Her zaman 15 dakika ilersinde olurum zamanın ve bu beni adam yapar."I have always been 15 minutes ahead of my time and it has made a man of me."
Birkaç dakika içinde bazılarının sonuçlarından bahsedeceğim.In a couple of minutes, I'll tell you about some of those results.
Kelimenin tam anlamıyla üç dakika.Literally three minutes.
Dur dur bir dakika!No, no. Wait a minute!
Şimdi farklı renk kullanacağım, bir dakika bekleyin.I'm going to use two different colors here, so bear with me a second.
Ve yaklaşık 45 dakika sonra, sahil kenarında yürürken, bununla karşılaştım.And about 45 minutes later, walking along the beach, I came across this.
Bir dakika müsaade eder misiniz?Can you give us some privacy please?
Ben ise " Ah, bir dakika.And I said, "Oh ...
(Telefon çalar) Bir dakika.(Ringing) Hold on. Phone:
Bir dakikaya hazırım hayatım.Right: I'll be ready in just a minute, darling.
Aalst! Ýki dakikalýk mola!- ... ou você é o único representante em Aalst?
Ýki dakikalýk mola.Mas o bispo não nos informou da sua chegada.
Öyleyse bu nasıl oldu? bir dakika için bir adım geri gidelim.So how did this happen? Well, lets take a step back, for a minute.
On dakika içinde yıllık zirvenin başlaması gerek.Well, I've got all the international CEO's from around the world in this room.
Sadece beş dakikamız olduğundan daha hızlı ve basit bir yol kullanmamız daha iyi olacak.Since we only have five minutes, it's better that we have a fast and simpler way.
Kozmolojik anlamda, bu 10 dakika kadar önceydi.In cosmological terms, that was about 10 minutes ago.
10 dakika geç kaldınız.You're ten minutes late.
Buraya 20 dakika uzaklıkta bir sauna var.I found a sauna that is 20 minutes away.
Her dakika sorduğunun farkında mısın?Do you know you're asking once every minute?
1 dakika öncesinden daha yakın.He probably came one more minute further than one minute ago.
1 dakika önce ne kadar kalmıştı?So where is that one minute further?
Sadece birbuçuk dakika.It's just a minute and a half.
Önümüzdeki beş dakika içinde, ses ile olan ilişkinizi değiştirmeye çalışacağım.Over the next five minutes, my intention is to transform your relationship with sound.
En az beş dakika dinlemenizi tavsiye ediyorum, ama üst sınır yok.I recommend at least five minutes a day, but there is no maximum dose.
Zaten birkaç dakika içerisinde diyagramından birkaç örnek vereceğiz.And we'll give some examples with your diagram there in just a minute.
-Bir dakika bekleyin, bayan!Just wait a minute, miss!
Bir dakika bekle,ne kadar oldu?Wait a minute, how long has it been?
Sizlerle sadece birkaç dakikayı paylaşacağım.I'm going to share with you for just a few minutes.
Kutup ayısının 100 bin yılda öğrendiğini en çok 5 belki 10 dakikada öğrenebilir.What the polar bear took 100,000 years to learn, it can learn in five minutes, maybe 10 minutes.
15 dakika sonra yıka.Wash it off after 15 minutes.
-Nora, bir dakika.- Nora, just a moment.
Kaç dakika daha kaldı?How many more minutes?
İki, iki, iki dakika olacak.Two, two, I'm going to take two.
Kongre Kütüphanesi yaklaşık 15 dakika sonra.The New World Order. The New World Order of... The New World Order.
Ve para sadece çok son dakikada fiyatları belirlemek için getirilmiş.And money is only brought in at the very last minute to determine prices.
Bekle bir dakika.<br />Bu karnın biraz kilo kaybetmesi lazım.Wait a minute. This tummy needs to lose weight.
Herkes bir dakika beklesin lütfen.Everyone, wait a minute.
Afedersiniz!<br />Bir dakika lütfen!Excuse me! Wait a second!
Ondan sonra, çocukları bir kaç dakika yalnız bırakıyor.Then she tells them that she has to leave them alone for a few minutes
Bir dakikada çok fazla insan, ađaç ve hayvan ölüyor.We got to do it,
Neden birkaç dakika dinlenmiyorsun, sonra devam ederiz."Why don't you rest for a few minutes and then we'll go on."
Uçağın Incheon Havaalanına varması tam olarak... ...16 saat, 12 dakika ve 36 saniye sürdü.It took exactly 16 hours 12 minutes 36 seconds to Incheon Airport by plane.
Ýki dakika da anlarsýn onu.You can understand it just in two minutes.
Bahar, iki dakika dinle beni.Bahar listen to me for 2 minutes.
Bahar ţunlarý býrakýp bir, iki dakika dinler misin beni?Bahar could leave this and listen to me for 2 minutes?
Ama bir dakika... Hah! Ţuraya bir not düţmüţüm.But, here
Her dakikamýz beraberdi.We spent every minute together.
Şimdi, size cevap vermek için sadece 9 dakikam var.Now, I've only got 9 minutes to provide you with an answer.
Her DakikaEvery Minute
Her 5 DakikadaEvery 5 Minutes
Her 10 DakikadaEvery 10 Minutes
Her 15 DakikadaEvery 15 Minutes
Her 30 DakikadaEvery 30 Minutes
Her 60 DakikadaEvery 60 Minutes
Dakika cinsinden farklılık:Difference in min.:
10 dakika geri10 minutes backward
1 dakika geri1 minute backward
1 dakika ileri1 minute forward
10 dakika ileri10 minutes forward
10 Dakika10 Minutes