dağları ile cümle
dağları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İsviçre Alp DağlarıТекст: Швейцарские Альпы
İsviçre Alp DağlarıТекст: Швейцарските Алпи
İsviçre Alp Dağlarıהאלפים השוויצריים
İsviçre Alp Dağlarıنص: جبال الآلب السويسرية
Kafkas Dağları boyunca,Kaukaz, Bliski Wschód,
Kafkas Dağları boyunca,코카서스 산맥을 거쳐,
Kafkas Dağları boyunca,مرورا بجبال القوقاز,
Kafkas Dağları boyunca,中東
Kafkas Dağları boyunca,我穿過咗高加索山脈,
Kalashların şamanı. Dağların tepesinde,A tohle je John Doolikahn, šaman Kalashů.
Kaliforniya'da Sierra dağlarındaki kar miktarında yüzde 40'lık bir düşme olmuştur.캘리포니아에선, 시에라 눈 벌판의 40 퍼센트가 줄어들었습니다.
Kaliforniya'da Sierra dağlarındaki kar miktarında yüzde 40'lık bir düşme olmuştur.Di California, ada penurunan sebesar 40 persen pada salju di pegunungan Sierra
Kaliforniya'da Sierra dağlarındaki kar miktarında yüzde 40'lık bir düşme olmuştur.En California la nieve en Sierra ha disminuido en un 40 por ciento.
Kaliforniya'da Sierra dağlarındaki kar miktarında yüzde 40'lık bir düşme olmuştur.I Californien er snekappen på Sierra-bjergene blevet 40 procent mindre.
Kaliforniya'da Sierra dağlarındaki kar miktarında yüzde 40'lık bir düşme olmuştur.I Kalifornien har Sierras snömassa minskat med 40 procent.
Kaliforniya'da Sierra dağlarındaki kar miktarında yüzde 40'lık bir düşme olmuştur.In California a fost o scadere de 40 la suta in stratul de zapada in Sierra.
Kaliforniya'da Sierra dağlarındaki kar miktarında yüzde 40'lık bir düşme olmuştur.In California la neve sulla Sierra Nevada è diminuita del 40%.
Kaliforniya'da Sierra dağlarındaki kar miktarında yüzde 40'lık bir düşme olmuştur.In Californië was er een vermindering van 40 procent in het sneeuwpak van de Sierra.
Kaliforniya'da Sierra dağlarındaki kar miktarında yüzde 40'lık bir düşme olmuştur.In Kalifornien wurde eine 40 prozentige Verringerung der Schneedecke der Sierra gesehen.
Kaliforniya'da Sierra dağlarındaki kar miktarında yüzde 40'lık bir düşme olmuştur.Na Califórnia houve um declínio de 40 por cento da massa de gelo da Sierra.
Kaliforniya'da Sierra dağlarındaki kar miktarında yüzde 40'lık bir düşme olmuştur.Ở California, núi băng Sierra đã giảm 40%.
Kaliforniya'da Sierra dağlarındaki kar miktarında yüzde 40'lık bir düşme olmuştur.V Kalifornii došlo k 40 percentnému zmenšeniu snehovej pokrývky v Sierre.
Kaliforniya'da Sierra dağlarındaki kar miktarında yüzde 40'lık bir düşme olmuştur.V Kalifornii došlo ke 40%nímu úbytku sněhu v pohoří Sierra Nevada.
Kaliforniya'da Sierra dağlarındaki kar miktarında yüzde 40'lık bir düşme olmuştur.W Kalifornii obserwuje się 40 procentowy spadek ilości śniegu w paśmie gór Sierra.
Kaliforniya'da Sierra dağlarındaki kar miktarında yüzde 40'lık bir düşme olmuştur.Στην Καλιφόρνια έχει μειωθεί κατά 40 τοις εκατό ο χιονιάς της Σιέρρα.
Kaliforniya'da Sierra dağlarındaki kar miktarında yüzde 40'lık bir düşme olmuştur.В Калифорнии, на 40 процентов снизилось количество снежного покрова в районе хребта Съерра Невада.
Kaliforniya'da Sierra dağlarındaki kar miktarında yüzde 40'lık bir düşme olmuştur.В Калифорния има 40 процента намаление на снеговете в Сиера.
Kaliforniya'da Sierra dağlarındaki kar miktarında yüzde 40'lık bir düşme olmuştur.У Каліфорнії на 40 відсотків знизився рівень снігового покриву в окрузі Сіерра.
Kaliforniya'da Sierra dağlarındaki kar miktarında yüzde 40'lık bir düşme olmuştur.בקליפורניה ברכס הרי הסיירה היתה ירידה של 40 אחוז בשיכבת השלג הדחוס
Kaliforniya'da Sierra dağlarındaki kar miktarında yüzde 40'lık bir düşme olmuştur.في كاليفورنيا هناك تراجع بأربعين في المائة في جليد سييرا.
Kaliforniya'da Sierra dağlarındaki kar miktarında yüzde 40'lık bir düşme olmuştur.積雪量が40%も減少しており 貯水池に打撃を与えており
Karada ilerledikçe, devasal vücutları dünyayı, nehirleri ve sıra dağları meydana getirdi.Cuando movieron a través de la tierra sus cuerpos giganticos formaron la tierra creando ríos y sierras.
Karada ilerledikçe, devasal vücutları dünyayı, nehirleri ve sıra dağları meydana getirdi.Podczas swoich wędrówek Olbrzymi ukształtowali Ziemię. Stworzyli rzeki i łańcuchy górskie.
Karada ilerledikçe, devasal vücutları dünyayı, nehirleri ve sıra dağları meydana getirdi.По мере продвижения, гиганты формировали Землю, создавая реки и горные цепи.
Kesinlikle dünya üzerindeki ilk telli müzik aleti bu, ve Güney dağlarında hâlâ çalınıyor.C'est vraiment le premier instrument à corde du monde, et il est toujours joué dans les montagnes du Sud.
Kesinlikle dünya üzerindeki ilk telli müzik aleti bu, ve Güney dağlarında hâlâ çalınıyor.Cu siguranţă e primul instrument cu coarde din lume, încă mai e folosit în munţii din sud.
Kesinlikle dünya üzerindeki ilk telli müzik aleti bu, ve Güney dağlarında hâlâ çalınıyor.E' di certo il primo strumento a corda nato al mondo, e viene ancora suonato nelle montagne del sud.
Kesinlikle dünya üzerindeki ilk telli müzik aleti bu, ve Güney dağlarında hâlâ çalınıyor.Es con seguridad el primer instrumento de cuerda del mundo, y todavía se toca en las montañas sureñas.
Kesinlikle dünya üzerindeki ilk telli müzik aleti bu, ve Güney dağlarında hâlâ çalınıyor.Es ist sicherlich das erste Saiteninstrument der Welt, und wird immer noch in den Bergen im Süden gespielt.
Kesinlikle dünya üzerindeki ilk telli müzik aleti bu, ve Güney dağlarında hâlâ çalınıyor.Het is zeker het oudste snaarinstrument ter wereld. Het wordt nog altijd gespeeld in de zuidelijke bergen.
Kesinlikle dünya üzerindeki ilk telli müzik aleti bu, ve Güney dağlarında hâlâ çalınıyor.Kétségtelen, hogy ez a világ első húros hangszere, és a déli hegyekben ma is használják.
Kesinlikle dünya üzerindeki ilk telli müzik aleti bu, ve Güney dağlarında hâlâ çalınıyor.Khá chắc là nhạc cụ đầu tiên nhất của nhân loại, vẫn còn được chơi ở vùng miền núi phía Nam.
Kesinlikle dünya üzerindeki ilk telli müzik aleti bu, ve Güney dağlarında hâlâ çalınıyor.틀림없이 세계 최초의 현악기일텐데요, 여전히 남쪽산악지역에서 연주되죠.
Kesinlikle dünya üzerindeki ilk telli müzik aleti bu, ve Güney dağlarında hâlâ çalınıyor.To zdecydowanie najwcześniejszy instrument strunowy świata i cały czas gra się na nim w południowych górach.
Kesinlikle dünya üzerindeki ilk telli müzik aleti bu, ve Güney dağlarında hâlâ çalınıyor.Определённо, это самый первый в мире струнный инструмент, и на нём до сих пор играют в Южных горах.
Kesinlikle dünya üzerindeki ilk telli müzik aleti bu, ve Güney dağlarında hâlâ çalınıyor.Това определено е първият струнен инструмент в света, на който все още се свири в Южните планини.
Kesinlikle dünya üzerindeki ilk telli müzik aleti bu, ve Güney dağlarında hâlâ çalınıyor.בלי ספק, זהו כלי המיתר הראשון בעולם, ועדיין מנגנים עליו בהרים הדרומיים.
Kesinlikle dünya üzerindeki ilk telli müzik aleti bu, ve Güney dağlarında hâlâ çalınıyor.إنها حتما الآلة الوترية الأولى في العالم ومازالت تستخدم في الجبال الجنوبية
Kesinlikle dünya üzerindeki ilk telli müzik aleti bu, ve Güney dağlarında hâlâ çalınıyor.南部の山地ではまだ演奏されている 昔の人はギターの弦なんて使わなかった
Kilimanjaro ve Meru Dağları bulunuyordu.무늬가 장식이 되어 있었습니다.
Kilimanjaro ve Meru Dağları bulunuyordu.באזור החזה, וגם הם היו פלומתיים.
Kilimanjaro ve Meru Dağları bulunuyordu.بقرب الكتف، كان ذلك غامضاً أيضاً.
Kilimanjaro ve Meru Dağları bulunuyordu.機会があるごとに それを着て
Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.30日間チャレンジをやる前は
Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.Afrikan korkeimmalle vuorelle.
Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.Afrikas högsta berg.
Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.Jeg ville aldrig have været så eventyrlysten før jeg startede mine 30-dage udfordringer.
Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.Kilimanjaro 山。
Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.킬리만자로 산을 등반 하기까지 했습니다.
Klimanjaro dağlarında yürüyüş yaparken buldum.la montaña más alta de África.