Ana içeriğe geç
Sözlük

daim ile cümle

daim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
[2] 1975'te Macar Sosyalist İşçi Partisi Merkez Komitesi'nin daimi üyesi yapıldı.In 1964, he a studied at the Voroshilov Soviet Higher Military Academy.
Tüm determinist anlayışlar daima kendilerine ait bir başlangıç noktası varsayarlar.Nothing arises from and evolves from a single thing.
Daimi rotası Varşova'dan Berlin ve İsveç üzerinden Londra'ya kadar uzanıyordu.Her regular route ran from Warsaw through Berlin and Sweden to London.
Söylenti daima gerçekten daha büyüktür.Das Gerücht ist immer größer als die Wahrheit.
Tom' un daima bir ayak bağı vardı.Dauernd hatte Tom einen Klotz am Bein.
Daimi mutluluk sadece samimiyette mevcuttur.Dauerndes Glück ist nur in Aufrichtigkeit zu finden.
Bekleyeceğim, zira güzel şeylerin gelişi daima gecikir.Ich werde warten, denn die schönen Dinge kommen meistens später.
O daima yalan söyler.Sie lügt immerzu.
Alınında silahlılar (Pecora) daima yukarıda tarif ettiğimiz dört bölümlü mide yapısına sahiplerdir.Die Stirnwaffenträger (Pecora) haben stets den oben beschriebenen vierkammerigen Magen.
Hiçbir memnuniyet de sürekli değildir, ondan çok daima yeni bir çabanın yeni başlangıç noktasıdır.Keine Befriedigung aber ist dauernd, vielmehr ist sie stets nur der Anfangspunkt eines neuen Strebens.
Bir sonlu alanın ögelerinin sayısı daima bir asal kuvvettir.Die Anzahl der Elemente eines endlichen Körpers ist immer eine Primzahlpotenz.
Ölüm Yiyenler onun büyü gücünden daima korkmuşlardır.Bootsmann), den er, obwohl an Tollwut erkrankt, bis zu seinem Tod pflegte.
Her daim gülümser.Lächelnder Alltag.
Gabon kıyılarında daimi olarak yerleşen ilk Avrupalı güç Fransa olmuştur.Die erste europäische Macht, die sich dauerhaft an der Küste festsetzte, waren die Franzosen.
Daima bir savaş vardı.Es war immer ein Kampf.
Vakfın Almanya'dan, Türkiye'den ve diğer ülkelerden daimi 200 üyesi vardır.Sie hat etwa 400 Mitglieder aus Deutschland, Russland und weiteren Ländern.
Dâimâ kelimesi bunun ortasındadır.Im Wort Kamm ist der Auslaut.
Ama arkadaşlarını daima korur.Sie unterstützt immer ihre Freunde.
Örgütün daimi görevli organı ise Örgüt Sekreterliğidir.Einziges permanent arbeitendes Organ ist das Sekretariat.
Kısa kuyruklu Quokka'lar ve Filander daima dört ayak üzerinde gider.Die kurzschwänzigen Quokkas und die Filander bewegen sich hauptsächlich auf allen vieren fort.
Gelenek olarak birinci hamle daima sağ kanadında yapılır.Es ist üblich, den ersten Zug immer auf dem rechten Flügel zu machen.
Burası daima tyranlar tarafından idare edildi.Das Volk ist von dem Tyrannen befreit.
Şu an ikamet eden (daimi) olarak altı hane vardır.Ihm werden etwa sechzig Handschriften zugeschrieben.
Yanında her daim tabanca taşır.Er trägt immer seine Flinte mit sich herum.
Jamestown Amerika'daki ilk daimi İngiliz yerleşimi olarak kabul edilmektedir.Jamestown war die erste dauerhafte englische Siedlung in Nordamerika.
Daima cephede olmak isterler.Sie verbleiben stets in der ersten Lage.
Daima kendisinden şüphe duyar.Er selbst hat sie stets bestritten.
Yazı dili kendi ifade biçiminde daima hayalidir, çünkü yazı dili başka bir iletişim aracına hizmet eder.Geschriebene Sprache ist in ihrer Darstellungsform immer fiktional, da sie sich eines anderen Mediums bedient.
Domuzgillerin her ayaklarında daima 4 parmakları vardır.Echte Schweine haben an jedem Fuß vier Zehen.
Bu yüzden bayram daima perşembe gününe denk gelir.Deshalb fällt das Fest immer auf einen Donnerstag.
Toplantı olmadığı sürede 150 UHM üyesinden oluşan daimi komite, devletin yüksek yetkilerini elinde tutar.Nach der bislang nicht in Kraft getretenen Verfassung des Landes hat sie 150 indirekt gewählte Mitglieder.
NATO Daimi Deniz Görev Grubu 1, NATO'nun daimi deniz hızlı müdahale güçlerinden biri.Die Standing NATO Maritime Group 1 (SNMG 1) ist ein ständiger maritimer Einsatzverband der NATO.
Kırmızı daima oyunu başlıyor.Beim Anstoß ist immer Rot Ball on.
11) Yâd-daşt Anlamı; kendini daima Allah'ın huzurunda bilmektir.Josef sagt deren Schicksal richtig voraus, nachdem Gott es ihm offenbart hat.
Gökkuşağı daima güneşin tam karşısında olan kısımdadır.Der Nebelbogen liegt der Sonne immer gegenüber.
1571–1622), Japon samuray ve Sendai'nin daimyosu Date Masamune'nin muhafızıydı.支倉 常長; * 1571; † 1622) war ein Samurai und Gefolgsmann von Date Masamune, dem Daimyō von Sendai.
Dövüş sporlarına ilgim her daim olmuştur.Immer wieder kam es zu Unsportlichkeiten.
Burada daimi Yeniçeri garnizonları olurdu.Zwischen diesen Garnisonsorten entstanden vielfach hölzerne Wachtürme.
Elde edinenle yetinmemek ve daima daha ilerisini istemek ve bunu elde etmek için gayret göstermek şuurudur.Es mache auch keinen Sinn, ständig nach mehr zu streben oder Angst um das zu haben, was man hat.
Sadaka ehli olanlar /daima sadaka verenler, Sadaka kapısından çağrılır.”Die geschlossene Schnur steht als Zeichen für das nie endende Gebet („Betet ohne Unterlass“).
Pars kedisi daima suya yakın yaşar.Die Rötelschwalbe hält sich immer in Gewässernähe auf.
Huntington 1941'den itibaren Devre Çalışmaları Kurumu daimi kurul üyeliği yapmıştır.Newton musste ab 1942 Zwangsarbeit leisten.
Patentler Daimler-Benz'e geçti.Trauer bei Daimler-Benz.
Yapıcı tenkide daima hazırız.Es wurde in Ständerbauweise errichtet.
Ufuk daima olanakların ufkudur.Immer die ganze verdammte Einfallslosigkeit.
2011 yılı itibarıyla da UNESCO nezdinde Suriye Daimi Temsilcisidir.Seit 2011 ist der Staat Palästina außerdem Vollmitglied der UNESCO.
Gece yiyecek arayışında fazla yükseklere çıkmaz, daima yerden 2 metre yüksekliğin altında hareket ederler.In der Nacht begeben sie sich auf Nahrungssuche, wobei sie sich oft nur in 1 bis 2 Metern Höhe aufhalten.
O daima sürekli durmadan Wendy Winkle 'ye aşır derecede kızar, onu daima ezer.Eine Uhr für Wendy Wendy ist sehr unzufrieden, dass ständig alle zu spät kommen.
Bize kalkan ol ve bizi koru, Daimi Tanrımız.Beschirme und behüte uns, Ewiger Herr.
Birimler daima küçük harfle yazılır.In NOTAMs wird oft durchgehend klein geschrieben.
Prezidium için aday üyeleri Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi belirler.Für die restliche Zeit steht der Ständige Ausschuss des Nationalen Volkskongresses an seiner Stelle.
Uninominal isimler daima büyük harfle başlar.Unikate sind manchmal auch mit dem vollen Namen signiert.
Böylece geçmişi daima yüceltme sorunu meydana gelmektedir.Erfolg ruft immer auch Neider hervor.
Daha önce Danimarka Dışişleri Bakanlığı Daimi Sekreteri ve daha sonra bir danışman olarak olarak çalıştı.Davor war Engell im dänischen Außenministerium tätig, zunächst als Staatssekretärin und zuletzt als Beraterin.
1978 - 1988 arası NATO merkezinde Türkiye'nin daimi temsilcisi oldu.Zwischen 1978 und 1988 war er der Ständige Vertreter der Türkei bei der NATO.
"Gençler ve her daim genç kalanlar".Große Jungs – Forever Young.
Kulak zarı daima mevcuttur.Die perivaginale Drüse ist immer vorhanden.
"Algı, daima var olan bir şeydir.Materie, die wirklich geworden ist, hat auch immer eine Form.
Bugün şirket merkezi Friedrichshafen ve Daimler'in bir parçasıdır.Zwei Serien wurden bei Friedrichshafen und Daimler bestellt.
Odawara Kalesi, Muromachi döneminde birçok daimyoya ev sahipliği yapmıştır.Die Familie Stoltze bewohnte im Laufe der Zeit zahlreiche Wohnungen in Frankfurt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod