da ile cümle
da kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Mary nasıl yüzeceğini bilse, o, plaja daha sık gider.If Mary knew how to swim, she would go to the beach more often.
Daha fazla şarap istiyorsan kilere git ve biraz al.If you want any more wine, go to the cellar and get some.
Eğer partiye gideceksen lütfen beni de dahil et.If you are going to have a party, please count me in.
Jane'in annesi Japonya'da olsaydı, ben onu Bez Bebek Şenliğine davet edebilirdim.If Jane's mother were in Japan, I could invite her to the Doll's Festival.
Kahve çok koyu olmuşsa biraz daha su ekle.If the coffee is too strong, add some more water.
Daktilonuzu ödünç almamla ilgili bir ihtimal var mı?Is there any chance of my borrowing your typewriter?
Eğer başarılı olacaksan daha çok çalışmalısın.If you are to succeed, you must work harder.
Yağmur yarın da durmazsa bir hafta boyunca yağmış olacak.It will have been raining for a week if it does not stop tomorrow.
İşi hazirandan önce bitirmek istiyorsan çok daha iyi çalışmak zorunda kalacaksın.If you are to finish the work before June, you will have to work much better.
Daha fazla ekmeğimiz yok.We don't have any more bread.
O mezun olduğundan dolayı, daha ciddi olmalıdır.Now that he has graduated, he must become more serious.
Onun hakaretlerine daha fazla dayanamam.I can not put up with his insults any longer.
Yeni bir mikro dalga fırın almamızın zamanı geldi de geçti.It is about time we bought a new microwave oven.
Daha önce öğle yemeği yedim.I have already eaten lunch.
Daha ona kimse güvenmez.No one trusts him any more.
Bir üniversite öğrencisi olduğundan, daha fazla çalışmalısın.Now that you're a college student, you should study harder.
Şimdi sen bir üniversite öğrencisisin. Sen daha iyisini bilmelisin.Now that you are a college student, you should know better.
Ben daha fazla bekleyemem.I can't wait any more.
Canım daha fazla beklemek istemiyor.I don't feel like waiting any longer.
Mademki gerçeği biliyorsun, belki daha iyi hissedeceksin.Now that you know the truth, perhaps you'll feel better.
Bir lokma daha yiyemedim.I could not eat another bite.
Ben daha fazla yiyemem.I can't eat any more.
Biraz daha uyumak istiyorum.I want to sleep a little more.
Eşyaları biraz daha ciddi bir şekilde al.Take things a little more seriously.
Keşke biraz daha uzun olsam.I wish I were a little taller.
Biraz daha sabırla, başarabilirdin.With a little more patience, you could have succeeded.
Biraz daha kalamaz mısın?Can't you stay a little longer?
Biraz daha dikkat etmeliydim.I should have paid a little more attention.
Biraz daha bilgelikle, o, sıkıntı içinde olmazdı.With a little more wisdom, he would not have got in trouble.
Biraz daha yüksek.A little louder.
Biraz daha büyük olan başka bir tane yok mu?Don't you have another one that's a little larger?
Bana birkaç dakika daha verebilir misin?Could you give me a few more minutes?
Eğer biraz daha erken gelseydin, onunla karşılaşabilirdin.Had you come a little earlier, you could have met her.
Biraz daha erken çıksalar, trafik sıkışıklığını atlatırlar.Had they left a little earlier, they would have avoided the traffic jam.
Ben biraz daha erken çıksaydım, son treni yakalardım.If I had left a little earlier, I would have caught the last train.
Biraz daha erken çıkmış olsaydın, yoğun trafikten kurtulmuş olurdun.If you had left a little earlier, you would have avoided the heavy traffic.
Evden biraz daha erken çıksaydın, zamanında olurdun.If you had left home a little earlier you would have been in time.
Daha az gürültü yapar mısınız?Do you think you could make a little less noise?
Bana biraz daha su verin.Give me a little more water.
Biraz daha sabırla bu bulmacayı çözebilirdin.You could have solved this puzzle with a little more patience.
Onu daha ayrıntılı olarak açıklayabilir misiniz?Would you explain it in more detail?
Lütfen sesi biraz daha kısın.Please turn down the volume a little bit more.
Biraz daha küçük olanı var mı?Do you have one a little smaller?
Biraz daha ister misiniz?Would you like some more?
Ben size birkaç soru daha sorabilir miyim?May I ask you some more questions?
Biraz daha şeker koyun.Put in a little more sugar.
Etrafıma biraz daha bakınmayı düşünüyorum.I think I'll look around a little more.
Ben biraz daha süt alabilir miyim?Can I have some more milk?
Keşke daha iyi bir hafızam olsa.I wish I had a better memory.
Biraz daha bekler misiniz?Can you hold on a little longer?
Eğer biraz daha sabırlı olsaydı, başarılı olabilirdi.If she had been a little more patient, she could have succeeded.
Biraz daha sabırlı olsaydın başarabilirdin.If you had been a little more patient, you could have succeeded.
Biraz daha sabırlı olsaydın, başarırdın.If you had been a little more patient, you would have succeeded.
Biraz daha ağır yağmur sele neden olabilir.A little heavier rain might cause a flood.
Eğer fiyat biraz daha düşük olsaydı uçak biletlerini alırdık.We would have bought the plane tickets if the price had been a little lower.
Daha ucuz bir odanız var mı?Do you have a cheaper room?
Biraz daha ucuz olan bir odanız var mı?Do you have a room that's a little cheaper?
Bana daha iyi bir fiyat verebilir misiniz?Could you give me a better price?
Lütfen biraz daha yavaş konuşun.Please speak a little more slowly.
Lütfen biraz daha yavaş konuşur musun?Would you speak more slowly, please?