daha ile cümle

daha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İngilizceyi daha çok severim.I like English better.
İngilizceyi müzikten daha çok seviyorum.I like English better than music.
Senin dostluğuna herhangi bir şeyden daha çok değer veriyorum.I value your friendship more than anything.
Ne yapsam daha iyi olur?What had I better do?
Kış mevsimini Yaz mevsiminden daha çok seviyorum.I like winter better than summer.
Kira için haftada 50 dolardan daha fazla ödeyemem.I can pay no more than $50 a week for rent.
Dağları denizlerden daha çok severim.I like mountains better than seas.
Daha dakik olmanı istiyorum.I'd like you to be more punctual.
Okulda daha çok çalışmadığıma pişmanım.I regret not having studied harder at school.
Az daha bir suça bulaşacaktım.I came near to getting involved in a crime.
Eti balıktan daha çok severim.I like meat better than fish.
Bir öğretmenden daha ziyade bir yazarım.I am a writer rather than a teacher.
Senin burada daha uzun kalmanı istiyorum.I want you to stay here longer.
Bu hikayeyi sana daha önce anlatmış olabilirim.I may have told you this story before.
Senden çok daha gencim.I'm much younger than you.
Ben sizden daha uzun boyluyum.I'm taller than you.
Seni daha çok çalıştırmak istiyorum.I want to make you work harder.
Evlendikten sonra benim Japonca daha iyi oldu ve daha çok anlayabildim.After I got married, my Japanese got better and I could understand more.
Size daha sonra katılacağım.I'll join you later.
Bir dilenciden daha iyi değilim.I am no better than a beggar.
Konuşma İngilizcesi ile daha çok ilgiliyim.I'm more interested in spoken English.
Ben elli sayfa daha okudum.I read fifty pages further.
Bu sabah her zamankinden daha geç kalktım.This morning I got up later than usual.
Bugün daha fazla yapacak bir şeyim yok.I have nothing more to do today.
Sachiko'yu daha çok seviyorum.I like Sachiko better.
İlk başta gergindim ama yavaş yavaş daha rahatladım.I was nervous at first, but gradually got more relaxed.
Ben bugün dünden çok daha iyiyim.I'm much better today than yesterday.
Üç liradan daha fazla param yok.I had no more than three pounds.
Kız kardeşiminkinden daha çok elbisem var.I have more dresses than my sister.
Yirmi yıldan daha fazla bir süredir belediye başkanıyla tanışıyoruz..I have been acquainted with the mayor for more than twenty years.
İşi beklediğimden daha erken bitirebildim.I was able to finish the work earlier than I had expected.
İlkbaharı Sonbahardan daha çok severim.I like spring better than fall.
Ben çocukla konuştum, ki o kızdan daha yaşlı görünüyordu.I spoke to the boy, who seemed to be older than the girl.
Kayak yapmayı yüzmekten çok daha fazla severim.I like skiing much better than swimming.
Matematiği İngilizceyi çalıştığımdan daha çok çalışırım.I study math harder than English.
Matematiğe İngilizceden daha sıkı çalışırım.I study math harder than English.
Senin çalıştığından daha çok matematik çalışırım.I study math harder than you do.
Dünyadaki her şeyden daha çok uçmak istiyorum.I want to fly more than anything else in the world.
Yaşadığım sürece onu bir daha görmeyeceğim.I'll never see him again as long as I live.
Hayatım boyunca onunla bir daha görüşmeyeceğim.I'll never see him again as long as I live.
Öğrencilerimi daha çok çalışmaları için telkin ettim.I inspired my students to work harder.
Ben beyaz gülleri kırmızı olanlardan daha çok severim.I like white roses better than red ones.
Beyaz şarabı kırmızıdan daha çok severim.I like white wine better than red.
Yüzmede koşmaktan daha iyi değilim.I'm as bad at swimming as I am at running.
Ben onu diğer çocukların herhangi birinden daha çok seviyorum.I love him more than any of the other boys.
Ben onu herhangi başka adamdan daha içten seviyorum.I love him more deeply than any other man.
Ben erkek kardeşim kadar uzun değilim ama babamdan daha uzunum.I am not so tall as my brother, but taller than my father.
Yaz mevsimini Kış mevsiminden daha çok seviyorum.I like summer better than winter.
Kayboldum ve işin daha da kötüsü, yağmur yağmaya başladı.I got lost, and to make matter worse, it began to rain.
İki saatten daha fazla bekledim.I waited more than two hours.
Köpekleri kedilerden daha çok severim.I like dogs more than cats.
Koyu kırmızıyı daha çok severim.I like dark red better.
Kırmızı şarabı beyazdan daha çok severim.I like red wine better than white.
Ben seni onun sevdiğinden daha çok seviyorum.I love you better than he.
Daha önce onu bir yerde gördüğümü hatırlıyorum.I remember seeing him somewhere before.
Sanırım ona yardım etmemek daha iyi.I think it's better not to lend him a hand.
O adamla daha önce tanıştığımı hatırlıyorum.I remember meeting that man before.
Ben artık onun küstahlığına daha fazla dayanamam.I cannot stand his arrogance any longer.
Onun küstahlığına daha fazla dayanamam.I can't stand his arrogance any longer.
Ondan daha zeki değilim.I am not more intelligent than him.

İlgili Sayfalar