Ana içeriğe geç
Sözlük

dakika ile cümle

dakika kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Otuz dakika önce burada olman gerekiyordu.You were supposed to be here thirty minutes ago.
Tom'un otuz dakika önce burada olması gerekiyordu.Tom was supposed to be here thirty minutes ago.
Otuz dakika içinde Tom'u karşılamamız gerekiyor.We're supposed to meet Tom in thirty minutes.
Bir dakika bekle. Bir şey doğru değil.Wait a minute. Something's not right.
Otobüs on dakika gecikti.The bus was delayed for ten minutes.
Oturun. Bir dakika içinde sizinle olacağım.Have a seat. I'll be with you in a minute.
Tom'a bir dakika içinde orada olacağımı söyle.Tell Tom I'll be there in a minute.
Sadece bir dakika, lütfen.Just one moment, please.
Lütfen on beş dakika içinde hazır ol.Please be ready in fifteen minutes.
Bu bir dakikanızı alacak.This is going to take a moment.
Bir dakika bekle, tamam mı?Wait a minute, will you?
Sadece bir dakika bekle.Wait just one minute.
Bunu bitirmek için tam olarak on üç dakikan var.You have exactly thirteen minutes to finish this.
Saat üçe bir dakika var.It's a minute to three o'clock.
Birkaç dakika önce bir adamın polisler tarafından tutuklandığını gördüm.I saw a man get arrested by the police a few minutes ago.
"Eve ne zaman döneceksin?" "Bilmiyorum, yaklaşık yirmi dakika içinde "."When will you be back home?" "I don't know, in about twenty minutes."
Bir dakika öteye bak! Ben çabucak elbiselerimi değiştireceğim.Look away for a minute! I'm going to quickly change my clothes.
Elbiselerimi değiştirirken sadece bir dakika için diğer tarafa bakar mısın?Would you mind looking the other way for just a minute while I change my clothes?
Onun büyük yardımı sayesinde, sorunu 30 dakikada çözdük.Thanks to his great help, we were able to solve the problem in 30 minutes.
Sabahımı düzenlemek için yaklaşık yirmi dakikaya ihtiyacım var.I need about twenty minutes to organize my morning.
Bir dakika, ben ilk olarak şarkıyı değiştireceğimJust a moment, I'll change the song first.
Bir dakika izin verin.Excuse us for just a moment.
Birkaç dakika içinde gitmeye hazır olacağım.I'll be ready to go in a few minutes.
Beş dakika içinde gitmeye hazır olacağım.I'll be ready to go in five minutes.
Sadece bir dakika olacak.It'll just be a minute.
Sadece bir dakika sürecek.It'll just take a minute.
On beş dakika içinde orada olabiliriz.We can be there in fifteen minutes.
Yaklaşık otuz dakika içerisinde orada olmalıyız.We should be there in about thirty minutes.
Bir dakika içinde gideceğiz.We'll go in a minute.
Sadece bir dakika bekleyin.Wait just a minute.
On dakika geç kaldın.You're ten minutes late.
Tom on dakikadan daha az sürede sorularımızın hepsine cevap verdi.Tom answered all of our questions in less than ten minutes.
Tom buraya otuz dakika erken geldi.Tom arrived here thirty minutes early.
Tom üç dakikadan daha az sürede bütün elmayı yedi.Tom ate the whole apple in less than three minutes.
Tom otuz dakika geç geldi.Tom came 30 minutes late.
Tom zil çaldıktan üç dakika sonra sınıfa girdi.Tom came into the classroom three minutes after the bell had rung.
Tom bir şey yapmak için son dakikaya kadar beklemeyi sevmez.Tom doesn't like to wait until the last minute to do something.
Tom on dakikadan daha az bir sürede buraya geldi.Tom got here less than ten minutes ago.
Tom sadece beş dakika önce eve vardı.Tom just got home a few minutes ago.
Tom bir son dakika toplantısı düzenledi.Tom scheduled a last-minute meeting.
Tom bir dakikada burada olmalı.Tom should be along any minute.
Işık onu körletti. O birkaç dakika hareketsiz durdu.The light blinded him. He stood still for a few moments.
Tom sadece bir dakika içinde seninle olmalı.Tom should be with you in just a minute.
Oraya yürüyebilirsin ama yaklaşık otuz dakikanı alır.You can walk there, but it'll take you about thirty minutes.
Masayı hazırlamak Mary'nin sadece birkaç dakikasını aldı.It only took Mary a few minutes to set the table.
Tom birkaç dakika içinde iyi olacak.Tom will be all right in a few minutes.
Tom ve avukatı sadece birkaç dakika önce birlikte mahkeme salonunu terk ettiler.Tom and his lawyer left the courtroom together just a few minutes ago.
Beş dakika içinde duştan çıkmazsan, sıcak suyu kesiyorum!If you're not out of the shower in five minutes, I'm cutting the hot water!
Bir dakika önce söylediğin neydi?What was that you said a minute ago?
Bu dakika buraya gel.Come here this minute.
Tom bu dakika onu caddede gördüm.I saw him in the street just this minute.
Akşam yemeği yaklaşık on beş dakika içinde hazır olacak.Dinner will be ready in about fifteen minutes.
Bir dakikalığına girebilir miyiz?Can we come in for moment?
Tom 20 dakika daha evde olmayacak.Tom won't be home for another 20 minutes.
Kararını vermen için otuz dakikan var.You have thirty minutes to make your decision.
Karar vermemiz için yalnızca otuz dakikamız var.We have only thirty minutes to make our decision.
Konuklarımız birkaç dakika içinde gelecekler.Our guests will arrive in a few minutes.
Bu, otobüs durağına altı dakikalık bir yürüyüş.It's a six minutes' walk to the bus stop.
Lütfen sadece bir dakika sizi görebilir miyim?Can I see you for just a minute, please?
Dışarıda seninle bir dakika konuşabilir miyim?Can I talk to you outside for a minute?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod