Ana içeriğe geç
Sözlük

dair ile cümle

dair kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Onun bugün geleceğine dair içimde bir his var.I have a feeling that she'll come today.
"Dairemi beğendin mi?" "Evet, çok konforlu""Did you like my apartment?" "Yes, it is very comfortable."
Tom'da Mary'nin dairesinin anahtarı var mı?Does Tom have a key to Mary's flat?
Yeni dairen nasıl?How is your new flat?
Mary, Tom'a onun gayet normal olduğuna dair güvence verdi.Mary reassured Tom that he was perfectly normal.
Herhangi birine söylemeyeceğine dair bana söz verdi.He promised me that he wouldn't tell anybody.
Biz bir uçan daire gördük.We saw a flying saucer.
Bir uçan daire geldi ve ineğimi götürdü.A flying saucer came and took my cows away.
Ve uzaylılar, uçan daireler ve lazer silahları nerede?And where are the aliens, the flying saucers, and the laser guns?
O zamanı olmadığına dair şikayet etmeye devam ediyor.She keeps complaining that she doesn't have time.
Bay Black'ın planı kabul edeceğine dair hiç şans var mı?Is there any chance that Mr. Black will agree to the plan?
O, dairesinde yalnız yaşıyor.He lives alone in his flat.
Çocuk dairesinin penceresinden insanlara yumurtalar atmayı seviyordu.The boy liked throwing eggs at people from the window of his flat.
O, bana geleceğine dair söz verdi.She promised me that she'd come.
Teyzemin aylık 550 dolara kiralık bir dairesi var.My aunt has an apartment for rent for 550 dollars a month.
Dört odalı daire kiraladı.She rented a four-room apartment.
Bir şeyin doğru olmadığına dair bir önsezim vardı.I had a premonition that something wasn't right.
Burası Tom'un dairesidir.This is Tom's flat.
Yamada ailesi buranın altındaki dairede yaşıyor.The Yamada family lives in the apartment below this one.
Tüm hafta sonu sıkı çalıştıktan sonra, nihayet yaşanabilir bir daireye sahibiz.After working hard all the weekend, finally we have a livable apartment!
Daireni bulmam çok zordu.It was very hard for me to find your apartment.
Ne bok yediğine dair Tom'un kendisinin bile fikri yok.Tom has no idea what the fuck he's doing.
Arkadaşı onu asla terk etmeyeceğine dair söz verdi.His friend promised never to abandon him.
Tom'un nereden başlayacağına dair hiç bir fikri yok.Tom has no idea where to start.
Tom mükemmel bir daire çizebilir.Tom can draw a perfect circle.
Bunu kimseye söylemeyeceğine dair söz verdi.He promised not to tell that to anyone.
Tom'un Mary'nin neden onu görmek istediğine dair herhangi bir fikri yoktu.Tom had no idea why Mary wanted to see him.
Tom'un gelmeyeceğine dair seninle bir dolara bahse girerim.I bet you a dollar Tom doesn't show up.
Dün gece Tom'un Mary'nin evine gitmiş olabileceğine dair bir ihtimal var mı?Is there any chance that Tom might have gone to Mary's house last night?
Tom'un büyük bir dairesi var.Tom has a big apartment.
Tom'un yasadışı bir şey yapmış olduğuna dair hiçbir kanıt yok.There's no evidence that Tom has done anything illegal.
Bizim apartman dairesi oldukça harika görünmeye başlıyor.Our apartment is starting to look pretty cool.
Onlar bir daire oluşturdu.They formed a circle.
O Central Park yakınındaki lüks bir dairede yaşıyor.He lives in a posh apartment near Central Park.
O küçük olsa bile o hâlâ benim dairem.Even though it's small, it's still my apartment.
Dikkatli olacağına dair bana söz ver.Just promise me you're going to be careful.
Sadece kızmayacağına dair bana söz ver.Just promise me you won't get angry.
Tom daire kapısını açtı ve içeri girdi.Tom opened the apartment door and walked in.
Tom'un ona inanacağına dair bir ihtimal olduğunu sanmıyorum.I don't think there's any chance that Tom will believe that.
Tom Mary'nin dairesinin dışındaki koridorda bir saat bekledi.Tom waited an hour in the hallway outside Mary's apartment.
Bunu yapacağına dair bana söz verir misin?Do you promise me you'll do that?
Onun nasıl çalıştığına dair hiçbir fikrim yok.I've got no idea how it works.
Tom'un iyileşeceğine dair hâlâ umutluyuz.We remain hopeful that Tom will recover.
Herkese bir daire almak istiyorum.I'd like to buy everyone a round.
Onu dairesine geri götürdün mü?Did you take her back to your apartment?
Onu dairene geri götürdün mü?Did you take him back to your apartment?
O bana onu dairesinde karşılamamı söyledi.He told me to meet him at his apartment.
Tom'a neden para vermemiz gerektiğine dair iyi bir sebep düşünemiyorum.I can't think of a good reason why we should give Tom any money.
O bir apartman dairesinde yaşar.He lives in an apartment.
Hâlâ vergi dairesinde arkadaşlarının olduğunu bilmiyordum.I didn't know you still had friends at the IRS.
Vergi dairesinde bir arkadaşım var.I've got a friend at the IRS.
Bunun neden tercüme edilmediğine dair bir sebep var mı?Is there a reason why this is untranslated?
İçimde Tom'un başının dertte olduğuna dair bir his vardı.I had a feeling that Tom was in trouble.
Erkek arkadaşı ona dairesinin anahtarını verdi.His boyfriend gave him the key to his apartment.
Tom'un bir şey sakladığına dair içimde bir ses var.I just have a gut feeling Tom is hiding something.
Hırsızlar daireye girmek için kilidi zorladılar.The burglars forced the lock to get into the apartment.
Tom dairesinin anahtarını Mary'ye verdi.Tom gave Mary the key to his apartment.
İçimde bunları görmek isteyebileceğine dair bir his var.I have a feeling you might want to see these.
Bunu kimin yapmak isteyebileceğine dair herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea who might want to do that?
Tom'un polisi aramak istediğine dair içimde bir his var.I have a feeling that Tom wants to call the cops.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod