Aynı türden iki nesne birbirini daima iterken, farklı türden olanlar, birbirini daima çekiyordu.أيُّ جسمين من المجموعة نفسها سيتنافران دائماً، في حين أنّ زوجًا من كُلِّ مجموعةٍ
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.Atterrando così in una postura che ricorda superman mentre vola.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.Ils atterrissent donc toujours dans la position de Superman.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.그리고 언제나 슈퍼맨이 하늘에서 떨어지는 것 같은 자세로 착지합니다.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.Og så lander de altid i en slags superman flyve position.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.Şi apoi, ei întotdeauna aterizează într-o postură de tipul Superman sau skydiving.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar. Sonra dedik ki:これが正しいなら物理的モデルの
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.Und dann landen sie immer in dieser Superman-Fallschirmsprung-Pose.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.Và rồi, chúng luôn hạ cánh trong tư thế siêu nhân nhảy dù tự do.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.Y entonces tocan el suelo en una postura como la de superman aterrizando.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.Zawsze lądują jak Superman-spadochroniarz.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.Ze landen altijd in het soort houding van superman die skydivet.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.И потом всегда приземляются в позе прилетевшего супермена.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.След което винаги кацат в позата на супермен - скайдайвър.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.הן תמיד נוחתות בתנוחה הזאת של סופרמן בצניחה חופשית.
Ayrıca, yere daima Süpermen'in havadaki duruşuna benzer bir edayla iniyorlar.ويهبطون دوما بوضع مثل سوبرمان
Bağımsızlığımızı korumak için yöneticilerimizin bizi daimi borçla yüklemelerine izin vermemeliyiz."Aby utrzymać naszą niezależność nie możemy dopuścić aby nasi rządzący obarczyli nas wieczystym długiem.
Bağımsızlığımızı korumak için yöneticilerimizin bizi daimi borçla yüklemelerine izin vermemeliyiz."Ved at sikre vores selvstændighed, må vi ikke lade vores ledere skabe ugyldig gæld.
Bağımsızlığımızı korumak için yöneticilerimizin bizi daimi borçla yüklemelerine izin vermemeliyiz."За да запазим независимостта си не бива да позволяваме нашите управници да ни натоварят с безкраен дълг.
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.A fertőzéseket mindig határozatképesség-érzékeléssel irányítják.
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.As bactérias controlam sempre a sua patogenia com o sentido de quórum.
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.Bacteriën beheersen pathogeniciteit altijd met quorumsensen.
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.Bacteriile controlează întodeauna patogenicitatea cu ajutorul simțului cvorumului.
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.Bakterien steuern das Auslösen von Krankheiten immer mit Quorum Sensing.
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.Baktérie používajú na riadenie patogenity vždy quorum sensing.
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.Bakterier kontrollerar alltid sin sjukdomsalstrande förmåga med quorum sensing.
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.Bakterie vždy kontrolují patogenitu pomocí quorum sensing.
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.Bakterie zawsze kontrolują patogeniczność wyczuwając ich liczebność.
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.Bakterije patogenost vedno upravljajo z avtoindukcijo.
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.Bakteri selalu mengendalikan patogenitas dengan quorum sensing.
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.I batteri controllano la patogenesi col meccanismo del quorum sensing
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.박테리아는 이렇게 정족수를 인식하는 방법으로 발병 시기를 조절합니다.
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.Las bacterias siempre controlan su patogenicidad con detección de quórum.
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.Les bactéries contrôlent toujours la pathogénicité avec la détection du quorum.
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.Vi khuẩn luôn điều khiển việc gây bệnh bằng "cảm nhận số đại biểu tối thiểu".
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.Τα βακτήρια πάντοτε ελέγχουν την παθογένειά τους χάρη στην αίσθηση απαρτίας.
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.Бактериите винаги контролират болестотворните си атаки чрез усета за кворума.
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.Бактерия всегда контролирует патогенность чувством кворума.
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.Бактерії завжди контролюють патогенність кворумним сприйняттям.
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.החיידקים שולטים בפתוגניות בעזרת חישת-מניין.
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.البكتيريا دائما تتحكم بالامراض عن طريق ادراك النصاب
Bakteriler, hastalık yapma yetilerini daima çoğunluk algılama(quorum sensing) yöntemi ile kontrol ediyor.そういう仕組みです
Bana bir kontrat imzalattı: 'Daima.' Mezartaşı gibi geliyor""Она заставила меня подписать с ней пожизненный контракт, . . ... который стал для меня могильным камнем. "
Barınma yardımı, Finlandiya’da bulunan daimi (sürekli) konut için verilebilmektedir.Asumistukea voidaan myöntää Suomessa sijaitsevaan vakinaiseen asuntoon.
Barınma yardımı, Finlandiya’da bulunan daimi (sürekli) konut için verilebilmektedir.L’aide au logement peut être octroyée pour une résidence habituelle située en Finlande.
Barınma yardımı, Finlandiya’da bulunan daimi (sürekli) konut için verilebilmektedir.Las ayudas para la vivienda pueden concederse a viviendas permanentes que se encuentren en Finlandia.
Barınma yardımı, Finlandiya’da bulunan daimi (sürekli) konut için verilebilmektedir.Stöd kan beviljas för fast bostad i Finland.
Barınma yardımı, Finlandiya’da bulunan daimi (sürekli) konut için verilebilmektedir.Пособие на жильё может быть предоставлено для постоянное место жительства в Финляндии.
Barınma yardımı, Finlandiya’da bulunan daimi (sürekli) konut için verilebilmektedir.يمكن منح بدل السكن عن المسكن الدائم في فنلندا.
Barınma yardımı, Finlandiya’da bulunan daimi (sürekli) konut için verilebilmektedir.芬兰境内的常住家庭住所可得到住房补贴。法律规定何种生活开销可得到补贴。家庭住所可为:
Basari icin daima iyi is cikarmaya ve kendimi gelistirmeye calistim.A sikerhez vezető úton mindig próbáltam bizonyítani és jó munkát végezni.
Basari icin daima iyi is cikarmaya ve kendimi gelistirmeye calistim.Cercando il successo, ho sempre cercato di migliorarmi e di fare un buon lavoro.
Basari icin daima iyi is cikarmaya ve kendimi gelistirmeye calistim.Để đạt được thành công, tôi luôn cố gắng hoàn thiện và làm nhưng việc có ích.
Basari icin daima iyi is cikarmaya ve kendimi gelistirmeye calistim.Keď som sa snažil uspieť, vždy som sa snažil zlepšiť sa a odviesť dobrú prácu.
Basari icin daima iyi is cikarmaya ve kendimi gelistirmeye calistim.성공하기 위해서, 항상 일을 더 잘하려고 애썼습니다.
Basari icin daima iyi is cikarmaya ve kendimi gelistirmeye calistim.Můžu si v klidu sednout a odpočívat." Pro dosažení úspěchu jsem se vždy snažil zlepšovat a dělat práci dobře.
Basari icin daima iyi is cikarmaya ve kendimi gelistirmeye calistim."Não preciso de melhorar mais."
Basari icin daima iyi is cikarmaya ve kendimi gelistirmeye calistim.Nu mai trebuie să îmbunătăţesc nimic."
Basari icin daima iyi is cikarmaya ve kendimi gelistirmeye calistim.Osiągając sukces, zawsze próbowałem się rozwijać i robić dobrą robotę.
Basari icin daima iyi is cikarmaya ve kendimi gelistirmeye calistim.Pour atteindre le succès, j'ai en permanence essayé de m'améliorer et de faire du bon travail.