Ana içeriğe geç
Sözlük

dakik ile cümle

dakik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom otuz dakika uzaklıktan daha az mesafede yaşıyor.Tom lives less than thirty minutes away.
Tom otuz dakika dışarıda bekledi.Tom waited outside for thirty minutes.
Bu sadece üç dakika sürecek.It's only going to take three minutes.
Tom sadece birkaç dakika önce buradaydı.Tom was here just a few minutes ago.
Tom bir dakika içinde geri dönecek.Tom is going to be back in a minute.
Bu birkaç dakika sürecek.It's going to take a few minutes.
Bana bir dakika yardım edebilir misin?Could you help me for a second?
Bir dakika dur.Hang on a moment.
İstasyondan beş dakikalık yürüme mesafesinde bir daire arıyorum.I'm looking for an apartment within a five-minute walk from the station.
Tom hâlâ her akşam otuz dakika Fransızca çalışıyor.Tom still studies French every evening for thirty minutes.
Tom her akşam otuz dakika Fransızca çalışır.Tom studies French every evening for thirty minutes.
Tom ve Mary genellikle dakiktir, değil mi?Tom and Mary are both usually punctual, aren't they?
"Tom burada mı?" "Hayır, birkaç dakika önce ayrıldı.""Is Tom here?" "No, he left just a few minutes ago."
Tom günde en az otuz dakika Fransızca öğrenir.Tom studies French at least thirty minutes a day.
Tom'un otuz dakika içinde Mary ile buluşması gerekiyor.Tom is supposed to meet Mary in thirty minutes.
Tom programdan yaklaşık otuz dakika geride.Tom is about thirty minutes behind schedule.
Tom programın yalnızca otuz dakika gerisindedir.Tom is only thirty minutes behind schedule.
Bunu yapmak yaklaşık otuz dakika sürecektir.It'll take about thirty minutes to do that.
Tom otuz dakika içinde ayrılacak.Tom is going to leave in thirty minutes.
Tom programın üç dakika gerisindedir.Tom is three minutes behind schedule.
Bir dakika içinde sona erecek.It's going to be over in a minute.
Tom hâlâ otuz dakika uzaklıktadır.Tom is still thirty minutes away.
Tom otuz dakika içinde ayrılıyor.Tom is leaving in thirty minutes.
Üç dakika içinde hazır olacağım.I'll be ready in three minutes.
Tom son dakikada sözünden döndü.Tom backed out at the last minute.
Tom, "Mary'nin arkadaşı Brandy yirmi dakika içinde gelecek,"dedi."Mary's friend Brandy is coming over in twenty minutes," said Tom.
Bir şeyler yapmak için son dakikaya kadar beklemekten hoşlanmıyorum.I don't like to wait until the last minute to do something.
Tom dakikti, ama Mary değildi.Tom was punctual, but Mary wasn't.
Tom birkaç dakika içinde ayrılıyor.Tom is leaving in a few minutes.
Buraya otuz dakika önce geldim.I got here about thirty minutes ago.
Tom'a dakik olması gerektiğini söyledim.I told Tom he should be punctual.
Tom henüz bir dakika önce ayrıldı.Tom just left a minute ago.
Buraya otuz dakika erken geldim.I got here thirty minutes early.
Buraya otuz dakika erken vardım.I got here thirty minutes early.
Buraya otuz dakika erken ulaştım.I got here thirty minutes early.
Bir dakika içinde hazır olurum.I'll be ready in just a minute.
Yaklaşık otuz dakika sürdü.It took about thirty minutes.
Tom'a dakik olmasını söyledim.I told Tom to be punctual.
Dakikliğimden gurur duyuyorum.I'm proud of my punctuality.
Sami ve Leyla son dakikada buluşmalarını iptal ettiler.Sami and Layla cancelled their date at the last minute.
Sami ve Leyla son dakikada randevularını iptal ettiler.Sami and Layla cancelled their date at the last minute.
Yaklaşık otuz dakika içinde hazır olacağım.I'll be ready in about thirty minutes.
Her zaman dakik olmaya çalışırım.I always try to be punctual.
Sami onu otuz dakika içinde yapabilirdi.Sami could do it in thirty minutes.
Sami'nin dairesi sadece beş dakika uzaklıkta.Sami's condo is just five minutes away.
Sami'nin kalbi dakikada 160 kez atıyordu.Sami's heart was beating 160 times a minute.
Sami sadece birkaç dakika sonra Leyla'yı çağırdı.Sami called Layla just a few minutes later.
Sami sadece birkaç dakika sonra Leyla'yı aradı.Sami called Layla just a few minutes later.
Tom yaklaşık otuz dakika geç kaldı.Tom was about thirty minutes late.
Tom programın yaklaşık otuz dakika gerisindeydi.Tom was about thirty minutes behind schedule.
"Tom nerede?" "Bilmiyorum. Birkaç dakika önce buradaydı.""Where's Tom?" "I don't know. He was here a few minutes ago."
"Tom nerede?" "Bilmiyorum. Daha birkaç dakika önce buradaydı.""Where's Tom?" "I don't know. He was here just a few minutes ago."
Yalnızca bir dakika kalabilirim.I can only stay a minute.
Sadece birkaç dakika kalabilirim.I can only stay a few minutes.
Tom sadece yaklaşık beş dakika önce ayrıldı.Tom just left about five minutes ago.
Tom bir park yeri bulmak için sokaklarda on dakika araç sürdü.Tom drove the streets for ten minutes in search of a parking place.
Bir dakika bekleyebilir misin?Can you wait a moment?
Lütfen bana bir dakika ver.Please give me a minute.
Lütfen bana bir dakika verin.Please give me a minute.
Tom birkaç dakika içinde havaalanına gidecek.Tom will be leaving for the airport in a few minutes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod