dağları ile cümle
dağları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.Εσκεπασθησαν τα ορη υπο της σκιας αυτης, και αι αναδενδραδες αυτης ησαν ως αι υψηλαι κεδροι.
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.Покриха се бърдата със сянката й; И клоновете й станаха като изящните* кедри,
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.כסו הרים צלה וענפיה ארזי אל׃
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.غطى الجبال ظلها واغصانها ارز الله.
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.他 的 影 子 遮 滿 了 山 、 枝 子 好 像 佳 美 的 香 柏 樹
Gölgesi dağları, Dalları koca sedir ağaçlarını kapladı.他 的 影子 遮滿 了 山 、 枝子 好像 佳 美的 香柏樹
Gördüğünüz gibi, Sierra Nevada dağlarının batısında yer alan여기 보이는 시에라 네바다 산맥의 서쪽에서 자랐죠.
Gördüğünüz gibi, Sierra Nevada dağlarının batısında yer alan Red Rock Kanyonu'nda büyüdüm.Am crescut în vest în munţii Sierra Nevada, cum puteți vedea aici, în Canionul Red Rock.
Gördüğünüz gibi, Sierra Nevada dağlarının batısında yer alan Red Rock Kanyonu'nda büyüdüm.Ich wuchs draußen im Westen, in Bergen der Sierre Nevada auf, wie Sie hier sehen, im Red Rock Canyon.
Gördüğünüz gibi, Sierra Nevada dağlarının batısında yer alan Red Rock Kanyonu'nda büyüdüm.Sono cresciuto a ovest sulle montagne nella Sierra Nevada, come potete vedere qui, nel Red Rock Canyon.
Gördüğünüz gibi, Sierra Nevada dağlarının batısında yer alan Red Rock Kanyonu'nda büyüdüm.Tôi lớn lên ở phía Tây ở dãy núi Sierra Nevada, như bạn thấy đấy, ở hẻm núi Red Rock.
Gördüğünüz gibi, Sierra Nevada dağlarının batısında yer alan Red Rock Kanyonu'nda büyüdüm.Wychowałem się na zachodzie, w górach Sierra Nevada, w okolicach kanionu Red Rock.
Gördüğünüz gibi, Sierra Nevada dağlarının batısında yer alan Red Rock Kanyonu'nda büyüdüm.Μεγάλωσα στα δυτικά, στα βουνά της Σιέρα Νεβάδα, όπως βλέπετε εδώ, στο Ρεντ Ροκ Κάνιον.
Gördüğünüz gibi, Sierra Nevada dağlarının batısında yer alan Red Rock Kanyonu'nda büyüdüm.Израстнах на запад, в планините Сиера Невада, както виждате тук, в Червения скален каньон.
Gördüğünüz gibi, Sierra Nevada dağlarının batısında yer alan Red Rock Kanyonu'nda büyüdüm.Я вырос на западе, в горах Сиерра-Невада, как вы можете видеть здесь, в каньоне Красных Камней.
Gördüğünüz gibi, Sierra Nevada dağlarının batısında yer alanאני גדלתי במערב, בהרי סיירה נבאדה, כמו שאתם רואים פה,
Gördüğünüz gibi, Sierra Nevada dağlarının batısında yer alanلقد نشأت في الغرب في جبال سييرا نيفادا، كما ترون هنا،
Gördüğünüz gibi, Sierra Nevada dağlarının batısında yer alanここにあるレッドロックキャニオンです
Güneşli bir yaz günü, tırmandım dağlarına.An einem sonnenklaren Tag Stieg ich zur Alm hinauf
Güneşli bir yaz günü, tırmandım dağlarına.I climb up in the mountains when a clear sunny day
Güneşli bir yaz günü, tırmandım dağlarına.I climb up in the mountains when a clear sunny day.
Güneşli bir yaz günü, tırmandım dağlarına.M-am cãþãrat pe munþi într-o însoritã zi
Güneşli bir yaz günü, tırmandım dağlarına.M-am cãþãrat pe munþi într-o însoritã zi,
Güneşli bir yaz günü, tırmandım dağlarına.Ma voix résonne dans toute la montagne
Güneşli bir yaz günü, tırmandım dağlarına.Quand nous nous promenons dans la montagne
Güneşli bir yaz günü, tırmandım dağlarına.Σκαρφάλωσα στα βουνά μια καθαρή ηλιόλουστη μέρα.
Haçı tüm Apus'un veya Inca'nın dağlarının en kutsalı Ausangate'nin gölgesine, buzun üzerine koyarsınız.Pui crucea pe gheață, la umbra lui Ausangate, cel mai sacru dintre toți munții Apus ai incașilor.
Haçı tüm Apus'un veya Inca'nın dağlarının en kutsalı Ausangate'nin gölgesine, buzun üzerine koyarsınız.Si mette la croce nel ghiaccio all'ombra di Ausangate, la più sacra di tutte le Apu, o sacre montagne Inca.
Haçı tüm Apus'un veya Inca'nın dağlarının en kutsalı Ausangate'nin gölgesine, buzun üzerine koyarsınız.תוקעים את הצלבים בקרח בצילו של אוסנגאטה, המקודש מכל ה"אפוס", ההרים הקדושים של האינקה,
Haçı tüm Apus'un veya Inca'nın dağlarının en kutsalı Ausangate'nin gölgesine, buzun üzerine koyarsınız.وتضع الصليب في الجليد في ظلال جبل الـ:"Ausangate" الجبل الأكثر قدسية في جبال الأنكا المقدسة
Haçı tüm Apus'un veya Inca'nın dağlarının en kutsalı Ausangate'nin gölgesine, buzun üzerine koyarsınız.そこは最も神聖なアプス インカで最も神聖な山 アウサンガテの陰です そして儀式の踊りをして 十字架に力をつけます
Haçı tüm Apus'un veya Inca'nın dağlarının en kutsalı Ausangate'nin gölgesine, buzun üzerine koyarsınız.그 십자가를 잉카의 모든 성산(聖山), 아푸(Apu) 중에서도 가장 신성한 아우상가테(Ausangate) 산의 그늘진 곳 얼음 안에 놓습니다.
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.A jako rosa Hermon, kteráž sstupuje na hory Sionské. Nebo tu udílí Hospodin požehnání i života až na věky.
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.Det är likt Hermons dagg, som faller ned på Sions-bergen. Ty där beskär HERREN välsignelse, liv till evig tid.
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.Jako rosa Hermon, która zstępuje na góry Syońskie; albowiem tam daje Pan błogosławieństwo i żywot aż na wieki.
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.Kakor rosa hermonska, ki pada na gore sionske; kajti tja pošilja GOSPOD blagoslov svoj, življenje do vekomaj.
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.헐몬의 이슬이 시온의 산들에 내림 같도다 거기서 여호와께서 복을 명하셨나니 곧 영생이로다
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.Mint a Hermon harmatja, a mely leszáll Sion hegyeire. Csak oda küld áldást az Úr és életet örökké!
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.som Hermons Dug, der falder på Zions Bjerge. Thi der skikker HERREN Velsignelse ned, Liv til evig Tid.
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.Som Hermons-dugg, som flyter ned på Sions berg; for der har Herren satt velsignelsen, liv til evig tid.
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.כטל חרמון שירד על הררי ציון כי שם צוה יהוה את הברכה חיים עד העולם׃
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.مثل ندى حرمون النازل على جبل صهيون. لانه هناك أمر الرب بالبركة حياة الى الابد
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.又 好 比 黑 門 的 甘 露 、 降 在 錫 安 山 . 因 為 在 那 裡 有 耶 和 華 所 命 定 的 福 、 就 是 永 遠 的 生 命
Hermon Dağı'na yağan çiy Siyon dağlarına yağıyor sanki. Çünkü RAB orada bereketi, Sonsuz yaşamı buyurdu.又 好比 黑門 的 甘露 、 降 在 錫安山 . 因為 在 那 裡 有 耶和華 所 命定 的 福 、 就是 永遠 的 生命
Himalayalar'a gidebilirdik, Maldivler'e gidebilirdik, And Dağları'ndaki buzulları görmeye gidebilirdik.Felmehetnénk a Himalájára, elmehetnénk a Maldív-szigetekre, megnézhetnénk a gleccsereket az Andokban.
Himalayalar'a gidebilirdik, Maldivler'e gidebilirdik, And Dağları'ndaki buzulları görmeye gidebilirdik.Moglibyśmy udać się w Himalaje, na Malediwy albo oglądać lodowce w Andach.
Himalayalar'a gidebilirdik, Maldivler'e gidebilirdik, And Dağları'ndaki buzulları görmeye gidebilirdik.Podríamos ir al Himalaya, podríamos ir a Maldivas, podríamos ir a ver los glaciares andinos.
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!A ty, synu človeka, prorokuj o vrchoch Izraelových a povieš: Vrchy Izraelove, počujte slovo Hospodinovo!
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!A ty synu człowieczy! prorokuj o górach Izraelskich, a mów: Góry Izraelskie! słuchajcie słowa Pańskiego;
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!És te, embernek fia, prófétálj Izráel hegyei felõl, és mondjad: Izráel hegyei, halljátok meg az Úr beszédét,
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!"Ja sinä, ihmislapsi, ennusta Israelin vuorista ja sano:
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!인자야 너는 이스라엘 산들에게 예언하여 이르기를 이스라엘 산들아 여호와의 말씀을 들으라
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Men du menneskesøn, profeter om Israels bjerge og sig: Israels bjerge, hør Herrens ord.
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Och du, människobarn, profetera om Israels berg och säg: I Israels berg, hören HERRENS ord.
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Og du menneskesønn! Spå om Israels fjell og si: Hør Herrens ord, I Israels fjell!
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!«Ora, figlio dell'uomo, profetizza ai monti d'Israele e dì: Monti d'Israele, udite la parola del Signore
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Ti pa, sin človečji, prorokuj o gorah Izraelovih in reci: Gore Izraelove, čujte besedo GOSPODOVO!
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Tu, ó filho do homem, profetiza aos montes de Israel, e dize: Montes de Israel, ouvi a palavra do Senhor.
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Ty synu člověčí, prorokuj i o horách Izraelských a rci: Hory Izraelské, slyšte slovo Hospodinovo.
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Und du, Menschenkind, weissage den Bergen Israels und sprich: Höret des HERRN Wort ihr Berge Israels!