da ile cümle
da kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Şikago'da mola verebilir miyim?Can I stop over in Chicago?
İki ay boyunca Şikago'da kaldım.I stayed in Chicago over two months.
Jet Tokyo'da indi.The jet landed at Tokyo.
Jet uçakları pervaneli uçaklardan çok daha hızlı uçar.Jet planes fly much faster than propeller planes.
Jane ağaca sırtını dayamış bekliyordu.Jane was waiting with her back against the tree.
Jane iyi bir koşucu olmasa da, o çok hızlı yüzebilir.Though Jane is not a good runner, she can swim very fast.
Jane daha önce Kar Ülkesi'ni okudu.Jane has read "Snow Country" before.
Eğer Jane daha fazla dinlenmezse, O bir sinir krizi geçirebilir.If Jane does not rest more, she may have a nervous breakdown.
Jane Yumi'den daha iyi yüzer.Jane swims better than Yumi.
Jane annesinden daha uzun oldu.Jane grew taller than her mother.
Jane annesinden daha az güzel değildir.Jane is no less beautiful than her mother.
Jane Susan'dan daha çekici.Jane is more attractive than Susan.
Jane'in söylediği ortamı daha az gerdi.What Jane said made the atmosphere less tense.
Jane'in bu raketi benim dün aldığımdan biraz daha ağır.This racket of Jane's is a little heavier than the one which I bought yesterday.
Oteller ölü sezonda daha ucuzdur.Hotels are cheaper in the off season.
Şu anda San Francisco'da saat kaç?What time is it now in San Francisco?
Daha fazla bilgi için, sayfa 16'ya bakın.For further information, see page 16.
On yıl daha çabucak geçti.Another ten years went by quickly.
Üç yolcu daha otobüse bindi.Three more passengers got on the bus.
Daha da kötüsü, yağmur yağmaya başladı.To make matters worse, it began to rain.
Daha da kötüsü kar yağmaya başladı.To make matters worse, it began to snow.
Daha da kötüsü, kar yağmaya başladı.To make matters worse, it began snowing.
Hala daha iyi olan şey evin güzel bir bahçesinin olmasıdır.What is still better is that the house has a beautiful garden.
On dakikalık bir başka yürüyüş bizi kıyıya getirdi.Another ten minutes' walk brought us to the shore.
Bir köpek balığının derisi bir ton balığınınkinden daha kabadır.The skin of a shark is much rougher than that of a tuna fish.
Sam Tom'dan iki yaş küçük.Sam is two years younger than Tom.
Sam Tom'dan iki yaş daha gençtir.Sam is two years younger than Tom.
Sammy Davis mükemmel bir şarkıcıydı.Sammy Davis was an excellent singer.
Sen samimi olmalısın, onlar sana bir arkadaş gibi davranırlar.You should be frank, and they will treat you as a friend.
Futbol ya da ragbi oynar mısın?Do you play soccer or rugby?
Futbol beyzboldan daha popüler.Soccer is more popular than baseball.
Futbol Japonya'da eskisinden daha popüler.Soccer is more popular in Japan than it used to be.
Futbol Brezilya'da en popülerdir.Soccer is the most popular in Brazil.
Futbol tenisten daha popüler.Soccer is more popular than tennis.
Hangisini daha çok seversin, bisiklet sürmeyi mi yoksa koşmayı mı?Which do you like better, cycling or jogging?
Hadi! Daha fazla bekleyemem.Come on! I can't wait any more.
İşte bir otobüs geliyor. Biz buna da binebiliriz.Here comes a bus. We might as well take it.
Lütfen teklifiniz hakkında daha fazla bilgi sağlar mısınız?Will you please provide more details about your proposal?
Beni davet ettiğiniz için çok naziksiniz.It was very kind of you to invite me.
Beni davet ettiğin için çok naziksin.It was very kind of you to invite me.
Beni davet ettiğiniz için size teşekkür ederim.Thank you for inviting me.
Hangi iş dalındasınız?What line of work are you in?
İsminizi daha önce duymuştum.I'm familiar with your name.
Dayanışmanı gerçekten takdir ediyorum.I really appreciate your cooperation.
Aklında ne olduğuna dair hiçbir fikrim yok, böylesine olumlu teklifi reddetti.I have no idea what he has in mind, rejecting such a favorable proposal.
Onun bana davrandığı tarz budur.This is the way he treated me.
Ben bu hakaretlere dayanamam.I can't put up with these insults.
Daha önce böyle bir şey asla görmedim.I've never seen anything like this before.
Beklediğimizden daha fazla insan partiye geldi.More people came to the party than I had bargained for.
Böylesine kötü bir havada dağa tırmanmamalısın.You should not climb the mountain in such bad weather.
Böyle bir şey Japonya'da olamaz.Such a thing can't happen in Japan.
Böylesi Japonya'da olamaz.Such a thing can't happen in Japan.
Önümüzdeki pazar günü Shizuoka'daki amcamı ziyaret etmeliyim.I am to visit my uncle in Shizuoka next Sunday.
Otuz dakika içinde döneceğim böylece zamanında konserde olacağım.I'll be back in thirty minutes so I'll be in time for the concert.
Daha fazla sorun çıkarmaktan kaçınmaya çalış.Try to avoid making any more trouble.
Lütfen daha fazla üzülme.Please don't be sad any more.
Onları daha fazla beklersek zaman kaybı olur.It'll be a waste of time if we wait for them any longer.
Daha fazla beklemek zaman kaybı gibi görünüyor.It seems a waste of time to wait any longer.
Daha fazla beklemek tam bir zaman kaybıdır.It's an absolute waste of time to wait any longer.
Daha uzun kalmak zaman kaybıdır.It's a waste of time to stay longer.