da ile cümle

da kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Biraz daha egzersiz yapacağım.I'm going to get more exercise.
Lütfen ona daha çok çalışmasını tavsiye eder misiniz?Will you please advise him to work harder?
Ona daha sıkı çalışmasını öğütler misiniz lütfen?Will you please advise him to work harder?
Daha fazla çalışmazsan hiçbir şeyi başaramayacaksın.You'll never achieve anything if you don't study harder.
Daha ucuz bir yayınınız var mı?Haven't you got a cheaper edition?
Daha ucuz bir şeyin var mı?Do you have anything cheaper?
Daha ucuz koltuklarınız var mı?Do you have any cheaper seats?
Bana daha iyi bir fiyat verir misin?Can you give me a better price?
Bana daha ucuz birini gösterin, lütfen.Show me a cheaper one, please.
Daha az pahalı olanları var mı?Do you have less expensive ones?
Daha az pahalı bir şeyin var mı?Do you have anything less expensive?
Biraz daha bifteğe ne dersin?How about some more roast beef?
Daha iyi zamanlarda doğsaydı mükemmel bir bilim adamı olurdu.Born in better times, he would have become a great scholar.
Eğitim sisteminin daha fazla esnek olması gerekir.The education system needs to be more flexible.
Daha yavaş konuşmaz mısın?Won't you speak more slowly?
O, bana daha yavaş konuşmamı rica etti.He asked me to speak more slowly.
Daha yavaş yürüyün.Walk more slowly.
Daha yavaş sürer misin?Could you drive more slowly?
Daha yavaş yemelisin.You ought to eat more slowly.
Daha yavaş sür yoksa ceza yersin.Drive more slowly, or you'll get a ticket.
Lütfen daha yavaş konuşabilir misin?Could you speak more slowly, please?
Daha kolay sorulardan başlasan iyi olur.You had better begin with easier questions.
Daha fazla patates cipsi buyurun.Help yourself to more potato chips.
Daha erken gelmeliydim.I should have come earlier.
Biraz daha turta isteyen var mı?Does anyone want some more pie?
Konuyu size daha sonra açıklayacağım.I'll explain the matter to you later on.
Çok daha fazlasını istiyorum.I want a lot more.
Daha fazla kurabiye alın.Help yourself to more cookies.
Lütfen biraz daha pasta buyurun.Please help yourself to some more cake.
Daha fazla meyve yemelisiniz.You should eat more fruit.
Biraz daha kurabiye ister misiniz?Would you care for more cookies?
Biraz daha para biriktirmeyi ummuştum.I had hoped to save more money.
Keşke daha fazla para kazansam.I wish I earned more money.
Biraz daha para biriktireceğim.I'm going to save more money.
Daha çok param olsa daha büyük bir eve taşınabilirim.If I had more money, I could move to a bigger house.
Daha iyi sonuçlar almak için kendin uygulamalısın.You should exert yourself to get better results.
Eğer biraz daha fazla paramız olsa daha büyük bir eve taşınırız.We would move to a bigger house if we had more money.
Daha iyi bir şey düşünebilir misin?Can you think of something better?
O doğal olarak daveti kabul etti.She naturally accepted the invitation.
Tabii ki yaşam tarzımız Amerika'dan farklı.Of course our lifestyle is different from America.
Moskova'ya ulaşmadan önce dört günlük daha seyahatiniz kaldı.You've got another four day's journey before you reach Moscow.
Oyunu kaybetsen bile, bir şansın daha olacak.Even if you lose the game, you'll have another chance.
O, onu daha çok tanısaydı onunla evlenmezdi.She wouldn't have married him if she had known him better.
O yarın gelse konuşmak için daha fazla zamanım olur.If he came tomorrow, I would have more time to talk.
Eğer daha çok çalışsaydı şimdi zengin bir adam olabilirdi.If he had worked harder, he might be a rich man now.
Eğer üniversiteye gitmek istiyorsan, daha çok İngilizce çalış.If you want to go to college, study English harder.
Eğer yüzde 25 daha fazla gelirim olsaydı yaşamımdan daha hoşnut olurdum.If I had 25% more income, I'd be more satisfied with my life.
Evim bir köşk olsaydı, tanıdığım herkesi doğum günü partime davet ederdim.If my house were a mansion, I would invite everyone I know to my birthday party.
Biz ona çok kötü davranırsak, haksızlık olur.It would be unfair if we treated him so badly.
Ben boş olsam, onun davetini kabul ederim.If I were free, I would accept his invitation.
Yerinde olsam, işimi bırakırım ve Londra'dan ayrılırım.If I were you, I would quit my job and leave London.
Yerinde olsam, kendime daha çok dikkat ederim.I would be more careful if I were you.
Hayalini gerçekleştireceksen, daha fazla çalışmak zorundasın.If you are to realize your dream, you must work harder.
Keşke burada olsan onun hakkında sana danışabilirdim.If only you were here, I could consult you about it.
Onlar bir bankaya gitselerdi daha iyi bir değişim oranı alırlardı.They would have gotten a better exchange rate if they had gone to a bank.
Eğer meşgul değilseniz, sizi öğle yemeğine davet etmek isterim.I'd like to invite you to lunch, if you're not busy.
Daha çok çalışsaydı başarabilirdi.Had he worked harder, he could have succeeded.
Daha fazla zamanım olsa, nasıl dans edileceğini öğrenirim.If I had more time, I would learn how to dance.
Kleopatra'nın burnu daha kısa olsaydı dünyanın bütün yüzü değişmiş olurdu.If Cleopatra's nose had been shorter, the whole face of the world would have been changed.
Biraz daha sabırla, başarırdın.With a little more patience, you would have succeeded.

İlgili Sayfalar