Ana içeriğe geç
Sözlük

dakika ile cümle

dakika kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Birisi sadece birkaç dakika önce Tom'la konuşuyordu.Somebody was talking to Tom just a few minutes ago.
Tepsiyi 10 dakika için fırına koydu.She put the tray in the oven for 10 minutes.
Tom sadece birkaç dakika için Mary'nin partisindeydi.Tom was only at Mary's party for a few minutes.
Leyla şehir merkezindeki bir bankaya araçla yirmi dakikada gitti.Layla drove twenty minutes to a bank downtown.
Biri okula on dakika içinde yürüyebilir.One can walk to school in ten minutes.
Leyla yaklaşık on ila on beş dakika sonra eve geldi.Layla came home some ten to fifteen minutes later.
Leyla'nın oraya varması otuz dakika sürdü.Layla had thirty minutes to arrive there.
Tom otuz dakika önce geldi.Tom arrived thirty minutes ago.
Çabuk gel!! Tren on dakika içinde kalkıyor.Come quickly!! The train leaves in ten minutes.
Dakika saatlere dönüştü.Minutes turned into hours.
Bir dakika bekle; Ben henüz hazır değilim.Wait a minute; I'm not finished yet.
Bir buçuk saat doksan dakikadır.One and a half hours are ninety minutes.
Film beş dakika içinde başlıyor.The movie starts in five minutes.
Film beş dakika önce başladı.The movie started five minutes ago.
O, genellikle uyandıktan beş dakika sonra kalkar.She usually gets up five minutes after waking.
Otuz dakikadan fazla beklemeyi planlamıyorum.I don't plan to wait for more than thirty minutes.
Bunu yapmak yaklaşık kaç dakika sürecek?About how many minutes will it take to do that?
Tom üç dakikayla treni kaçırdı.Tom missed the train by three minutes.
Bunu sadece birkaç dakika önce yaptım.I just did that a few minutes ago.
Tom beni 30 dakika bekletti.Tom kept me waiting for 30 minutes.
Tom oraya otuz dakika erken geldi.Tom got there thirty minutes early.
Tom bunu son dakikada yaptı.Tom did that at the last minute.
Tom, Mary'yi otuz dakika bekletti.Tom kept Mary waiting for thirty minutes.
Otuz dakika geç kaldım.I'm thirty minutes late.
Onu otuz dakika içinde yapabilir misin?Can you do that in thirty minutes?
Üç dakika bekledim.I waited for three minutes.
Birkaç dakika sonra görüşürüz.See you in a couple of minutes.
İki dakika içinde görüşürüz.See you in a couple of minutes.
Tom Mary'den on ila on beş dakika sonra buraya geldi.Tom got here ten to fifteen minutes after Mary.
Tom Mary'den yaklaşık on beş dakika sonra buraya geldi.Tom got here about fifteen minutes after Mary.
Tom buradan otuz dakikadan daha az mesafede yaşıyor.Tom lives less than thirty minutes from here.
Bu sadece birkaç dakika sürecek.It's only going to take a couple of minutes.
Bu sadece yaklaşık üç dakika sürecek.It's just going to take about three minutes.
Tom otuz dakikadır dışarıda bekliyordu.Tom was waiting outside for thirty minutes.
Tom on beş dakika içinde burada olacak.Tom is going to be here in fifteen minutes.
Sadece birkaç dakika sürecek.It's just going to take a few more minutes.
Tom birkaç dakika önce bodrumdaydı.Tom was in the basement a few minutes ago.
Tom sadece bir dakika içinde burada olacak.Tom is going to be here in just a moment.
Tom bir kaç dakika içinde dönecek.Tom is going to be back in a few minutes.
Otuz dakika içinde sana geri döneceğim.I'll come back for you in thirty minutes.
Tom otuz dakika uzaklıktan daha az mesafede yaşıyor.Tom lives less than thirty minutes away.
Tom otuz dakika dışarıda bekledi.Tom waited outside for thirty minutes.
Bu sadece üç dakika sürecek.It's only going to take three minutes.
Tom sadece birkaç dakika önce buradaydı.Tom was here just a few minutes ago.
Tom bir dakika içinde geri dönecek.Tom is going to be back in a minute.
Bu birkaç dakika sürecek.It's going to take a few minutes.
Bana bir dakika yardım edebilir misin?Could you help me for a second?
Bir dakika dur.Hang on a moment.
İstasyondan beş dakikalık yürüme mesafesinde bir daire arıyorum.I'm looking for an apartment within a five-minute walk from the station.
Tom hâlâ her akşam otuz dakika Fransızca çalışıyor.Tom still studies French every evening for thirty minutes.
Tom her akşam otuz dakika Fransızca çalışır.Tom studies French every evening for thirty minutes.
"Tom burada mı?" "Hayır, birkaç dakika önce ayrıldı.""Is Tom here?" "No, he left just a few minutes ago."
Tom günde en az otuz dakika Fransızca öğrenir.Tom studies French at least thirty minutes a day.
Tom'un otuz dakika içinde Mary ile buluşması gerekiyor.Tom is supposed to meet Mary in thirty minutes.
Tom programdan yaklaşık otuz dakika geride.Tom is about thirty minutes behind schedule.
Tom programın yalnızca otuz dakika gerisindedir.Tom is only thirty minutes behind schedule.
Bunu yapmak yaklaşık otuz dakika sürecektir.It'll take about thirty minutes to do that.
Tom otuz dakika içinde ayrılacak.Tom is going to leave in thirty minutes.
Tom programın üç dakika gerisindedir.Tom is three minutes behind schedule.
Bir dakika içinde sona erecek.It's going to be over in a minute.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod