Ana içeriğe geç
Sözlük

dakika ile cümle

dakika kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Beş dakikalık bir molaya ihtiyacım var.I need a five-minute break.
Bir dakikaya ihtiyacım var.I need a minute.
Yaklaşık bir dakikaya ihtiyacım var.I need about a minute.
Sadece Tom'la birkaç dakika konuşmak istiyorum.I only wish to talk to Tom for a few minutes.
Düğün son dakikada iptal edildi.The wedding was canceled at the last minute.
Bir dakikalığına çıkabilir miyim?May I be excused for a minute?
Tom Mary'den birkaç dakika sonra odaya geldi.Tom came into the room a few minutes after Mary.
Tom on beş dakika geç geldi.Tom showed up fifteen minutes late.
Birkaç dakika önce Tom'u gördüm ve yorgun görünüyordu.I saw Tom a few minutes ago and he looked tired.
Bir dakika önce Tom'u gördüm.I saw Tom a minute ago.
Hâlâ yaklaşık üç dakikam var.I still have about three minutes.
O kuyrukta otuz dakika durdum.I stood in that line for thirty minutes.
Sanırım birkaç dakika ayırabilirim.I think I can spare a few minutes.
Sanırım bir dakika içinde hazır olacağım.I think I'll be OK in a minute.
Sanırım birkaç dakika daha burada kalacağım.I think I'll stay here for a few more minutes.
Birkaç dakika önce Tom'u gördüm.I saw Tom a few minutes ago.
Göz ameliyatından sonra, George her on beş dakikada bir göz damlası kullanır.After eye surgery, George put in eye drops every fifteen minutes.
Hazırlanmak için sadece bir dakikaya ihtiyacım var.I only need a moment to get ready.
On beş dakika içerisinde orada olacağım.I'll be there in fifteen minutes.
Lütfen beş dakika daha uyuyayım.Please let me sleep for five more minutes.
"Tom, akşam yemeğin soğuyor." "Bir dakika. Ben hemen orada olacağım.""Tom, your dinner's getting cold." "Just a minute. I'll be right there."
Üzgünüm, muhtemelen yaklaşık 20 dakika gecikmiş olacağım.Sorry, I'm probably going to be about 20 minutes late.
Giyinmek için bana birkaç dakika verin.Give me a couple minutes to get dressed.
20 dakika içinde senin için döneceğim.I will return for you in 20 minutes.
"Tom akşam yemeğin soğuyor." "Bir dakika. Geliyorum.""Tom, your dinner's getting cold." "Just a minute. I'm coming."
Kütüphane on dakika içinde kapanacak.The library will be closing in ten minutes.
Muhtemelen bu sorunu çözmek yaklaşık 10 dakikanızı alacaktır.It'll probably take you about 10 minutes to solve this problem.
O meşgul. Bir dakika bekleyin.She is busy. Wait a minute.
O yoğun. Bir dakika bekleyin.She is busy. Wait a minute.
Odanı temizlenin 15 dakikadan daha fazla süreceğini sanmıyorum.I don't think it would take more than 15 minutes to clean your room.
Tom otobüs gelmeden on dakika önce otobüs durağındaydı.Tom was at the bus stop ten minutes before the bus arrived.
Birkaç dakika içinde Tom'u burada karşılamam gerekiyor.I'm supposed to meet Tom here in a few minutes.
Bir dakika dışarıda bekler misin?Would you mind waiting outside for a minute?
Otuz dakika içinde sana bir araba gönderiyorum.I'm sending a car for you in thirty minutes.
Birkaç dakika içinde alt katta Tom'la buluşacağım.I'm meeting Tom downstairs in a few minutes.
Arkadaşın Tom birkaç dakika önce buradaydı.Your friend Tom was here a few minutes ago.
Yaklaşık otuz dakika içinde seni geri arayacağım.I'll call you back in about thirty minutes.
Tom Mary'ye onun hakkında düşünmesi için bir dakika verdi.Tom gave Mary a moment to think about it.
Bu 30 dakikadan fazla sürmemeli.This shouldn't take more than 30 minutes.
Keşke otuz dakika önce arasaydın.I wish you had called thirty minutes ago.
En az beş dakikaya ihtiyacım olacak.I'm going to need at least five minutes.
Ben yaklaşık otuz dakika için dışarı çıkıyorum.I'm going out for about thirty minutes.
Birkaç dakika içinde buranın dışında olacağız.We'll be out of here in a few minutes.
Beş dakika içinde hazır olacağım.I'm going to be ready in five minutes.
Burada birkaç dakika kalacağım.I'm going to stay here a few minutes.
Beş dakika içinde seninle orada buluşacağım.I'll meet you there in five minutes.
Sadece bir dakika içinde seninle olacağım.I'll be with you in just one minute.
Sadece birkaç dakika içinde geri geleceğim.I'll be back in just a few minutes.
Bize bir dakika verir misin?Would you mind giving us a minute?
Yaklaşık otuz dakika içinde orada olacağım.I'll be there in about 30 minutes.
Hâlâ otuz dakikan var.You've still got thirty minutes.
Tom on beş dakikalık bir mola aldı.Tom took a fifteen-minute break.
Tom bir dakikalığına Mary ile konuştu.Tom talked to Mary for a minute.
Bir dakika düşün.Take a minute to think about it.
On dakika içinde seni alacağım.I'll pick you up in ten minutes.
Sadece birkaç dakika daha olacağım.I'll only be a few more minutes.
On dakika içinde Tom'la buluşacağım.I'm meeting Tom in ten minutes.
Birkaç dakika içinde Tom'u arayacağım.I'll call Tom in a few minutes.
Birkaç dakika içinde orada olacağım.I'll be there in a few minutes.
Yirmi dakika içinde döneceğim.I'll be back in twenty minutes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dakika ile cümle - Sayfa 12 - dakika kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App