Bu daireler arasındaki görev ilişkisi değil; iş dağılımı ilişkisidir^ この時点では正式所属ではなく業務委託。
Bundan sonra daireler mikroskopla yıldızın belirgin yüksekliği okunur.然後,觀測員將透過讀取顯微鏡讀出這顆恆星的高度。
Bütün paralel dairelerinin arasındaki uzaklık birbirine eşit ve 111 km'dir.纬度的每个度的距離大约相当于111km,但经度的每个度的距离从0km到111km不等。
Daireler genelde D harfiyle gösterilirler.보통 d {\displaystyle d} 로 표시한다.
Devlet dairelerine dîvân denilmektedir.대한민국의 병역 제도에서는 전역이라고 칭한다.
Bütün paralel dairelerinin arasındaki uzaklık birbirine eşit ve 111 km'dir.게다가 지형적인 영향으로 인하여, 곡선 구간이 전체 길이 296km 중 111km나 된다.
Bu oyuncak küçük Uçan dairelere benzemekteydi.이 가옥은 작은 칸막이방처럼 보이는 구획들로 나뉘어 있다.
Ayrıca aileler için birden fazla odalı daireler de bulunmaktadır.또한 기숙사마다 기숙사 유령이 있다.
Resmî dilleri Arapça olmasına rağmen devlet dairelerinde Fransızca kullanılmaktadır.공식언어는 아랍어이며 제2국어로 프랑스어가 사용된다.
Birden tüm kulübeler, resmi daireler, tapınaklar ve şehir duvarları yıkıldı.בקתות, מבנים ציבוריים, מקדשים וחומות העיר התמוטטו לפתע.
Vezir dairelerine girerek, okuyup yazma öğrenmiştir.הוא עבר לבית יתומים בו למד קרוא וכתוב.
Ayrıca İdari Dava Daireleri Kurulu üyesi de olmuştur.כן היה חבר בית הדין לענייני שכר דירה.
Rusya'daki bütün kolluk daireleri ve istihbarat daireleri gerektiğinde FSB'nin kılavuzluğunda çalışır.Всички руски служби на реда и на разузнаването биха работили ако е необходимо под ръководството на ФСБ.
Bütün paralel dairelerinin arasındaki uzaklık birbirine eşit ve 111 km'dir.Razmak između dviju paralela je svuda približno 111 km.
Vergi daireleri, vergi dairesi müdürleri tarafından yönetilir.Granama su rukovodili odjelni upravitelji.
Bu daireler numaralandırılır.Tí sa nazývajú supernumerári.
Yaptırdığı daireler 1983'te oldukça ilgi görüp satıldı.Územie bolo vyhlásené či novelizované v roku 1983.
Vergi Vergi mükellefi Gelir İdaresi Başkanlığı ^ "Vergi dairelerine bankacılık modeli geliyor".Jak minister financií na moje daňové priznanie.”
Daireler 3 kişilik , odalar ise tek kişilik olarak düzenlenmiştir.Sobe so razporejene v tri skupine po tri, vsaka soba je nameščena zadaj za predhodno.
Bu daireler numaralandırılır.Jose buvo užfiksuotos lygiosios.
Dağların üzerinde daireler çizerek uçan kondor, özlem duyulan özgürlüğü sembolize eder.Vapikilbi kohal paikneb väljasirutatud tiibadega Andi kondor, mis on vabaduse sümboliks.
Bu oyuncak küçük Uçan dairelere benzemekteydi.Õõnetuvi mängulend sarnaneb kodutuvi mängulennuga.
1'i yapmak yerine, daireler çizeceğim daireler çizeceğim1로 하는거 보다, 원으로 하겠습니다. 원으로 설명해 볼께요.
1'i yapmak yerine, daireler çizeceğim daireler çizeceğimA la place de faire 1, je vais faire des cercles. Je vais tracer des cercles.
1'i yapmak yerine, daireler çizeceğim daireler çizeceğimEm vez de fazer uma, eu vou fazer círculos. Eu vou fazer círculos.
1'i yapmak yerine, daireler çizeceğim daireler çizeceğimEn vez de escribir "unos" voy a hacer circulos voy a hacer circulos
1'i yapmak yerine, daireler çizeceğim daireler çizeceğimGondolkozzunk el ezen! A számok helyett most körökkel fogunk operálni. Akkor körökkel dolgozzunk!
1'i yapmak yerine, daireler çizeceğim daireler çizeceğimÎn loc de 1, o să desenez cercuri. O să desenez cercuri.
1'i yapmak yerine, daireler çizeceğim daireler çizeceğimIn plaats van enen, ik ga cirkels tekenen. Ik ga cirkels tekenen.
1'i yapmak yerine, daireler çizeceğim daireler çizeceğimInvece di fare 1, faro' dei cerchi. Faro' dei cerchi.
1'i yapmak yerine, daireler çizeceğim daireler çizeceğimI stedet for at skrive 1-taller vil vi tegne cirkler. Vi tegner det nu som cirkler.
1'i yapmak yerine, daireler çizeceğim daireler çizeceğimMísto jedničky, budu dělat kruhy. Budu dělat kruhy.
1'i yapmak yerine, daireler çizeceğim daireler çizeceğimNamiesto 1 budem robiť kruhy. Urobíme kruhy..
1'i yapmak yerine, daireler çizeceğim daireler çizeceğimSå det blir 1 hel och 2 tredjedelar. Så det blir 1 hel och 2 tredjedelar.
1'i yapmak yerine, daireler çizeceğim daireler çizeceğimStatt 1, mache ich hier Kreise, Ich mache Kreise.
1'i yapmak yerine, daireler çizeceğim daireler çizeceğimZamiast jedynek, narysuje tutaj kólka. Narysuję kółka.
1'i yapmak yerine, daireler çizeceğim daireler çizeceğimΑντί να κάνει 1, Πάω να κάνω κύκλους. Πάω να κάνω κύκλους.
1'i yapmak yerine, daireler çizeceğim daireler çizeceğimВместо да казжам 1, ще правя кръгове. Ще правя кръгове.
1'i yapmak yerine, daireler çizeceğim daireler çizeceğimבמכום לכתוב 1, אני אצייר מעגלים. אצייר מעגלים.
1'i yapmak yerine, daireler çizeceğim daireler çizeceğimبدلاً من أن عمل 1، وأنا سأقوم به كالدوائر. أنا ذاهب إلى عمله كالدوائر.
1'i yapmak yerine, daireler çizeceğim daireler çizeceğim◯を使いたいと思います。 でも四角のほうが分かりやすいですね。
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Abbiamo trasformato i nostri appartamenti in laboratori e abbiamo lavorato in maniera spontanea e immediata.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.A lakásainkból laboratóriumokat csináltunk, és nagyon közvetlen és spontán módon dolgoztunk.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Chúng tôi biến căn hộ của mình thành phòng thí nghiệm, và làm việc theo 1 cách rất tự nhiên và trực tiếp.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Kami mengubah apartemen kami menjadi laboratorium, dan bekerja dengan cara spontan dan instan.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.저희는 저희의 아파트를 실험실로 만들고 즉흥적이며 직접적인 스타일로 일을 했죠.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Naše apartmány sme premenili na laboratóriá a pracovali sme veľmi spontánne a okamžite.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Ne-am transformat apartamentele în laboratoare și am lucrat spontan, cu inspirația de moment.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Přetvořili jsme naše byty na laboratoře a pracovali velmi spontánně a bezprostředně.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Transformamos nuestros apartamentos en laboratorios y trabajamos de manera muy espontánea e inmediata.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Transformámos os nossos apartamentos em laboratórios, e trabalhámos de forma muito espontânea e imediata.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Vi gjorde om våra lägenheter till laboratorier, och jobbade på ett väldigt spontant och direkt sätt.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Vi lavede vores lejlighed om til vores laboratorie. Og arbejdede i en meget spontan og umiddelbart måde.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.We transformeerden onze woningen tot laboratoria, en werkten op een spontane en directe manier.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Wir bauten unsere Wohnungen zu Labors um und arbeiteten auf sehr spontane und unmittelbare Weise.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Zmieniliśmy nasze mieszkania w laboratoria, gdzie mogliśmy pracować spontanicznie.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Μετατρέψαμε τα διαμερίσματά μας σε εργαστήρια και δουλέψαμε με αυθόρμητο και άμεσο τρόπο.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Ми перетворили наші помешкання в лабораторії, та працювали дуже спонтанно та швидко.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.Мы преобразовали наши квартиры в лаборатории и работали спонтанно и быстро.
Apartman dairelerimizi laboratuvar olarak kullandık. spontane ve anlık çalıştık.הפכנו את הדירות שלנו למעבדות, ועבדנו בדרך מאוד ספונטנית ומיידית.