da ile cümle
da kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Yeni sekreter eskine göre daha hızlı daktilo kullanıyor.The new secretary types faster than the old one.
Yeni sekreter dakikada yaklaşık 70 kelime yazar.The new secretary types about 70 words per minute.
Bir dahaki sefere seni hayal kırıklığına uğratmamaya çalışacağım.I'll try not to disappoint you next time.
Oraya bir dahaki sefere yürüyerek ya da bisikletle gideceğim.I will go there on foot or by bicycle next time.
Daha sonra olsa olur mu?How about a rain check?
Bir dahaki sefere Londra'ya geldiğinizde bizi görmek için uğrayın.Please drop in to see us next time you come to London.
Bir dahaki sefere beni görmeye geldiğinde, sana kitabı göstereceğimNext time you come to see me, I will show you the book.
Şimdilerde neredeyse her evde bir ya da iki televizyon var.Nowadays, almost every home has one or two televisions.
Bugünlerde gittikçe daha fazla insan kır yaşantısını şehir yaşantısına tercih ediyorlar.Nowadays more and more people prefer country life to city life.
O bu öğleden sonra beni orada bir saatten daha fazla bekletti.He kept me waiting there for more than an hour this afternoon.
Onun davranışı bugün çok gariptir.His behavior is very odd today.
Bugün okulda iyi davrandığını umuyorum.I hope you behaved well at school today.
Bugün dünden daha iyi hissediyorum.I feel better today than yesterday.
Ben bugün çok daha iyi hissediyorum.I'm feeling much better today.
Bugün çok daha iyi hissediyorum.I feel much better today.
Bugün ne kadar da rüzgarlı!How windy it is today!
Bugün plajda dalgamıza bakalım.Let's take it easy at the beach today.
Bugün ilerleyen saatlerde havanın daha da soğuması ve kar yağması bekleniyor.It's supposed to get colder and snow later today.
Bugün kendimi daha iyi hissediyorum, ancak çalışacak kadar iyi değilim.I feel better today, but I am not well enough to work.
Bügün daha iyi hissediyormusun?Do you feel any better today?
Bugün kendimi daha iyi hissediyorum.I feel better today.
Bugün görgülü davrandın mı?Did you behave today?
Hava bugün dünkünden daha az nemli.It is less humid today than it was yesterday.
Hava bugün dünden daha az rutubetli.It is less muggy today than it was yesterday.
Bugün sınıfta dünkünden daha fazla sayıda öğrenci var.There are many more students in the classroom today than yesterday.
Bugün, dünden daha fazla bulut var.There's more cloud today than yesterday.
Bugün dünden daha sıcak.It is warmer today than yesterday.
Dalgalar bugün yüksek.The waves are high today.
Bugün Fuji Dağını net olarak görebiliriz.We can see Mt. Fuji clearly today.
Bir gün daha sıcak olacak.It's going to be another hot day.
Bence bugün yağmur yağabilir ama yanılıyor da olabilirim.I think it might rain today, but I could be wrong.
Bu yaz dayanılmaz derecede sıcak.It is unbearably hot this summer.
Bu sıcak Yaza dayanamıyorum.I can't stand this hot summer.
Bu kış öncekinden daha az kar var.We had less snow this winter than last.
Bu yılki tarımsal üretim beklediğimizden daha iyidir.The farm production of this year is better than we expected.
Bu yıl geçen yıla göre daha soğuk.It is colder this year than last year.
Bu yıl geçen yıla oranla daha fazla kar vardı.This year we had more snow than last year.
Bu yıl geçen yıla göre daha fazla kar olup olmayacağını merak ediyorum.Will we have more snow this year than last year I wonder.
Geçen yıla oranla bu yıl daha fazla kar vardı.We had more snow this year than last.
Bu yıl geçen yıla göre daha az kaza vardı.There were fewer accidents this year than last.
Bu yıl kiraz çiçekleri normalden biraz daha geç açıyorlar.This year the cherry blossoms are coming out a little later than usual.
Her zamankinden daha az karımız var.We have less snow than usual.
Lütfen bu yıl bana geçen yıl davrandığın kadar iyi davran.Please treat me this year as well as you did last year.
Bu gece Claudia'nın partisine davetliyim.I'm invited to Claudia's party tonight.
Sorun saatimin günde üç dakika ileri gitmesidir.The trouble is that my watch gains three minutes a day.
Sachiko, Judy'den daha popüler.Sachiko is more popular than Judy.
Çölde, ulaşım için develer arabalardan daha önemlidir.In the desert, camels are more important than cars for transportation.
Son zamanlarda bu ürün için talep arzdan daha hızlı artmıştır.Recently the demand for this product has increased faster than the supply.
Geçenlerde yeni bir daireye taşındım.Recently I moved to another apartment.
Son zamanlarda, Japonya'da çalışan ya da okuyan yabancıların sayısı arttı.Recently, the number of foreigners working or studying in Japan has increased.
Bu günlerde bana gittikçe daha az sıklıkta yazıyor.He writes to me less and less often these days.
Bardağı taşıran son damla.The last straw breaks the camel's back.
Sonuna kadar dayan.Stick it out.
Elinden geleni yap ve daha sonra üzülme.Give it your all, and you won't be sorry later.
Karılar genellikle kocalardan daha uzun yaşarlar.Wives usually outlive husbands.
Detayları daha sonra organize edelim.Let's arrange the details later.
Hakim davacı aleyhine karar verdi.The judge decided against the plaintiff.
Hakim kısa sürede davayı tamamladı.The judge disposed of the case in short order.
Cüzdanımda daha fazla para yok.I have no more money in my wallet.
Dün Kakogawa'da Shinichi'yi gördüm.I saw Shinichi in Kakogawa yesterday.