O beş dakikadan az sürdü.It took less than five minutes.
Tom'un broşürü okuması beş dakikadan biraz daha fazla sürdü.It took slightly more than five minutes for Tom to read the pamphlet.
Tom on dakikadan daha fazla arabada olamaz yoksa hasta olur.Tom can't be in the car more than ten minutes or he gets sick.
Tom arabada on dakikadan daha fazla duramaz, yoksa midesi bulanır.Tom can't be in the car more than ten minutes or he gets sick.
Tom hasta olmadan on dakikadan daha fazla arabada olamaz.Tom can't be in the car more than ten minutes without getting sick.
Tom midesi bulanmadan on dakikadan çok arabada duramaz.Tom can't be in the car more than ten minutes without getting sick.
Son dakikada insanlar üzerinde planları değiştiremezsin.You can't change plans on people at the last minute.
Bu toplantının yirmi dakikadan daha fazla sürmesini istemiyorum.I'd like this meeting to last no more than twenty minutes.
Beş dakikadan daha fazla almayın.Don't take more than five minutes.
Onu on dakikadan daha az süre içinde yapabilirim.I can do that in less than ten minutes.
Beş dakikadan daha az önce seni Tom'la konuşurken gördüm.I just saw you talking to Tom less than five minutes ago.
Düğün son dakikada iptal edildi.The wedding was canceled at the last minute.
Göz ameliyatından sonra, George her on beş dakikada bir göz damlası kullanır.After eye surgery, George put in eye drops every fifteen minutes.
Odanı temizlenin 15 dakikadan daha fazla süreceğini sanmıyorum.I don't think it would take more than 15 minutes to clean your room.
Bu 30 dakikadan fazla sürmemeli.This shouldn't take more than 30 minutes.
Tom bir dakikada burada olacak.Tom will be here any minute.
Bir dakikada size katılacağım.I'll join you in a moment.
30 dakikada vardım.I arrived within 30 minutes.
Film başlamadan önce üç dakikadan daha az süremiz var.We have less than three minutes before the movie starts.
Beş dakikadan daha az bir sürede döneceğim.I'll be back in less than five minutes.
Onun büyük yardımı sayesinde, sorunu 30 dakikada çözdük.Thanks to his great help, we were able to solve the problem in 30 minutes.
Tom on dakikadan daha az sürede sorularımızın hepsine cevap verdi.Tom answered all of our questions in less than ten minutes.
Tom üç dakikadan daha az sürede bütün elmayı yedi.Tom ate the whole apple in less than three minutes.
Tom on dakikadan daha az bir sürede buraya geldi.Tom got here less than ten minutes ago.
Tom bir dakikada burada olmalı.Tom should be along any minute.
Tom bana onu otuz dakikada pişirmemi söyledi.Tom told me to cook it for thirty minutes.
Üç dakikadan daha az süremiz var.We've got less than three minutes.
Son dakikada Marcello bir beraberlik golü attı.In the last minute, Marcello score an equalizing goal.
Nedenini bilmiyoruz ama, son dakikada, Mary düğünü feshetti.We don't know why but, at the last minute, Mary called off the wedding.
Tom otuz dakikadan daha az bir sürede geri dönecek.Tom will be back in less than thirty minutes.
Anlaşma son dakikada bozuldu.The deal fell apart at the last minute.
Tom bir dakikada düşüncelerini toplar.Tom collects his thoughts for a minute.
Sadece bir dakikada olacağımı Tom'a söyle, tamam mı?Tell Tom I'll just be a minute, OK?
Onlar bu fabrikada her on dakikada bir araba üretirler.At this factory, they produce a car every ten minutes.
O otuz dakikadan daha fazla sürmemeli.That shouldn't take more than thirty minutes.
O birkaç dakikadan daha fazla sürmemeli.It shouldn't take more than a few minutes.
Benim çocuk bakıcım son dakikada iptal etti.My babysitter canceled at the last minute.
Otuz dakikadan daha fazla beklemeyeceğim.I won't wait for more than thirty minutes.
O, üç dakikada 100 şınav çekti.He did 100 push-ups in three minutes.
Bu on dakikadan daha uzun sürer.It'll take longer than ten minutes.
Tom son dakikada iptal etti.Tom canceled at the last minute.
Her otuz dakikada tıraş olur musun?Do you shave every thirty minutes?
O bir paraşütle atlama yapacaktı ama o son dakikada panikledi.He was going to do a parachute jump, but he panicked at the last minute.
Üç dakikadan daha fazla bir süre kafanın üstünde durabilir misin?Can you stand on your head for more than three minutes?
Ben okula otuz dakikada yürüyorum.I walk to school in 30 minutes.
Laura son dakikada sadece arkasını dönmek ve kaçmak için yaklaşıyor numarası yaptı.Laura pretended to get closer, only to turn around and run away at the last minute.
Üç dakikadan fazla sürmeyecek.It won't last more than three minutes.
Tom'a otuz dakikadan fazla beklememesini söyledim.I told Tom not to wait for more than thirty minutes.
Otuz dakikadan uzun süre kuyrukta durdum.I stood in line for more than thirty minutes.
Tom orada otuz dakikadan fazla geçirdi.Tom spent more than thirty minutes there.
Bitap düşmeden önce sadece bir dakikadan daha az süreyle koşabilirim.I can only run for less than a minute before getting exhausted.
Bir dakikadan daha az süre koştuktan sonra bitap düşerim.I get exhausted after running for less than a minute.
Tom, Mary ile olan buluşmasını son dakikada iptal etti.Tom canceled his date with Mary at the last minute.
Tom'un görüşmesi son dakikada iptal edildi.Tom's date canceled at the last minute.
Leyla şehir merkezindeki bir bankaya araçla yirmi dakikada gitti.Layla drove twenty minutes to a bank downtown.
Otuz dakikadan fazla beklemeyi planlamıyorum.I don't plan to wait for more than thirty minutes.
Tom bunu son dakikada yaptı.Tom did that at the last minute.
Tom buradan otuz dakikadan daha az mesafede yaşıyor.Tom lives less than thirty minutes from here.
Tom son dakikada sözünden döndü.Tom backed out at the last minute.
Sami ve Leyla son dakikada buluşmalarını iptal ettiler.Sami and Layla cancelled their date at the last minute.