Ne dahiyane bir fikir!What a smart idea!
Bu dahiyane bir fikirdi.It was a stroke of genius.
Tom dahiyane bir fikirle geldi.Tom came up with an ingenious idea.
Bunun ardındaki sır, dâhiyane bir ekoturizm programına sahip olmaları.The secret is, they have an eco-tourism program, which is absolutely brilliant.
Dahiyane bir fikri vardı.He had a bright idea.
Bakın BMW'nin reklam kampanyasında cisim bulan dahiyane feraseti.Here was BMW's brilliant insight, which they embodied into an ad campaign.
Filipinliler Basketbol Potası Yapmak İçin Dahiyane Yollar BulmaktaFilipinos Find Ingenious Ways to Build Their Own Basketball Hoops · Global Voices
Peru'daki Dahiyane Sosyal Medya Kampanyası İnsan Kaçakçılığına Karşı Farkındalık YaratıyorPeru's Clever Social Media Campaign Raises Awareness About Human Trafficking · Global Voices
#QueNoTeEncuentren etiketli dahiyane kampanyaya Twitter'da geniş çapta tepkiler geldi.The hashtag #QueNoTeEncuentren tracked a wide range of reactions to the clever campaign on Twitter:
Bir hayalperest ve dahiyane bir hafızası var.Ennemi Un fantôme et un esprit maléfique.
Ertesi gün savaş filleri Hannibal'in aldığı dahiyane önlemlerle nehri geçtiler.A pun háborúk során háromszor is ellenállt a Hannibal vezette ostromoknak.
Ama daha sonra Robert Stirling şu dahiyane fikirle geldi:그 후 로버트 스털링은 이런 멋진 생각을 하게 됩니다.
Ama daha sonra Robert Stirling şu dahiyane fikirle geldi:Robert Stirling teve esta ideia de génio:
Ama daha sonra Robert Stirling şu dahiyane fikirle geldi:Und dann hatte Robert Stirling eine geniale Idee, die etwa besagt:
Ama daha sonra Robert Stirling şu dahiyane fikirle geldi:Y luego Robert Stirling apareció con esta genial idea,
Ama daha sonra Robert Stirling şu dahiyane fikirle geldi:А потом Роберт Стирлинг пришел к гениальной идее, которая заключалась в следующем:
Ama daha sonra Robert Stirling şu dahiyane fikirle geldi:ואז לרוברט סטירלינג היה הרעיון הגאוני הזה,
Ama daha sonra Robert Stirling şu dahiyane fikirle geldi:ثم أتى روبيرت ستيرلنج بهذه الفكرة العبقرية
Ama daha sonra Robert Stirling şu dahiyane fikirle geldi:このようなエンジンでは 金属を熱するのではありませんが
Austerlitz savaşı Napolyonun tam bir askeri dahiyane olduğunu kanıtlayan bir savaştır.나폴레옹은 아우스테를리츠에서
Austerlitz savaşı Napolyonun tam bir askeri dahiyane olduğunu kanıtlayan bir savaştır.Quieren venganza. El Reino Unido se da cuenta de que dominan el mar,
Austerlitz savaşı Napolyonun tam bir askeri dahiyane olduğunu kanıtlayan bir savaştır.Tohle byl hlavní bod.
Bakın BMW'nin reklam kampanyasında cisim bulan dahiyane feraseti.Aici a fost intuiţia formidabilă a celor de la BMW, pe care au înglobat-o într-o campanie publicitară.
Bakın BMW'nin reklam kampanyasında cisim bulan dahiyane feraseti.Aquí está la brillante perspicacia de BMW, en una campaña publicitaria.
Bakın BMW'nin reklam kampanyasında cisim bulan dahiyane feraseti.BMW hatte einen brillianter Gedanken, den sie in eine Werbekampagne umsetzten.
Bakın BMW'nin reklam kampanyasında cisim bulan dahiyane feraseti.여기 실제 광고 캠페인에 삽입된 BMW의 훌륭한 통찰이 있습니다.
Bakın BMW'nin reklam kampanyasında cisim bulan dahiyane feraseti.Här var BMW väldigt insiktsfulla, och visade det i en reklamkampanj.
Bakın BMW'nin reklam kampanyasında cisim bulan dahiyane feraseti.Hier dan het briljante inzicht van BMW, toegepast in een advertentiecampagne.
Bakın BMW'nin reklam kampanyasında cisim bulan dahiyane feraseti.Itt jön a BMW éleslátása, amit a reklámkampány megjelenít.
Bakın BMW'nin reklam kampanyasında cisim bulan dahiyane feraseti.Oto niezwykła wnikliwość BMW wprowadzona w kampanię reklamową.
Bakın BMW'nin reklam kampanyasında cisim bulan dahiyane feraseti.Voici l'idée brillante de BMW qu'ils ont incarnée dans une campagne publicitaire.
Bakın BMW'nin reklam kampanyasında cisim bulan dahiyane feraseti.Ето блестящото прозрение на BMW, което въплътили в рекламна кампания.
Bakın BMW'nin reklam kampanyasında cisim bulan dahiyane feraseti.Но гениальная проницательность BMW помогла им сделать рекламную кампанию.
Bakın BMW'nin reklam kampanyasında cisim bulan dahiyane feraseti.והנה התובנה המבריקה של ב.מ.וו שהם הכלילו בתוך הקמפיין.
Bakın BMW'nin reklam kampanyasında cisim bulan dahiyane feraseti.هنا كانت التفاصيل الرائعة للBWM التي تم تجسيدها في حملة إعلانية.
Bakın BMW'nin reklam kampanyasında cisim bulan dahiyane feraseti.彼らはBMWが道を走っているのを見せました
Bu araç, Mini, pek güvenli gözükmüyor. Bakın BMW'nin reklam kampanyasında cisim bulan dahiyane feraseti.Quest'auto, che è la mia Mini, non appare sicura.
Bugüne kadar toplumu kullanmak için yaratılmış en dahiyane yöntemdir.C'est l'une des arnaques les plus ingénieuses de manipulation sociale jamais créée.
Bugüne kadar toplumu kullanmak için yaratılmış en dahiyane yöntemdir.Det är ett av de mest geniala bedrägerier som någonsin genomförts.
Bugüne kadar toplumu kullanmak için yaratılmış en dahiyane yöntemdir.Det er et af de mest geniale svindelnumre nogensinde opfundet til social manipulation -
Bugüne kadar toplumu kullanmak için yaratılmış en dahiyane yöntemdir.Dies ist eine der genialsten Formen von Betrug zur Manipulation des Individuums, die jemals geschaffen wurde.
Bugüne kadar toplumu kullanmak için yaratılmış en dahiyane yöntemdir.Este una din cele mai ingenioase înşelătorii pentru manipularea socială create vreodată.
Bugüne kadar toplumu kullanmak için yaratılmış en dahiyane yöntemdir.Es uno de los timos más ingeniosos de manipulación social que se haya creado jamás.
Bugüne kadar toplumu kullanmak için yaratılmış en dahiyane yöntemdir.É um dos esquemas mais engenhosos de manipulação social alguma vez criados.
Bugüne kadar toplumu kullanmak için yaratılmış en dahiyane yöntemdir.Je ena najbolj domiselnih prevar za družbeno manipulacijo.
Bugüne kadar toplumu kullanmak için yaratılmış en dahiyane yöntemdir.그것은 가장 잘 만든 사회적 조작기술이다
Bugüne kadar toplumu kullanmak için yaratılmış en dahiyane yöntemdir.Se on yksi kaikista nokkelin huijaus yhteiskunnan manipuloimiseksi, mikä on koskaan tehty.
Bugüne kadar toplumu kullanmak için yaratılmış en dahiyane yöntemdir.Είναι τα πιο έξυπνα καθάρματα που δημιούργησε ποτέ ο κοινωνικός χειρισμός.
Bugüne kadar toplumu kullanmak için yaratılmış en dahiyane yöntemdir.Това е една от най-изобретателние измами за социална манипулация, създавани някога.
Bugüne kadar toplumu kullanmak için yaratılmış en dahiyane yöntemdir.Это самый гениальный обман для манипуляции обществом когда-либо существовавший.
Bugüne kadar toplumu kullanmak için yaratılmış en dahiyane yöntemdir.وهي واحدة من أكثر حيل التلاعب الاجتماعية براعة من أي وقت
Bunun ardındaki sır, dâhiyane bir ekoturizm programına sahip olmaları.A titok az, hogy van egy ökoturizmus programjuk, ami tökéletesen briliáns.
Bunun ardındaki sır, dâhiyane bir ekoturizm programına sahip olmaları.Bí mật là, họ xây dựng chương trình du lịch sinh thái vô cùng tuyệt vời.
Bunun ardındaki sır, dâhiyane bir ekoturizm programına sahip olmaları.Dahinter steckt ein Programm zum Öko-Tourismus, das einfach brillant ist.
Bunun ardındaki sır, dâhiyane bir ekoturizm programına sahip olmaları.El secreto es que tienen un programa de eco turismo, que es absolutamente brillante.
Bunun ardındaki sır, dâhiyane bir ekoturizm programına sahip olmaları.Hun geheim is een briljant eco-tourismeprogramma. Hun geheim is een briljant eco-tourismeprogramma.
Bunun ardındaki sır, dâhiyane bir ekoturizm programına sahip olmaları.Il segreto sta in un programma di ecoturismo che è veramente eccezionale.
Bunun ardındaki sır, dâhiyane bir ekoturizm programına sahip olmaları.비결은 매우 훌륭한 생태 관광 프로그램입니다.
Bunun ardındaki sır, dâhiyane bir ekoturizm programına sahip olmaları.Le secret, c'est un programme d'éco-tourisme absolument génial.
Bunun ardındaki sır, dâhiyane bir ekoturizm programına sahip olmaları.Rahasianya adalah, mereka memiliki program eko-turisme, yang sangat bagus.