Ana içeriğe geç
Sözlük

daha ile cümle

daha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Lütfen biraz daha pasta buyurun.Please help yourself to some more cake.
Daha fazla meyve yemelisiniz.You should eat more fruit.
Biraz daha kurabiye ister misiniz?Would you care for more cookies?
Biraz daha para biriktirmeyi ummuştum.I had hoped to save more money.
Keşke daha fazla para kazansam.I wish I earned more money.
Biraz daha para biriktireceğim.I'm going to save more money.
Daha çok param olsa daha büyük bir eve taşınabilirim.If I had more money, I could move to a bigger house.
Daha iyi sonuçlar almak için kendin uygulamalısın.You should exert yourself to get better results.
Eğer biraz daha fazla paramız olsa daha büyük bir eve taşınırız.We would move to a bigger house if we had more money.
Daha iyi bir şey düşünebilir misin?Can you think of something better?
Moskova'ya ulaşmadan önce dört günlük daha seyahatiniz kaldı.You've got another four day's journey before you reach Moscow.
Oyunu kaybetsen bile, bir şansın daha olacak.Even if you lose the game, you'll have another chance.
O, onu daha çok tanısaydı onunla evlenmezdi.She wouldn't have married him if she had known him better.
O yarın gelse konuşmak için daha fazla zamanım olur.If he came tomorrow, I would have more time to talk.
Eğer daha çok çalışsaydı şimdi zengin bir adam olabilirdi.If he had worked harder, he might be a rich man now.
Eğer üniversiteye gitmek istiyorsan, daha çok İngilizce çalış.If you want to go to college, study English harder.
Eğer yüzde 25 daha fazla gelirim olsaydı yaşamımdan daha hoşnut olurdum.If I had 25% more income, I'd be more satisfied with my life.
Yerinde olsam, kendime daha çok dikkat ederim.I would be more careful if I were you.
Hayalini gerçekleştireceksen, daha fazla çalışmak zorundasın.If you are to realize your dream, you must work harder.
Onlar bir bankaya gitselerdi daha iyi bir değişim oranı alırlardı.They would have gotten a better exchange rate if they had gone to a bank.
Daha çok çalışsaydı başarabilirdi.Had he worked harder, he could have succeeded.
Daha fazla zamanım olsa, nasıl dans edileceğini öğrenirim.If I had more time, I would learn how to dance.
Kleopatra'nın burnu daha kısa olsaydı dünyanın bütün yüzü değişmiş olurdu.If Cleopatra's nose had been shorter, the whole face of the world would have been changed.
Biraz daha sabırla, başarırdın.With a little more patience, you would have succeeded.
Mary nasıl yüzeceğini bilse, o, plaja daha sık gider.If Mary knew how to swim, she would go to the beach more often.
Daha fazla şarap istiyorsan kilere git ve biraz al.If you want any more wine, go to the cellar and get some.
Kahve çok koyu olmuşsa biraz daha su ekle.If the coffee is too strong, add some more water.
Eğer başarılı olacaksan daha çok çalışmalısın.If you are to succeed, you must work harder.
İşi hazirandan önce bitirmek istiyorsan çok daha iyi çalışmak zorunda kalacaksın.If you are to finish the work before June, you will have to work much better.
Daha fazla ekmeğimiz yok.We don't have any more bread.
O mezun olduğundan dolayı, daha ciddi olmalıdır.Now that he has graduated, he must become more serious.
Onun hakaretlerine daha fazla dayanamam.I can not put up with his insults any longer.
Daha önce öğle yemeği yedim.I have already eaten lunch.
Daha ona kimse güvenmez.No one trusts him any more.
Bir üniversite öğrencisi olduğundan, daha fazla çalışmalısın.Now that you're a college student, you should study harder.
Şimdi sen bir üniversite öğrencisisin. Sen daha iyisini bilmelisin.Now that you are a college student, you should know better.
Ben daha fazla bekleyemem.I can't wait any more.
Canım daha fazla beklemek istemiyor.I don't feel like waiting any longer.
Mademki gerçeği biliyorsun, belki daha iyi hissedeceksin.Now that you know the truth, perhaps you'll feel better.
Bir lokma daha yiyemedim.I could not eat another bite.
Ben daha fazla yiyemem.I can't eat any more.
Biraz daha uyumak istiyorum.I want to sleep a little more.
Eşyaları biraz daha ciddi bir şekilde al.Take things a little more seriously.
Keşke biraz daha uzun olsam.I wish I were a little taller.
Biraz daha sabırla, başarabilirdin.With a little more patience, you could have succeeded.
Biraz daha kalamaz mısın?Can't you stay a little longer?
Biraz daha dikkat etmeliydim.I should have paid a little more attention.
Biraz daha bilgelikle, o, sıkıntı içinde olmazdı.With a little more wisdom, he would not have got in trouble.
Biraz daha yüksek.A little louder.
Biraz daha büyük olan başka bir tane yok mu?Don't you have another one that's a little larger?
Bana birkaç dakika daha verebilir misin?Could you give me a few more minutes?
Eğer biraz daha erken gelseydin, onunla karşılaşabilirdin.Had you come a little earlier, you could have met her.
Biraz daha erken çıksalar, trafik sıkışıklığını atlatırlar.Had they left a little earlier, they would have avoided the traffic jam.
Ben biraz daha erken çıksaydım, son treni yakalardım.If I had left a little earlier, I would have caught the last train.
Biraz daha erken çıkmış olsaydın, yoğun trafikten kurtulmuş olurdun.If you had left a little earlier, you would have avoided the heavy traffic.
Evden biraz daha erken çıksaydın, zamanında olurdun.If you had left home a little earlier you would have been in time.
Daha az gürültü yapar mısınız?Do you think you could make a little less noise?
Bana biraz daha su verin.Give me a little more water.
Biraz daha sabırla bu bulmacayı çözebilirdin.You could have solved this puzzle with a little more patience.
Onu daha ayrıntılı olarak açıklayabilir misiniz?Would you explain it in more detail?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod