Ana içeriğe geç
Sözlük

dakik ile cümle

dakik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Giyinmek için bana birkaç dakika verin.Give me a couple minutes to get dressed.
20 dakika içinde senin için döneceğim.I will return for you in 20 minutes.
"Tom akşam yemeğin soğuyor." "Bir dakika. Geliyorum.""Tom, your dinner's getting cold." "Just a minute. I'm coming."
Kütüphane on dakika içinde kapanacak.The library will be closing in ten minutes.
Benim dakik olduğumun söylenmesine izin vermeyin.Don't let it be said I am not punctual.
Muhtemelen bu sorunu çözmek yaklaşık 10 dakikanızı alacaktır.It'll probably take you about 10 minutes to solve this problem.
O meşgul. Bir dakika bekleyin.She is busy. Wait a minute.
O yoğun. Bir dakika bekleyin.She is busy. Wait a minute.
Odanı temizlenin 15 dakikadan daha fazla süreceğini sanmıyorum.I don't think it would take more than 15 minutes to clean your room.
Tom otobüs gelmeden on dakika önce otobüs durağındaydı.Tom was at the bus stop ten minutes before the bus arrived.
Birkaç dakika içinde Tom'u burada karşılamam gerekiyor.I'm supposed to meet Tom here in a few minutes.
Bir dakika dışarıda bekler misin?Would you mind waiting outside for a minute?
Otuz dakika içinde sana bir araba gönderiyorum.I'm sending a car for you in thirty minutes.
Birkaç dakika içinde alt katta Tom'la buluşacağım.I'm meeting Tom downstairs in a few minutes.
Arkadaşın Tom birkaç dakika önce buradaydı.Your friend Tom was here a few minutes ago.
Yaklaşık otuz dakika içinde seni geri arayacağım.I'll call you back in about thirty minutes.
Tom Mary'ye onun hakkında düşünmesi için bir dakika verdi.Tom gave Mary a moment to think about it.
Bu 30 dakikadan fazla sürmemeli.This shouldn't take more than 30 minutes.
Keşke otuz dakika önce arasaydın.I wish you had called thirty minutes ago.
En az beş dakikaya ihtiyacım olacak.I'm going to need at least five minutes.
Ben yaklaşık otuz dakika için dışarı çıkıyorum.I'm going out for about thirty minutes.
Birkaç dakika içinde buranın dışında olacağız.We'll be out of here in a few minutes.
Beş dakika içinde hazır olacağım.I'm going to be ready in five minutes.
Burada birkaç dakika kalacağım.I'm going to stay here a few minutes.
Beş dakika içinde seninle orada buluşacağım.I'll meet you there in five minutes.
Sadece bir dakika içinde seninle olacağım.I'll be with you in just one minute.
Sadece birkaç dakika içinde geri geleceğim.I'll be back in just a few minutes.
Bize bir dakika verir misin?Would you mind giving us a minute?
Yaklaşık otuz dakika içinde orada olacağım.I'll be there in about 30 minutes.
Hâlâ otuz dakikan var.You've still got thirty minutes.
Tom on beş dakikalık bir mola aldı.Tom took a fifteen-minute break.
Tom bir dakikalığına Mary ile konuştu.Tom talked to Mary for a minute.
Bir dakika düşün.Take a minute to think about it.
On dakika içinde seni alacağım.I'll pick you up in ten minutes.
Sadece birkaç dakika daha olacağım.I'll only be a few more minutes.
On dakika içinde Tom'la buluşacağım.I'm meeting Tom in ten minutes.
Birkaç dakika içinde Tom'u arayacağım.I'll call Tom in a few minutes.
Birkaç dakika içinde orada olacağım.I'll be there in a few minutes.
Yirmi dakika içinde döneceğim.I'll be back in twenty minutes.
Birkaç dakika içinde geleceğim.I'll be along in a few minutes.
Tom birkaç dakika izledi.Tom watched for a few moments.
Otuz dakika daha bekleyeceğim.I'll wait thirty more minutes.
Beş dakika içinde orada olacağım.I'll be there in five minutes.
Bir dakikaya kalmaz düzelirim.I'll be all right in a minute.
Sadece bir kaç dakikalığına gittim.I was only gone a few minutes.
Ben her zaman kirayı dakik öderim.I always pay the rent on time.
Otuz dakikan kaldı.You have thirty minutes left.
Tom bir dakika içinde burada olacak.Tom will be here in a minute.
Tom bir dakika içinde aşağıda olacak.Tom will be down in a minute.
Sana beş dakika vereceğim.I'll give you five minutes.
Yaklaşık beş dakikaya ihtiyacım olacak.I'll need about five minutes.
Sana otuz dakika vereceğim.I'll give you thirty minutes.
Size otuz dakika vereceğim.I'll give you thirty minutes.
Sana bir dakika daha vereceğim.I'll give you another minute.
Bir dakika içinde seninle olacağım.I'll be with you in a minute.
Beş dakika içinde geri döneceğim.I'll be back in five minutes.
Otuz dakika önce uyandım.I woke up thirty minutes ago.
Tom bir dakikada burada olacak.Tom will be here any minute.
Otuz dakika içinde orada olacağım.I'll be there in 30 minutes.
Beş dakikadır uzaktaydım.I was away for five minutes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod