daha ile cümle

daha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bir gün daha geçti.Another day passed.
Hakkımı daha sonra kullanabilir miyim?May I take a rain check?
Gittikçe daha fazla insan yardım etmeyi teklif etti.More and more people offered to help.
Her geçen gün daha fazla insan sigaranın zararlarının farkına varıyor.More and more people are becoming aware of the dangers of smoking.
Sıcak limon suyu içtiğimde kendimi daha iyi hissediyorum.I feel better when I drink hot lemon juice.
Demlikte varsa biraz daha çay alabilir miyim?May I have some more tea if there is any in the pot?
Demlikte biraz daha çay olmalı.There must have been some more tea in the pot.
O iş için daha çok erkek atamak zorunda kaldım.I have to assign more men to that work.
Kalem kılıçtan daha güçlüdür.The pen is mightier than the sword.
Kim daha ağırdır, Ben mi yoksa Mike mı?Who is heavier, Ben or Mike?
Evcil hayvanlar sadece bize eşlik etmekten daha fazlasını sunar.Pets offer us more than mere companionship.
Bir bardak daha meyve kokteyli ister misiniz?Do you want another glass of fruit punch?
Fransızcanın Japoncadan daha çok ünlü harfleri var.French has many more vowels than Japanese.
Sahanlıkta sadece bir kişi daha vardı.There was only one other person on the platform.
Bir plastik bardak gerçek camdan yapılmış olanından daha iyidir.A plastic glass is better than one made of real glass.
Bill Bob'tan daha hızlı koşabilir.Bill can run faster than Bob.
Sanırım yağmur daha da şiddetleniyor.I think the rain's getting heavier.
Biraz daha bira alır mısınız?Would you like some more beer?
Bir bardak daha bira alabilir miyim?Could I have another glass of beer?
Bir bardak daha bira istemez misiniz?Wouldn't you like another glass of beer?
Bir bira daha alabilir miyim, lütfen?Could I get one more beer, please?
Peter babasından daha çok annesine benziyor.Peter takes after his mother more than his father.
Daha önce Hawaii'de bulunduğunu söylüyor.He says he has been to Hawaii before.
Bir sinek kuşu bir kelebekten daha büyük değildir.A hummingbird is no larger than a butterfly.
Biraz daha tereyağ istiyorum.I'd like some more butter.
Daha iyi bir otobüs servisi olmalı.There ought to be a better bus service.
Otobüsü kaçırma ihtimalinden dolayı gitmen daha iyi olur.You'd better get going in case you miss the bus.
Otobüsle gitmek daha ucuzdur.It is cheaper to go by bus.
Ben bir tane daha havlu getireceğim.I'll bring one more towel.
Önceleri rock müziği sevmezdim, fakat gittikçe daha çok beğendim.I didn't like rock music at first, but it soon grew on me.
Biraz daha pasta ister misin?Will you have some more pie?
Bir dilim tart daha alır mısın?Will you have another slice of pie?
"Bir dilim daha pasta alır mısın?" "Evet, lütfen.""Will you have another slice of pie?" "Yes, please."
Bir porsiyon turta daha ister misiniz?Would you like another helping of pie?
Parti üç saatten daha fazla sürdü.The party lasted more than three hours.
O gürültüye daha fazla katlanamam.I can't put up with that noise any longer.
Seni daha sonra arayacağım.I'll call you up later.
Ben sizi daha sonra tekrar arayacağım.I'll call you back later.
New York'un nüfusu Tokyo'nunkinden daha küçüktür.The population of New York is smaller than that of Tokyo.
New York ile karşılaştırıldığında, Tokyo çok daha güvenli bir yerdir.Compared to New York, Tokyo is a much safer place.
Nancy daha önce bir dev panda görmemişti.Nancy had never seen a giant panda before.
Maymunlar niçin diğer hayvanlardan daha çok evrim geçirdi?Why have the apes evolved more than other animals?
Çünkü köpekler kedilerden daha sadıktır.Because dogs are more faithful than cats.
Çünkü köpekler, kedilerden daha sadıktırlar.Because dogs are more faithful than cats.
Dünyada hiçbir nehir Nil'den daha uzun değildir.No river in the world is longer than the Nile.
Nil dünyadaki diğer herhangi bir nehirden daha uzundur.The Nile is longer than any other river in the world.
Herhangi bir ev, hiç olmamasından daha iyidir.Any house is better than none.
Herhangi bir yatak hiç yatak olmamasından daha iyidir.Any bed is better than no bed.
Ne kadar uğraşırsam uğraşayım bunu onun yapabildiğinden daha iyi yapamam.However hard I try, I can't do it any better than she can.
Tracy daha önce yemek çubuklarını hiç kullanmamıştı.Tracy had never used chopsticks before then.
Bir kaplan bir kediden daha büyük ve güçlüdür.A tiger is bigger and stronger than a cat.
Tom komiteye bir plan daha önerdi.Tom suggested another plan to the committee.
Tom daha yaşlı bir kızla evlendi.Tom married an older girl.
Tom'un erkek kardeşinin sahip olduğundan daha az parası var.Tom has less money than his brother does.
Tom daha da iyileşiyor.Tom is getting better.
Tom bir taştan daha iyi yüzemez.Tom can swim no more than a stone can.
Tom benden daha uzundur.Tom is taller than I.
Tom benden daha yaşlıdır.Tom is older than I.
Tom karısından üç inç daha uzundur.Tom is three inches taller than his wife is.
Tom daha iyi ödeme yapan bir işe başvurmayı düşünüyor.Tom is thinking about applying for a better-paying job.

İlgili Sayfalar