Kargalar dünya çapında, Güney Amerika ve kutup daireleri dışında her yerde yaygın bulunurlar.Diffuse in quasi tutti i continenti, tranne il Sud America e i poli.
Marge ve Homer kabul ederler fakat "aşk yuvası" dairelerinden uzaklaşacakları için üzülürler.Мардж и Гомер согласны, но задумчиво заявляют, что они упустят своё любовное гнездышко.
Vezir dairelerine girerek, okuyup yazma öğrenmiştir.Самоучкой приобщился к грамоте, научился читать и писать.
Bütün paralel dairelerinin arasındaki uzaklık birbirine eşit ve 111 km'dir.أما المسافة بين دوائر العرض فهي متساوية تقريبا وتعادل نحو 111 كيلومتر .
Ankara'daki resmi dairelerin çoğu, beş yıl süren bakanlığı sırasında yapıldı.كم تم تشييد العديد من المباني في عهد شارل الخامس.
Mikrofilm bilgi işlem dairelerinde çok rahat kullanılmaktadır.ويتمتع العملاء بتشغيل سهل في جميع طرز أجهزة الحاسوب.
Kingdom Centre'de alışveriş merkezi, Four Seasons Hotel Riyadh ve apartman daireleri bulunmaktadır.قائمة أطول المباني في مدينة نيويورك "Four Seasons Hotel and Condominium".
Resmî dilleri Arapça olmasına rağmen devlet dairelerinde Fransızca kullanılmaktadır.العربية هي اللغة الرسمية حسب الدستور الموريتاني, رغم أن اللغة الفرنسية هي اللغة السائدة في الدوائر الحكومية.
Robin kocası Michael Sullivan ile beraber Paris'teki dairelerinde çıkan bir yangında hayatını kaybetmiştir.Ela morreu com o marido, Michael Sullivan, durante um incêndio em seu apartamento em Paris.
Victoria Sokağı'ndaki yeni devlet daireleri Victoria İstasyonu'na kadar uzanır.Ten noorden van het zakendistrict loopt de straat door tot Victoria Street.
Kingdom Centre'de alışveriş merkezi, Four Seasons Hotel Riyadh ve apartman daireleri bulunmaktadır.Het hotel is eigendom van de hotelketen Four Seasons Hotels en Resorts.
İşyerlerinde, okullarda, devlet dairelerinde Rusça zorunlu dil haline getirildi.In de publieke ruimten, op scholen en in het overheidsapparaat dient Russisch gesproken te worden.
Devlet dairelerinde ve çeşitli yerlerdeki işler yine aynı gün hallediliyor.Op de parken en de diverse kantoorlocaties werken ca.
Kutup dairelerinin her ikisi de esas olarak su buzundan oluşmaktadırlar.Czapy polarne na obu biegunach składają się głównie z lodu wodnego.
Kingdom Centre'de alışveriş merkezi, Four Seasons Hotel Riyadh ve apartman daireleri bulunmaktadır.Na środkowych piętrach wieżowca znajdują się pokoje hotelowe sieci Four Seasons Hotels.
Sınavı kazanan adaylar, kazaskerlik dairelerinden birine kayıt yaptırmak zorundaydılar.Kandydaci, którzy zdali egzamin musieli przejść przez miesięczny obóz kandydacki.
Apartman dairelerine çok sayıda baskınlar ve soygunculuk işlenmiştir.W mieszkaniu było wyraźnie widać ślady włamania.
Kargalar dünya çapında, Güney Amerika ve kutup daireleri dışında her yerde yaygın bulunurlar.Det finns egentliga storkar över hela världen, med undantag av Nordamerika och polartrakterna.
Kardeşiyle aynı gün, 2 Mart 1997’de Moskova’daki dairelerinde benzer kalp hastalıklarından öldüler.Помер 2 лютого 1989 року у своїй власній квартирі в Москві від серцевого нападу.
Bütün paralel dairelerinin arasındaki uzaklık birbirine eşit ve 111 km'dir.Breddekredsene har samme indbyrdes afstand overalt, nemlig 111,12 km.
Kutup dairelerinin her ikisi de esas olarak su buzundan oluşmaktadırlar.De to polkalottene ser ut til hovedsakelig å bestå av vann.
Harem'in yanında, devlet dairelerinin bulunduğu Selamlık'ta dururdu.Dia berlindung di rumah Liem yang ketika itu masih berdomisili di Kudus.
Vadesi geçen borçların ödenmesi vergi dairelerine yapılır.Membayar pajak harus datang ke kantor pajak.
Bütün paralel dairelerinin arasındaki uzaklık birbirine eşit ve 111 km'dir.Toàn tuyến dài 296 km trong đó khoảng 111 km là những đoạn cong.
Bütün paralel dairelerinin arasındaki uzaklık birbirine eşit ve 111 km'dir.纬度的每个度的距離大约相当于111km,但经度的每个度的距离从0km到111km不等。
Devlet dairelerine dîvân denilmektedir.대한민국의 병역 제도에서는 전역이라고 칭한다.
Bütün paralel dairelerinin arasındaki uzaklık birbirine eşit ve 111 km'dir.게다가 지형적인 영향으로 인하여, 곡선 구간이 전체 길이 296km 중 111km나 된다.
Resmî dilleri Arapça olmasına rağmen devlet dairelerinde Fransızca kullanılmaktadır.공식언어는 아랍어이며 제2국어로 프랑스어가 사용된다.
Vezir dairelerine girerek, okuyup yazma öğrenmiştir.הוא עבר לבית יתומים בו למד קרוא וכתוב.
Ayrıca İdari Dava Daireleri Kurulu üyesi de olmuştur.כן היה חבר בית הדין לענייני שכר דירה.
Rusya'daki bütün kolluk daireleri ve istihbarat daireleri gerektiğinde FSB'nin kılavuzluğunda çalışır.Всички руски служби на реда и на разузнаването биха работили ако е необходимо под ръководството на ФСБ.
Bütün paralel dairelerinin arasındaki uzaklık birbirine eşit ve 111 km'dir.Razmak između dviju paralela je svuda približno 111 km.
Vergi daireleri, vergi dairesi müdürleri tarafından yönetilir.Granama su rukovodili odjelni upravitelji.
Vergi Vergi mükellefi Gelir İdaresi Başkanlığı ^ "Vergi dairelerine bankacılık modeli geliyor".Jak minister financií na moje daňové priznanie.”
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Abbiamo trasformato i nostri appartamenti in laboratori e abbiamo lavorato in maniera spontanea e immediata.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.A lakásainkból laboratóriumokat csináltunk, és nagyon közvetlen és spontán módon dolgoztunk.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Chúng tôi biến căn hộ của mình thành phòng thí nghiệm, và làm việc theo 1 cách rất tự nhiên và trực tiếp.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Kami mengubah apartemen kami menjadi laboratorium, dan bekerja dengan cara spontan dan instan.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.저희는 저희의 아파트를 실험실로 만들고 즉흥적이며 직접적인 스타일로 일을 했죠.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Naše apartmány sme premenili na laboratóriá a pracovali sme veľmi spontánne a okamžite.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Ne-am transformat apartamentele în laboratoare și am lucrat spontan, cu inspirația de moment.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Přetvořili jsme naše byty na laboratoře a pracovali velmi spontánně a bezprostředně.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Transformamos nuestros apartamentos en laboratorios y trabajamos de manera muy espontánea e inmediata.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Transformámos os nossos apartamentos em laboratórios, e trabalhámos de forma muito espontânea e imediata.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Vi gjorde om våra lägenheter till laboratorier, och jobbade på ett väldigt spontant och direkt sätt.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Vi lavede vores lejlighed om til vores laboratorie. Og arbejdede i en meget spontan og umiddelbart måde.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.We transformeerden onze woningen tot laboratoria, en werkten op een spontane en directe manier.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Wir bauten unsere Wohnungen zu Labors um und arbeiteten auf sehr spontane und unmittelbare Weise.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Zmieniliśmy nasze mieszkania w laboratoria, gdzie mogliśmy pracować spontanicznie.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Μετατρέψαμε τα διαμερίσματά μας σε εργαστήρια και δουλέψαμε με αυθόρμητο και άμεσο τρόπο.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Ми перетворили наші помешкання в лабораторії, та працювали дуже спонтанно та швидко.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Мы преобразовали наши квартиры в лаборатории и работали спонтанно и быстро.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.הפכנו את הדירות שלנו למעבדות, ועבדנו בדרך מאוד ספונטנית ומיידית.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.وحوّلنا شقتنا إلى مختبراتنا ، وعملنا بطريقةٍ عفويةٍ وتلقائية.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.私たちのアパートを改造してラボにしました 人類の進化を喚起させるような
Apartman daireleri ve bitişik nizam evler, konut kooperatifinde hisselerdir.Höghuslägenheter och radhuslägenheter är bostadsaktier.
Apartman daireleri ve bitişik nizam evler, konut kooperatifinde hisselerdir.Kerrostaloasunnot ja rivitaloasunnot ovat asunto-osakkeita.
Apartman daireleri ve bitişik nizam evler, konut kooperatifinde hisselerdir.Les appartements en immeuble et les maisons en bande sont des biens en copropriété.
Apartman daireleri ve bitişik nizam evler, konut kooperatifinde hisselerdir.Los bloques de pisos o las casas adosadas son parte de una comunidad de vecinos.
Apartman daireleri ve bitişik nizam evler, konut kooperatifinde hisselerdir.Oma asunto on usein pitkällä aikavälillä edullisempi kuin vuokra-asunto.