Ana içeriğe geç
Sözlük

daim ile cümle

daim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinden biridir.Francija je ena izmed petih stalnih članic Varnostnega sveta Združenih narodov.
Yunan tiyatrosu ve oyunları Batı draması ve kültürüne daimi bir etki bıraktı.Grško gledališče je vplivalo na zahodno gledališče in kulturo.
Palladio, villalarını daima vaziyetlerine referans alarak tasarladı.Palladio je vedno oblikoval svoje vile glede na njihovo okolje.
Her daim gülümser.Vsak dan iščeta smeh.
Böylece Komnenos dönemi ordusunda Taksiarhia, en büyük ölçekli daimi piyade birliği olmuştur.V komnenskem obdobju je taksiarhija postala največja stalna pehotna vojaška enota.
Bitkiler daima yeşildir.Zeleni granat je vedno svetlo zelen.
1926 yılında Karl Benz'in şirketi Benz & Cie. ile birleşerek Daimler-Benz kurulmuştur.Leta 1926 sta se Benzovo podjetje Benz & Cie.
Jamestown Amerika'daki ilk daimi İngiliz yerleşimi olarak kabul edilmektedir.1. januar Jamestown postane prva stalna naselbina angležev v Severni Ameriki.
Bu yüzden daima bir gözlemci onunla hareket etmek üzere yerleştirilebilir.Opazovalec je vedno vpleten v opazovanje.
Ettikleri yemine göre savaş alanına daima en önde çıkacaklar ve alanı en son terk edeceklerdi.SEAD letala se prva pojavijo na bojišču in ga po navadi zadnji tudi zapustijo.
Şirket, şu anda Daimler AG'nin bir parçasıdır.Trenutno je podjetje del korporacije AGCO.
Manganez ; çelik içinde manganez daima bulunur.Akroterij je vedno postavljen na strešno sleme.
Daha sonra diğer daimyolar da buna ikna olmuşlardır.To so potem potrdili še drugi starejši ljudje.
Prezidium için aday üyeleri Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi belirler.Predstavnik entitete si z organizacijo letnega kongresa zagotovi mesto v odboru.
Daima nemli yağmur ormanları iklimi.To so zmerni deževni gozdovi.
Başlıca üreticileri Daimler-Benz, Henschel, Krupp, MAN, ve Wegmann firmalarıydı.Izdelovala so ga podjetja Daimler-Benz, Henschel, Krupp, MAN in Rheinmetall.
Oyunun sonunda daima kurban sunulmuyordu.Vendar pa HIV na koncu vedno zmaga.
Daima yalnız yaşarlar ve gece aktif olurlar.Aktivni so podnevi in ponoči, parjenje pa poteka zgolj ponoči.
Şogun müttefiki Nagaoka daimyosu ise iki Gatling mitralyöz ve binlerce modern tüüfeğe sahipti.Nagaoka feodalai, sąjungininkai su Shogun, turėjo du Gatling šautuvus ir keletą tūkstančių modernių graižtvų.
Böylece Komnenos dönemi ordusunda Taksiarhia, en büyük ölçekli daimi piyade birliği olmuştur.Komninų kariuomenėje taksiarchijos buvo stambiausi nuolatiniai pėstininkų daliniai.
Daima doğru amaç için, tabii.Visuomet teisingos išraiškos.
2007'den itibaren ise Daimler AG yapmıştır.2007 m. įkurta Daimler AG.
1994-2004 yılları arası Rusya'nın Birleşmiş Milletler'de daimi temsilcisi olarak görev yaptı.1994–2004 m. buvo Rusijos nuolatinis atstovas prie Jungtinių Tautų organizacijos.
Kişinin daima mevcut olan “gölge”sidir.Šešėlis – visada esantis.
Bize kalkan ol ve bizi koru, Daimi Tanrımız.Ir nevesk mūsų į pagundą bet gelbėk mus nuo pikto.
Klasik antik dönem yazıları Bizans'ta her daim işlendi.Bizantijoje išliko klasikinės Antikos raštai.
Kuyruklarının uzunluğu vücut uzunlukları ile daima aynıdır.Uodegos ilgis toks pat kaip kūno ilgis.
Ettikleri yemine göre savaş alanına daima en önde çıkacaklar ve alanı en son terk edeceklerdi.Jas prieš mūšį statydavo kalvų viršūnėse, kur jos ir likdavo viso mūšio metu.
Pars kedisi daima suya yakın yaşar.Lizdavietė visada šalia vandens.
Bileşiklerinde daima bir adet elektron alır.Po epiteliu visuomet yra jungiamasis audinys.
Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin.Visuomet pasitikėjau savimi ir buvau stropus.
Daima yeşil ağaç veya çalılardır.Tai amžinai žaliuojantys medžiai.
Bitkiler daima yeşildir.Visas augalas pilkai žalias.
Daimyo’lar, Samurayları daha fazla arazi kazanmak ve gücünü arttırmak için kullanırlardı.Kiekvienas daimio savo ruožtu naudojosi samurajais, kad apgintų savo žemes ir išplėstų jų valdas.
Daimi ordunun içinde, zorunlu askerlik yapanlar bulunabilmektedir.Kareivinėse dažniausiai gyvena privalomosios tarnybos kareiviai.
Daima kot ceket ve kot pantolon giyerdi.Juos paprastai sudaro švarkas ir kelnės.
Daima kendisinden şüphe duyar.Abejutas – žmogus, kuris visą laiką abejoja.
Rusya BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinden biridir.Vienas iš penkių Lietuvos Helsinkio grupės narių steigėjų.
Merkeziyetçilik yönü ise daima ön plandadır.Jų galvos visada yra atgręžtos į teksto priekį.
Şevketi hem satveti dâim ola fiküll-i hîn.Pran­ciš­kaus ker­mo­šius.
2020'den itibaren Litvanya'nın Kuzey Atlantik Konseyi Daimi Temsilcisidir.[1]Nuo 2020 m. Lietuvos nuolatinis atstovas Šiaurės Atlanto Taryboje.[3]
Burada daimi Yeniçeri garnizonları olurdu.Nendel üksustel puudusid alalised garnisonid.
Sonradan 2009-2011 yılları arasında Uganda'nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi oldu.Aastatel 2009–2011 oli ta Uganda alaline esindaja ÜRO juures.
Daima tedbirli davranırdı.Ta oli ettevaatlik.
Patentler Daimler-Benz'e geçti.Abimasinaks diisemootor Daimler-Benz.
1998 - Mercedes-Benz, 40 milyar dolara Chrysler'ı satın aldı ve DaimlerChrysler ortaya çıktı.7. mai – Mercedes-Benz ostis ära 40 miljardi USA dollari eest ära Chrysleri.
İlk nesil Daimler-Chrysler grubu ile birlikte geliştirilmiştir.2000 rajati strateegiline liit DaimlerChrysleriga.
Milyar teriminin anlamı kesindir ve daima 109 anlamına gelir.Igal Piibli sõnal olevat tegelikult 99 tähendust jne.
Daima aptalca şeyleri yapar.""Korduma kippuvad küsimused".
Ama istisnalar daima olur.Lisaks on otsustused alati eksistentsiaalsed.
Örgütün daimi görevli organı ise Örgüt Sekreterliğidir.Täitevorgan on sekretariaat.
1885 - Gottlieb Daimler ilk motosiklet patentini aldı.1885 – Gottlieb Daimler sai patendi oma Reitwagenile – mootorratta prototüübile.
Meclis Daimi Encümeni üyeliğine seçilen ilk kadın idi.Ta oli esimene naine, kes oli määratud saadikuametisse.
Merle'nin geri dönüşü daima geçici bir durum olarak planlanmıştı.Alev ehitati taas üles korrapärase planeeringuga asulana.
Üniversite öğrencisi Marius ile aralarında bir aşk doğar.Jean Valjean, Marius’u daima korur.Tänavavõitluses jätavad lõpuks elu kõik tudengid peale Mariuse, kelle päästab Jean Valjean.
Ayrıca 2009 yılından itibaren Birleşmiş Milletler'de Ermenistan'ın daimi delegesi oldu.Alates 2009. aasta jaanuarist on Lomaia Gruusia alaline esindaja ÜROs.
Uninominal isimler daima büyük harfle başlar.Geokronoloogiliste üksuste nimed kirjutatakse alati suure tähega.
Daima kalın bir sestir.Hädavajalik on pidev niisutus.
Anlam daima bir anlam ufkunda üretilir.Lausega teatatakse alati midagi millegi kohta.
Hiçbir zaman güneş ışığı almaz ve daima karanlıktır.Koidu ajal päike ei paista, aga täiesti pime enam ei ole.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod