dağları ile cümle
dağları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Biyolojik çeşitlilik açısından deniz dağları önemlidir.해산이 생물 다양성에서는 중요하기 때문이죠.
Biyolojik çeşitlilik açısından deniz dağları önemlidir.Las montañas submarinas son importantes para la biodiversidad.
Biyolojik çeşitlilik açısından deniz dağları önemlidir.Le catene sottomarine sono importani per la biodiversità.
Biyolojik çeşitlilik açısından deniz dağları önemlidir.Les monts sous-marins sont importants pour la biodiversité.
Biyolojik çeşitlilik açısından deniz dağları önemlidir.Onderzeese bergen zijn belangrijk voor biodiversiteit.
Biyolojik çeşitlilik açısından deniz dağları önemlidir.Os montes submarinos são importantes para a biodiversidade.
Biyolojik çeşitlilik açısından deniz dağları önemlidir.Podmořské hory jsou významné pro biodiverzitu.
Biyolojik çeşitlilik açısından deniz dağları önemlidir.Podmorské hory sú dôležité pre biodiverzitu.
Biyolojik çeşitlilik açısından deniz dağları önemlidir.Te góry są ważne dla różnorodności biologicznej.
Biyolojik çeşitlilik açısından deniz dağları önemlidir.Unterwasserberge sind wichtig für die Artenvielfalt.
Biyolojik çeşitlilik açısından deniz dağları önemlidir.Τα υποθαλάσσια βουνά βοηθούν τη βιοποικιλότητα.
Biyolojik çeşitlilik açısından deniz dağları önemlidir.Подводните планини са важни за био разнообразието.
Biyolojik çeşitlilik açısından deniz dağları önemlidir.Подводные горы очень важны для биологического разнообразия.
Biyolojik çeşitlilik açısından deniz dağları önemlidir.הרים תת-מימיים חשובים מבחינת המגוון הביולוגי.
Biyolojik çeşitlilik açısından deniz dağları önemlidir.فالجبال البحرية أساسية للتنوع البيئي.
Biyolojik çeşitlilik açısından deniz dağları önemlidir.海洋には実際陸地より山が多く存在しています
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Hitrejši so bili naši preganjalci nego orli pod nebom: po gorah so nas podili, v puščavi so nas zalezovali.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.우리를 쫓는 자가 공중의 독수리보다 빠름이여 산꼭대기에서도 쫓고 광야에도 매복하였도다
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Mer snare end Himlens Ørne var de, som jog os, på Bjergene satte de efter os, lured i Ørkenen,
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Prędsi są ci, którzy nas gonią, niż orły niebieskie; po górach nas gonią, na pustyniach czyhają na nas.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Prigonitorii noştri erau mai iuţi de cît vulturii cerului. Ne-au fugărit pe munţi, şi ne-au pîndit în pustie.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Våra förföljare voro snabbare än himmelens örnar; på bergen jagade de oss, i öknen lade de försåt för oss.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Våre forfølgere var raskere enn himmelens ørner; på fjellene forfulgte de oss, i ørkenen lurte de på oss.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Ония, които ни гонеха, станаха по-леки от небесните орли; Гониха ни по планините, причакваха ни в пустинята.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Преследовавшие нас были быстрее орлов небесных; гонялись за нами по горам, ставили засаду для нас в пустыне.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.קלים היו רדפינו מנשרי שמים על ההרים דלקנו במדבר ארבו לנו׃
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.صار طاردونا اخف من نسور السماء. على الجبال جدوا في اثرنا. في البرية كمنوا لنا.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.追 趕 我 們 的 、 比 空 中 的 鷹 更 快 . 他 們 在 山 上 追 逼 我 們 、 在 曠 野 埋 伏 、 等 候 我 們
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.追趕 我 們 的 、 比 空中 的 鷹 更 快 . 他 們在 山上 追逼 我 們 、 在 曠野 埋伏 、 等候 我 們
Blue Ridge Dağlarının eteklerinde.A ona je hodně zaměřená na techniku.
Blue Ridge Dağlarının eteklerinde.블루릿지 산맥의 끝자락에 있는 곳이죠.
Blue Ridge Dağlarının eteklerinde.la poalele munţilor Blue Ridge.
Blue Ridge Dağlarının eteklerinde.למרגלות הרי 'הרכס הכחול'
Blue Ridge Dağlarının eteklerinde.على سفوح جبال بلو ريدج.
Blue Ridge Dağlarının eteklerinde.彼女は超ハイテクな人間で
Bu doğrı. Bu ölçüler Tanrı'nın doğduğu dağları temsil ediyor.맞습니다. 이러한 스케일은 신이 발생한 그 산맥을 표현한 것이죠.
Bunlar İsviçre'nin en ünlü dağlarından üçüdür.셋 모두 스위스의 굉장히 유명한 산들이죠.
Bunlar İsviçre'nin en ünlü dağlarından üçüdür.là 3 ngọn núi nổi tiếng ở Thụy Sĩ.
Bunlar İsviçre'nin en ünlü dağlarından üçüdür.שלושה הרים מאד מפורסמים בשוייץ
Bunlar İsviçre'nin en ünlü dağlarından üçüdür.ثلاثة جبال شهيرة في سويسرا
Bunlar İsviçre'nin en ünlü dağlarından üçüdür.この三つのジャンプで特別だったのは
Bunu söylediği zaman, tüylerim diken diken oldu, çünkü arkasında Moab Dağları'na tepeden bakarak konuşmuştu.Comprenez que lorsqu'il a dit ça, j'ai eu la chair de poule, parce qu'il dit ça en face des montagnes de Moab.
Bunu söylediği zaman, tüylerim diken diken oldu, çünkü arkasında Moab Dağları'na tepeden bakarak konuşmuştu.그 아이가 말했던 것을 기억할 때마다 전율을 느낍니다. 그 아이가 그 말을 한 곳은 여기 이 사진의 모압산이었기 때문입니다.
Bunu söylediği zaman, tüylerim diken diken oldu, çünkü arkasında Moab Dağları'na tepeden bakarak konuşmuştu.Tôi vẫn nhớ, lúc ấy, Tôi thấy nổi da gà, cậu ấy không biết rằng dãy núi Moab phía sau
Bunu söylediği zaman, tüylerim diken diken oldu, çünkü arkasında Moab Dağları'na tepeden bakarak konuşmuştu.עכשיו זיכרו מתי הוא אמר את זה, יש לי עור ברווז, בגלל שהוא אמר את זה כשהשקפנו על הרי מואב כאן ברקע.
Bunu söylediği zaman, tüylerim diken diken oldu, çünkü arkasında Moab Dağları'na tepeden bakarak konuşmuştu.وانا اذكر عندما قال هذا الكلام شعرت بقشعريرة في جسدي .. لانه كان يتحدث في بقعة تطل على جبال موآب
Bunu söylediği zaman, tüylerim diken diken oldu, çünkü arkasında Moab Dağları'na tepeden bakarak konuşmuştu.今でも鳥肌が立ちます 彼はこの彼方にあるモアブ山脈を見ながらその話をしたからです そこは ヨシュアが下って
Bunu yaptığımız ilk yer Güney Sibirya. Altay Dağları'ındaVoor het eerst hebben we dat gedaan in Zuid-Siberië in het Altai gebergte op een plaats Denisova genaamd.
Bu ölçüler Tanrı'nın doğduğu dağları temsil ediyor.Deze schalen vertegenwoordigen de bergen waaruit de god blijkt.
Bu ölçüler Tanrı'nın doğduğu dağları temsil ediyor.Esas marcas representan las montañas de las cuales emerge el dios.
Bu ölçüler Tanrı'nın doğduğu dağları temsil ediyor.Tyto šupiny zobrazují hory, z nichž božstvo vzešlo.
Bu ölçüler Tanrı'nın doğduğu dağları temsil ediyor.Ваги являють собою гори, з яких з'являється бог
Bu ölçüler Tanrı'nın doğduğu dağları temsil ediyor.Весы представляют собой горы, из которых появляется фигура бога.
Burası Dabian Dağları여기는 다비안 산이 있는
Burası Dabian Dağları Orta Çin'deki Hubei eyaletinin uzak kısımlarıAceştia sunt Munţii Dabian într-o zonă izolată a provinciei Hubei din China centrală.
Burası Dabian Dağları Orta Çin'deki Hubei eyaletinin uzak kısımlarıC'est dans les montagnes Dabian dans la partie reculée de la province de Hubei en Chine centrale.
Burası Dabian Dağları Orta Çin'deki Hubei eyaletinin uzak kısımlarıDas ist in den Dabian Bergen, in dem entlegenen Teil der Hubei Provinz im Zentrum von China.
Burası Dabian Dağları Orta Çin'deki Hubei eyaletinin uzak kısımlarıĐây là trên núi Dabian ở 1 vùng hẻo lánh của tỉnh Hồ Bắc ở miền trung TQ
Burası Dabian Dağları Orta Çin'deki Hubei eyaletinin uzak kısımlarıDit is in het Dabiangebergte, in het afgelegen deel van de provincie Hubei in Centraal-China.
Burası Dabian Dağları Orta Çin'deki Hubei eyaletinin uzak kısımlarıEsto es en las montañas Dabian en una parte lejana de la provincia de Hubei en China central.