minute, deci nu putem s-o revedem.
İki dakikamın kaldığını söylüyor, yapamayız.Mám už jen 2 minuty do konce, tak už si to nezopakujeme.
İki dakikamın kaldığını söylüyor, yapamayız.Mi restano due minuti, non posso farlo.
İki dakikamın kaldığını söylüyor, yapamayız.Saya punya 2 menit jadi kita tidak bisa melihatnya lagi.
İki dakikamın kaldığını söylüyor, yapamayız.Só tenho dois minutos, por isso não podemos.
İki dakikamın kaldığını söylüyor, yapamayız.Λέει εδώ ότι μου απομένουν 2 λεπτά.
İki dakikamın kaldığını söylüyor, yapamayız.Каже що ми маємо дві хвилини, тож ми не можемо повторити це.
İki dakikamın kaldığını söylüyor, yapamayız.Показва ми, че имаме само две минути, така че не можем да направим това.
İki dakikamın kaldığını söylüyor, yapamayız.У меня осталось две минуты, так что мы не успеем.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.아직 2분 남았으니까 재미있는 이야기를 하나 말씀드리죠.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.Akan saya sampaikan -- saya masih punya dua menit lagi, saya akan menyampaikan cerita lucu mengenai hal ini.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.Deixem-me contar-vos - ainda tenho dois minutos, deixem-me contar-vos uma história engraçada sobre isto.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.Déjenme contarles. Aún me quedan dos minutos, les contaré una divertida historia sobre esto.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.Để tôi kể cho các bạn nghe -- Tôi vẫn còn hai phút nữa và cho phép tôi kể cho các bạn nghe một câu chuyện vui.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.Dovoľte mi, aby som vám povedal - stále mám 2 minúty, poviem vám o tomto vtipnú príhodu.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.Dovolte mi říci -- ještě mám dvě minuty, tak mi dovolte říci k tomuto vtipný příběh.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.Hadd mondjam el -- még van két percem, hadd mondjak el erről egy vicces történetet.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.Ich möchte Ihnen - ich habe noch zwei Minuten und eine Anekdote.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.Ik zal je zeggen -- Ik heb nog twee minuten voor een leuk verhaaltje.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.Il faut que je vous dise -- J'ai encore deux minutes, je vais vous raconter une histoire drôle.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.Jag har två minuter kvar, så låt mig berätta en historia.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.Lasciate che vi dica - mi restano due minuti, vi racconto un episodio divertente.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.Minulla on vielä pari minuuttia aikaa hauskaan tarinaan.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.Naj vam povem -- ostali sta mi še dve minutki in bi vam povedal anekdoto o raziskavi.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.Opowiem wam zabawną historię z tym związaną.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.Să vă povestesc -- mai am două minute, să vă spun o poveste nostimă despre asta.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.Αφήστε με να σας πω - Έχω ακόμα δύο λεπτά, οπότε θα σας πω μία σχετική αστεία ιστορία.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.Нека ви разкажа -- имам две минути, нека ви разкажа смешна история за това.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.У меня ещё есть 2 минуты, чтобы рассказать вам забавную историю.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.Я хочу розповісти вам - я ще маю дві хвилини, тому хочу розповісти вам одну кумедну історію.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.תרשו לי לספר לכם... יש לי עדיין שתי דקות, תרשו לי לספר לכם סיפור מצחיק על זה.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.دعوني أخبركم -- لا تزال لدي دقيقتان، دعوني أخبركم بقصة مضحكة بخصوص ذلك.
İki dakikam kaldı, izin verin size bununla ilgili komik bir hikaye anlatayım.この件について面白い話を ご紹介しましょう この研究はとても有名になったので
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.저는 물속에서 처음 5분을 필사적으로 심박수를 내리는데 썼습니다.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.Am petrecut primele 5 minute sub apa incercand cu disperare sa imi incetinesc ritmul cardiac.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.Az első öt percet a víz alatt azzal töltöttem, hogy kétségbeesve próbáltam lelassítani a pulzusom.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.De eerste vijf minuten onderwater probeerde ik wanhopig mijn hartslag omlaag te krijgen.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.De första fem minutrarna under vattnet ägnade jag åt att desperat försöka sakta ner min hjärtrytm.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.Die ersten fünf Minuten unter Wasser versuchte ich verzweifelt meine Herzschlagfrequenz zu verlangsamen.
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.Ensimmäiset viisi minuuttia veden alla yritin epätoivoisesti alentaa sykettäni.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod