da ile cümle

da kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Davranışından memnun olmaktan uzağım.I am far from pleased with your behavior.
Senin bisikletin benimkinden daha iyi.Your bike is better than mine.
Saatiniz benimkinden daha pahalıdır.Your watch is more expensive than mine.
Saatiniz on dakika geri.Your watch is ten minutes slow.
Davranışınız tamamen yasaldır.Your conduct is perfectly legal.
Davranışınız çok sıradışı.Your behavior is too extraordinary.
İstediğin herhangi bir kişiyi davet edebilirsin.You may invite any person you like.
Sadece diplomatik davranıyorsun.You're just being diplomatic.
Ne söylediğine daha çok dikkat etmelisin.You should pay more attention to what you say.
Yaptığın ya da söylediğin şey hakkında hiçbir şey yapamam.I can make nothing of what you do or say.
Gidebilirsin ya da kalabilirsin, nasıl isterseniz.You can go or stay, as you wish.
Senin planın benimkinden daha iyi görünüyor.Your plan seems better than mine.
Onun iddiası seninkinden daha radikal.His argument is more radical than yours.
Senin evin benimkinden üç kat daha büyük.Your house is three times as large as mine.
Senin daireni bulmam çok zordu.It was very hard for me to find your flat.
Daha önce bana hiç yardım etmediğinden dolayı senin için riske girmeyeceğim.I'm not going out on a limb for you because you never helped me before.
Senin tarafından bir köle gibi davranılmayı reddediyorum.I refuse to be treated like a slave by you.
Seni nasıl da özledim!How I've missed you!
Daha çok çalışmanı istiyorum.I want you to work harder.
Daha sıkı çalışmanı istiyorum.I want you to work harder.
Dakik olmanı bekliyorum.I expect you to be punctual.
Daha çok çalışmanı bekliyorum.I expect you to work harder.
Daha sıkı çalışmanı bekliyorum.I expect you to work harder.
Bir kez daha deneme hakkın var.You are entitled to try once again.
Seninle konuşmak için daha fazla zamanım yok.I have no more time to talk with you.
Senden daha fazla suçlanmayacağım.I am not to blame any more than you are.
Ben senden daha heyecanlı değilim.I am not excited any more than you are.
O senden daha fazla bir aptal değil.He is no more a fool than you are.
Oraya ya sen ya da ben gitmek zorundayım.Either you or I have to go there.
Daha kibar olmayı denemelisin.You should try to be more polite.
Daha kibar olmaya çalışmalısınız.You should try to be more polite.
Senin takım bizimkinden daha güçlü.Your team is stronger than ours.
Sahile gidersen beni de dahil et.If you're going to the beach, count me in.
Sadece sen değil aynı zamanda o da gerçeği bilmiyor.Not only you but also he is ignorant of the truth.
Ya sen ya da arkadaşın hatalı.Either you or your friend is wrong.
Siz ya da ben seçileceğim.You or I will be chosen.
Ya siz ya da ben hatalıyım.Either you or I am wrong.
Ondan hoşlan ya da hoşlanma, onunla evlenemezsin.Whether you like her or not, you can't marry her.
Ya sen ya da o oraya gitmek zorunda.Either you or she has to go there.
Ya sen ya da o hatalı.Either you or he is wrong.
Ya sen ya da o, toplantıya katılmak zorunda.Either you or he has to attend the meeting.
Ya sen haklısın ya da o haklı.Either you are right or he is.
O senden daha aptal değildir.He is no more foolish than you are.
Sen Japonya'dan uzaktayken görevlerini ben üsleneceğim.I'll take over your duties while you are away from Japan.
Bunu daha önce yaptığın açık.It is plain that you have done this before.
Önce sen konuş, ben daha sonra konuşacağım.You speak first; I will speak after.
Kazanabilirsin ya da kazanamayabilirsin.You may or may not win.
Seni senin beni sevdiğinden daha çok sevmiyorum.I don't like you any more than you like me.
Ben seni senin beni sevdiğinden daha çok seviyorum.I love you more than you love me.
Ya sen ya da ben onun yerine gitmeliyim.Either you or I must go in his place.
Bugün ya da yarın gitmen pek fark yaratmayacak.It will not make much difference whether you go today or tomorrow.
Ya siz ya da erkek kardeşiniz hatalı.Either you or your brother is wrong.
Ne dersen de ama o senin davetini kabul etmeyecek.Say what you will, he won't accept your invitation.
Ne demek istediğine dair en küçük bir fikrim yok.I haven't the faintest idea what you mean.
Sana çakmak için iyi bir düşüncem var,zira çok kaba davrandın.I have a good mind to strike you for being so rude.
Davranışına şaşırdım.I'm surprised at your behavior.
Gidişine dayanamam.I cannot endure your going.
Tek başına dağa tırmanmanın tehlikeli olduğunu düşünüyorum.We think it is very dangerous that you're climbing the mountain alone.
Sen hiç Fuji Dağı'nı gördün mü? O, kelimelerle ifade edilemeyecek kadar güzel.Have you ever seen Mt. Fuji? It is beautiful beyond description.
Kestaneler en azından on beş dakika kaynamalı.Chestnuts have to be boiled for at least fifteen minutes.

İlgili Sayfalar