da ile cümle

da kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Bir çocuktan daha değerli hazine yoktur.There is no treasure more precious than a child.
Çocukların da azalması garip değil mi?It isn't strange that children decrease, too?
Çocuk gibi davranmaktan vazgeç.Quit acting like a child.
Çocuklar oyun oynarken yetişkin gibi davranırlar.Children like to pretend to be adults when they play.
Bir çocuk bir şarkıdan daha çabuk ne öğrenir?What will a child learn sooner than a song?
Bob bir çocuk olduğu için Boston'da yaşadı.As a child, Bob lived in Boston.
Çocuk kısa sürede yatakta uykuya daldı.The child soon fell asleep in the bed.
Çocuklar davul çalmayı severler.Children like to beat drums.
Bir çocuğa çok zalimce davranmak utanç verici.It's shameful to treat a child so cruelly.
Bana bir çocuk gibi davranılmasına itirazım var.I object to being treated like a child.
Yavru her gün gittikçe dahada büyüdü.The puppy grew larger and larger every day.
Alan kodunu da çevirmeli miyim?Do I have to dial the area code, too?
O, düşündüğümden daha kolay.It is easier than I thought.
Beklediğimden çok daha fazla insan var.There are many more people than I expected.
Yüzüğü onun çaldığına dair Tom'un onayı hizmetçiyi şüpheli olmaktan kurtardı.Tom's acknowledgement that he stole the ring cleared the maid of suspicion.
Dalları kırma.Don't break the branches.
Ken ile gidiyorum. O, serin, nazik ve akıllı. Dahası, o bekar!I'm going with Ken. He is cool, gentle and smart. What's more, he is single!
Umarım seni bir daha ki sefere New York'tayken görme şansına sahip olurum.I hope I will have a chance to see you next time I'm in New York.
Ben MIT'de bir öğrenci iken Boston'da belli bir restoranda yemek yerdim.When I was a student at MIT I used to eat at a certain restaurant in Boston.
Onu son gördüğümden beri beş yıldan daha fazla oldu.It is more than five years since I last saw him.
Onunla son defa Londra'da gördüm.It was in London that I last saw her.
Oraya gittiğimde dans çoktan başlamıştı.The dance had already started when I got there.
New York'a varalı daha bir hafta oldu.It has been just a week since I arrived in New York.
Ne yapmaya niyet ettiğime dair bir fikri yok.She has no idea what I intend to do.
Evden ayrıldıktan beş dakika sonra yağmur yağmaya başladı.It began to rain five minutes after I left home.
Sana bahsettiğim kız Kyoto'da yaşıyor.The girl I told you about lives in Kyoto.
Çocuğu uykuya dalmış buldum.I found the boy fast asleep.
Üç binden daha fazla yenim yok.I have not more than three thousand yen.
Onunla ilk karşılaşmam Kyoto'da oldu.It was in Kyoto that I first met her.
Onunla ilk kez Kyoto'da karşılaştım.It was in Kyoto that I first met her.
Kazanacağımı ya da kaybedeceğimi bilmiyorum.I don't know whether I will win or lose.
Trenim saat altıda Kyoto'dan ayrıldı ve saat dokuzda Tokyo'ya vardı.My train left Kyoto at six, and arrived in Tokyo at nine.
Telefon çaldığında henüz uykuya dalmıştım.I had hardly fallen asleep when the telephone rang.
Benim olduğumdan daha fazla bir tanrı değilsin.You are no more a god than I am.
Telefonu kapar kapamaz bir çağrı daha geldi.No sooner had I hung up the phone than there came another call.
Tokyo'da olduğumu bilseydi, beni ziyaret etmeye gelirdi.If only she had known I was in Tokyo, she would have come to visit me.
Japonya'da sadece birkaç ay kaldım.I stayed in Japan only a few months.
Ben onu ararken sadece bir dakika yerinde kal.Just stay put for a minute while I look for him.
Onu partiye davet ettim ve o kabul etti.I invited him to the party and he accepted.
Onu ziyaret ettiğimde kitap okumaya dalmıştı.He was absorbed in reading when I visited him.
Babamdan daha fazla para istediğimde gerçekten öfkelendi ve bana bağırmaya başladı.When I asked Dad for more money, he really blew up and started to yell at me.
Sessiz kaldığım için daha da sinirlendi.She got all the more angry because I kept silent.
Koko'ya haberi söylediğimde, o yaklaşık on dakika boyunca sessiz kaldı.When we told Koko the news, she was silent for about ten minutes.
Bu kararlara dahil olma hakkımız olduğu için buradayız.We are here because we have a right to be involved in these decisions.
Biz çocuğu uykuya dalmış bulduk.We found the boy fast asleep.
Bizim temiz havaya ihtiyacımız olduğu gibi, balıkların da temiz suya ihtiyacı var.As we need fresh air, so fish need clean water.
Beklediğimizden daha fazla insan var.There are more people than we expected.
İki oğlum var. Biri Nara'da ve diğeri Tsu'da.I have two sons. One is in Nara and the other in Tsu.
Londra'da kalışımız çok kısa idi.Our stay in London was too short.
Yemek odası dahil, bizim evin yedi odası vardır.Our house has seven rooms including the dining room.
Okulumuzdaki en genç öğretmen çok da genç değil.The youngest teacher at our school is not so young.
Okulumuz buradan on dakikalık yürüyüş mesafesinde.Our school is ten minutes' walk from here.
Okulumuzda kızlar erkeklerden daha fazladır.There are more girls than boys in our school.
Okulumuz onlarınkinden daha büyüktür.Our school is larger than theirs.
On dakika sonra arabamın benzini bitti.Our car ran out of petrol after ten minutes.
Arabamız sizinkinden üç yıl daha eski.Our car is three years older than yours.
On dakika sonra arabamızın yakıtı bitti.Our car ran out of gas after ten minutes.
Uçağımız otuz dakika gecikti.Our plane was about thirty minutes late.
O, akşam 9.00'da içeri girdi.She got in at 9 p.m.
Dünyamızı daha iyi yapmak için çalışalım.Let's try to make our world better.

İlgili Sayfalar