Bana bir daire satın al.Buy me an apartment.
İkinci katta veya daha yüksekte bulunan bir daire arıyorum.I am looking for an apartment located on the second floor or higher.
Tom John ile bir daire paylaşıyor.Tom is sharing an apartment with John.
Tom onlar öğrenciyken John'la Boston'da bir daire paylaştı.Tom shared an apartment with John in Boston when they were students.
Sami dairesinde oturuyordu.Sami was sitting in his apartment.
Tom küçük bir stüdyo dairede yaşıyor.Tom lives in a tiny studio.
Sami dairenin içine girdi.Sami went inside the apartment.
Sami daireye geri döndü ve orada kaldı.Sami went back to the apartment and stayed there.
Şehirde bir dairede yaşıyorum.I live in an apartment in the city.
Kocamın, oğlumun ve benim her birimizin daire için bir anahtarı var.My husband, my son and I each have a key to the flat.
Her şeyden önce dairelerde bir eksiklik var.Above all, there's a lack of flats.
Yeni dairelerinden memnunlar.They're happy with their new flat.
Mobilyalı mı yoksa mobilyasız bir daire mi istersin?Would you like a furnished or an unfurnished flat?
Caddenin diğer tarafındaki apartman dairelerinde yaşıyoruz.We live in the block of flats just there on the other side of the street.
Yolun hemen karşısındaki apartman dairelerde yaşıyoruz.We live in the block of flats just across the road.
Mary sandalyeleri yarım daire şeklinde yerleştirdi.Mary placed the chairs in a semicircle.
Öğretmen öğrencilerin sandalyelerini yarım daire şeklinde yerleştirmelerini istedi.The teacher asked the students to place their chairs in a semicircle.
Öğretmen öğrencilerin hep birlikte masalarını yarım daire şeklinde düzenlemelerini istedi.The teacher asked the students to draw their desks together into a semicircle.
Boston'da bir daire kiralamak istiyorum.I want to rent an apartment in Boston.
Tom'un daire bulmasına yardım ettim.I helped Tom find an apartment.
Tom dün gece bir Uçan Daire gördüğünü söyledi.Tom said he saw a UFO last night.
Dairem geçek bir karışıklık.My apartment's a real mess.
Tom, Mary için güzel bir daire buldu.Tom found a nice apartment for Mary.
Benim dairem küçük.My apartment is small.
Tom'un dairesi antikalarla dolu.Tom's apartment is full of antiques.
Tom'un dairesi antikalarla doludur.Tom's flat is full of antiques.
Tom bu sabah her zamankinden daha erken dairesinden ayrıldı.Tom left his apartment earlier this morning than usual.
Tom son günlerde yeni bir apartman dairesine taşındı.Tom has recently moved into a new apartment.
Tom, Boston'da bir daire kiraladı.Tom has rented an apartment in Boston.
Tom Boston'da bir daire kiraladı.Tom rented an apartment in Boston.
Tom Boston'da bir daire kiralamaktadır.Tom rents an apartment in Boston.
İstasyondan beş dakikalık yürüme mesafesinde bir daire arıyorum.I'm looking for an apartment within a five-minute walk from the station.
Hem Tom hem de Mary'nin daireniz için bir anahtarı var mı?Do both Tom and Mary have a key to your apartment?
Tom Boston'da John ile bir daire paylaşıyor.Tom shares an apartment with John in Boston.
Tom hâlâ senin dairenin anahtarına sahip mi?Does Tom still have a key to your apartment?
Üç yatak odası olan bir daire istiyorum.I'd like an apartment with three bedrooms.
Daireyi temizlemeyi bitirdim.I've finished cleaning the apartment.
Tom bir daire arıyor.Tom is looking for an apartment.
Yeni bir daire bulmak istiyorum.I want to find a new apartment.
Tom'un dairesi çok düzenli.Tom's apartment is very tidy.
Tom, Mary'nin dairesine gitti.Tom went to Mary's apartment.
Tom yan dairede yaşıyor.Tom lives in the apartment next door.
Hoş bir dairem var.I have a nice apartment.
Benim büyük bir dairem var.I have a big apartment.
Tom ve Mary evlendiler ve birlikte bir daireye taşındılar.Tom and Mary got married and moved in together.
Sami güzel bir dairededir.Sami in a beautiful apartment.
Sami, Kahire'de lüks bir daireye sahipti.Sami owned a luxury apartment in Cairo.
Sami, Leyla'nın cesedini Leyla'nın dairesinde buldu.Sami discovered Layla's body in her apartment.
Sami'nin dairesi bir mezbaha gibi görünüyordu.Sami's apartment looked like a slaughterhouse.
Sami, Leyla'yı dairesinde bir silah tutarken buldu.Sami found Layla inside his apartment, holding a gun.
Sami muhteşem bir dairede yaşıyordu.Sami lived in an amazing apartment.
Sami, Leyla'nın dairesinde çok fazla zaman geçirdi.Sami spent so much time at Layla's apartment.
Sami dairesini sattı.Sami sold his apartment.
Sami, Leyla'nın, kendi dairesine girmesine izin verdi.Sami let Layla into his apartment.
Sami, Leyla'nın dairesinde bulduğu deterjanla kan lekelerini temizlemeye çalıştı.Sami tried to clean the blood stains with detergent found in Layla's apartment.
Sami, Leyla'nın dairesine girdi.Sami entered Layla's apartment.
Sami o gece Leyla'nın dairesinde olduğunu kızgın bir şekilde yalanladı.Sami angrily denied he was in Layla's apartment that night.
Sami başka bir daireye taşınmaya karar verdi.Sami decided to move to another apartment.
İçinde yaşadığım daire çok büyük değil.The apartment I live in isn't very large.
İçinde yaşadığım daire çok geniş değil.The apartment I live in isn't very large.