dağları ile cümle
dağları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Moskova+02 - Ural DağlarıMoscou+02 - Oural
Moskova+02 - Ural DağlarıMoscova+02 - Ural
Moskova+02 - Ural DağlarıMoscovo+02 - Urais
Moskova+02 - Ural DağlarıMoscú+02 - Urales
Moskova+02 - Ural DağlarıMoskau+02 - Ural
Moskova+02 - Ural DağlarıMoskou+02 - Oeral
Moskova+02 - Ural DağlarıMoskva+02 - Uralbergen
Moskova+02 - Ural DağlarıMoskva+02 - Ural- bjergene
Moskova+02 - Ural DağlarıMoskva+02 - Ural
Moskova+02 - Ural DağlarıMoskva+02 - Ural
Moskova+02 - Ural DağlarıMoskva+02 - Ural
Moskova+02 - Ural DağlarıMoskwa+02 - Ural
Moskova+02 - Ural DağlarıMoszkva+02 - Urál
Moskova+02 - Ural DağlarıΜόσχα+02 - Ουράλια
Moskova+02 - Ural DağlarıМосква+02 - Урал
Moskova+02 - Ural DağlarıМосква +02 — Урал
Moskova+02 - Ural DağlarıМосковское время+02 — Урал
Moskova+02 - Ural Dağlarıמוסקבה+ 02 - האורל
Moskova+02 - Ural Dağlarıموسكو +02 - الاورال
Moskova+02 - Ural Dağlarıモスクワ+02 - ウラル
Mülk edinmek üzere gideceğiniz ülkenin ise dağları, dereleri vardır. Toprağı gökten yağan yağmurla sulanır.Ampak dežela, kamor potujete, da se je polastite, je dežela hribov in dolin in pije vodo od dežja z neba;
Mülk edinmek üzere gideceğiniz ülkenin ise dağları, dereleri vardır. Toprağı gökten yağan yağmurla sulanır.Hanem az a föld, a melyre átmentek, hogy bírjátok azt, hegyes-völgyes föld, az égnek esõjébõl iszik vizet.
Mülk edinmek üzere gideceğiniz ülkenin ise dağları, dereleri vardır. Toprağı gökten yağan yağmurla sulanır.Het land waar u gaat wonen, heeft bergen en dalen en er valt genoeg regen;
Mülk edinmek üzere gideceğiniz ülkenin ise dağları, dereleri vardır. Toprağı gökten yağan yağmurla sulanır.너희가 건너가서 얻을 땅은 산과 골짜기가 있어서 하늘에서 내리는 비를 흡수하는 땅이요
Mülk edinmek üzere gideceğiniz ülkenin ise dağları, dereleri vardır. Toprağı gökten yağan yağmurla sulanır.nhưng xứ các ngươi sẽ đi vào nhận lấy đó , là một xứ có núi và trũng , nhờ mưa trời mà được thấm tưới .
Mülk edinmek üzere gideceğiniz ülkenin ise dağları, dereleri vardır. Toprağı gökten yağan yağmurla sulanır.nhưng xứ các ngươi sẽ đi vào nhận lấy đó, là một xứ có núi và trũng, nhờ mưa trời mà được thấm tưới.
Mülk edinmek üzere gideceğiniz ülkenin ise dağları, dereleri vardır. Toprağı gökten yağan yağmurla sulanır.sondern es hat Berge und Auen, die der Regen vom Himmel tränkt,
Mülk edinmek üzere gideceğiniz ülkenin ise dağları, dereleri vardır. Toprağı gökten yağan yağmurla sulanır.Ţara pe care o veţi stăpîni este o ţară cu munţi şi văi, care se adapă din ploaia cerului;
Mülk edinmek üzere gideceğiniz ülkenin ise dağları, dereleri vardır. Toprağı gökten yağan yağmurla sulanır.Tetapi negeri yang akan kamu masuki terdiri dari pegunungan dan lembah-lembah; tanahnya diairi oleh hujan
Mülk edinmek üzere gideceğiniz ülkenin ise dağları, dereleri vardır. Toprağı gökten yağan yağmurla sulanır.והארץ אשר אתם עברים שמה לרשתה ארץ הרים ובקעת למטר השמים תשתה מים׃
Mülk edinmek üzere gideceğiniz ülkenin ise dağları, dereleri vardır. Toprağı gökten yağan yağmurla sulanır.بل الارض التي انتم عابرون اليها لكي تمتلكوها هي ارض جبال وبقاع. من مطر السماء تشرب ماء.
Mülk edinmek üzere gideceğiniz ülkenin ise dağları, dereleri vardır. Toprağı gökten yağan yağmurla sulanır.你 們 要 過 去 得 為 業 的 那 地 、 乃 是 有 山 、 有 谷 、 雨 水 滋 潤 之 地
Mülk edinmek üzere gideceğiniz ülkenin ise dağları, dereleri vardır. Toprağı gökten yağan yağmurla sulanır.你 們要過 去 得 為業 的 那 地 、 乃是 有 山 、 有 谷 、 雨水 滋潤 之地
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.A ki hegyeket mozdít tova, hogy észre se veszik, és megfordítja õket haragjában.
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.Allah memindahkan gunung tanpa diketahui orang, lalu menjungkirbalikkannya dengan murka dan berang
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.Él arranca las montañas de su lugar, y ellas no saben que en su furor las trastorna
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.Ele é o que remove os montes, sem que o saibam, e os transtorna no seu furor;
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.El mută deodată munţii, şi -i răstoarnă în mînia Sa.
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.Er versetzt Berge, ehe sie es innewerden, die er in seinem Zorn umkehrt.
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.Han flytter Bjerge så let som intet, vælter dem om i sin Vrede,
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.Hän siirtää vuoret äkkiarvaamatta, hän kukistaa ne vihassansa;
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.han som flytter fjell før de vet av det, som velter dem i sin vrede,
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.Hij verplaatst immers de bergen zonder dat de mensen het merken en keert hen in Zijn toorn ondersteboven.
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.honom som oförtänkt flyttar bort berg och omstörtar dem i sin vrede;
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.Il transporte soudain les montagnes, Il les renverse dans sa colère.
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.그가 진노하심으로 산을 무너뜨리시며 옮기실지라도 산이 깨닫지 못하며
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.Ngài dời các núi đi , Ðánh đổ nó trong cơn giận Ngài ; nhưng núi chẳng biết đến .
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.Ngài dời các núi đi, Ðánh đổ nó trong cơn giận Ngài; nhưng núi chẳng biết đến.
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.On, ktorý prenáša vrchy, a nevedia, že ich podvracia vo svojom hneve;
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.On premakne gore, in nihče ne zapazi, da jih je prevrnil v jezi svoji.
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.On přenáší hory, než kdo shlédne, a podvrací je v prchlivosti své.
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.On przenosi góry, a nie wiedzą ludzie, kto je podwraca w gniewie swym.
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.Sposta le montagne e non lo sanno, egli nella sua ira le sconvolge
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.Αυτος μετακινει τα ορη, και δεν γνωριζουσι τις εστρεψεν αυτα εν τη οργη αυτου.
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.Он передвигает горы, и не узнают их: Он превращает их в гневе Своем;
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.Той премества планините и те не усещат Когато ги е превърнал в гнева Си.
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.המעתיק הרים ולא ידעו אשר הפכם באפו׃
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.المزحزح الجبال ولا تعلم. الذي يقلبها في غضبه
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.他 發 怒 、 把 山 翻 倒 挪 移 、 山 並 不 知 覺
O dağları yerinden oynatır da, Dağlar farkına varmaz, Öfkeyle altüst eder onları.他 發怒 、 把 山 翻倒 挪移 、 山並 不 知 覺